|
 |
|
|
MÜZİK
Yalnızlığın ve hüznün şairi
Konser albümü "Elegy of the Uprooting", bir besteci olarak Eleni Karaindrou külliyatının bilançosu. Yaşamın herkesçe bilinen acılarını, yalnızlığın hüznünü kendi anadilinden anlatıyor Karaindrou
MURAT BEŞER / muratbeser@muratbeser.com
Bazı rejisörler vardır; filmlerindeki müziklere imza atan müzisyenlerle özdeş. Fellini ile Nino Rota, Kieslowski ile Zbigniew Preisner, Sergio Leone ile Ennio Morricone gibi. Yunan rejisör Theo Angelopolous ile Eleni Karaindrou da aynı kategoride. Tutkularıyla birbirine yapışan bu iki sanatçı yaklaşık 25 yıldır birlikte çalışıyor.
Eleni'nin müziği Angelopolous filmleri için vazgeçilmez. Onları Eleni'nin müziğinden daha iyi temsil edecek bir şey olamaz. Sanki notalarla değil, fırçayla sinema perdesi üzerine yazılmıştır. Tedavisiz romantiğin sisli manzaraları, sır dolu dokunuşlarla bezeli, içe kapanık melodileri zamanın ötesine taşır dinleyiciyi.
Melodik basitliğini öylesine donuk renklerle bezer ki, şarkıların yaşama umudu kalmamış bir ressamın tablosundan fırladığını sanırsınız notaları. Derin bir durağanlığın müziğidir bu. Mahler senfonisi gibi kızgın, ancak bir o kadar sade. Filmi görmeseniz de, size aynı duyguları tek başına aktarabilecek güçtedir.
Yeni konser albümü
İhtişamlı konser albümü "Elegy of the Uprooting"de sıra dışı bestecinin göz kamaştıran güzelliğine yeniden tanık oluyoruz. Yaşam ve ölüm arasındaki çizginin anlamını gözden geçiren sanatçının, içinde şarkıcı Maria Faranduri'nin de bulunduğu 110 kişilik dev müzisyen ordusu eşliğinde kaydettiği albümde, ilahi vokaller, sabırla yükselen melodiler ve zaman dışı kompozisyonlar bir kez daha giriyor aklımıza; çıkmamacasına.
Eleni'nin karakteristik metinlerini seslendirdiği konserde Angelopolous'un "Ulis'in Bakışı", "Ağlayan Çayır", "Leyleğin Geciken Adımı", "Sonsuzluk ve Bir Gün", "Puslu Manzaralar", "Kitera'ya Yolculuk", "Arıcı" filmlerinin unutulmaz müzikleri repertuvarın gediklileri. Ayrıca Lefteris Xanthopoulos'dan "Happy Homecoming" ile "Comrade", Christoforos Christofis'ten "Rosa" ve daha az bilinen "The Price of Love" ve "The Seagull" var.
Eleni'nin müziği çalımlı değil, tersine insanca bir pırıltı ile bakıyor bize. Minimal ve kırılgan bir güzelliğe sahip. Hastalıklı bir duygusallık, melodik bir sıcaklık, sürükleyici bir derinlik ve sessel bir mutluluk bu.
Kabaran ruhlar için
Ruhsal tarifleri kusursuz. Klasik ve folk arasındaki mükemmel uyumun yanında boşlukları dengelemeyi iyi beceriyor. Kendi başına ayrıksı duran bir müzik parçasının nasıl bu kadar çarpıcı olabildiği ise yanıtsız bir soru. Konser yorumlarında radikal değişiklikler yok.
Tarifi güç. Melankolik ve depresif ruhlara hitap eden melodileri o kadar derinden yaralayıcı ki, insan onunla kendisi arasına mutlaka mesafe koymak zorunda kalıyor. Yaşamın herkesçe bilinen acılarını, yalnızlığın hüznünü kendi anadilinden anlatıyor. Yunan folk mirasını damıtan kontrast duygular mütehassısı, melankoli kepçesini hayli derinlere daldırıyor.
"Elegy of the Uprooting", bir besteci olarak Eleni külliyatının bilançosu. Bu külliyatı dinleyiciye tavsiye etmek oldukça riskli. Aşırı yaşam dolu olanlar ve yaşama pamuk ipliği ile bağlı bulunanlar, bu müzikten uzak dursun. Geride kalanlar için sorun yok.
Not: Eleni Karaindrou bu akşam Şişli Belediyesi'nin düzenlediği "Barış için Kuzey-Güney Müzisyenleri Buluşması" çerçevesinde Lütfi Kırdar'da konser verecek.
Satılmayacak kadar değerli
İstiklal Caddesi'ndeki bazı mağaza ve pasaj içi alternatif müzik dükkanlarında, ticari albümlerin yanında, ücretsiz paylaşılan bir albüm var. Zardanadam'ın "Kalbim Yok" albümü. Demo değil, değme albümlere taş çıkartacak kadar özenle kaydedilmiş, 13 şarkılık bir rock albümü bu.
İki şeyle iyi hatırlıyoruz, medyatik programlarda ekran hinlerinin karşısında ezile büzüle oturmadan sesini duyurmanın yolunu deneyen bu İstanbullu rock topluluğunu; birincisi "Sarışınlar B..tur" şarkısı, diğeri Barışarock'ta işçi tulumu ve baret giyerek sahne alışları.
"Satmaya kıyamayacağımız kadar değerli olan bu albümü lütfen sevdiklerinizle paylaşın" diyor Zardanadam, dördüncü albümünün içinde. Özel mülkiyet dünyasında toplumsal mülkiyet duygusu bir başka güzel oluyor.
Zeplini kelebek sanan çocuk
Tüm geliri Pakistan depremzedelerine bağışlanan Cive Pakistan konserinin duyarlı topluluğu Gevende, artık bir albüm sahibi. Baykuş Müzik tarafından yayınlanan "Ev" adlı albümde eğlenceli yüzü daha ön plana çıkarılmış Eskişehirli topluluk Gevende'nin.
Açılıştaki "Çelik Çomak" tam bir karnaval havasında. Eğlencenin içindeki hüzne ayna tutuyor Can'ın trompeti "Nem" adlı şarkıda. Ahmet'in hiçbir dile ait olmayan sözcükleri ise dünya halklarının evrensel kardeşliğinin belgesi. "Ev" albümünün içinde uzun bir yol müziği var; bize yaşamın bundan ibaret olduğunu anlatan.
Kıymetini bilelim; bizden bu kadar özgün, yaratıcı ve coşkulu bir topluluk iki yılda bir tane çıkıyor, çıkmıyor. Zeplini kelebek sanacak kadar masum olan bu müziğe kulak verelim.
Ruhu geniş caz oturumu
Punk'çı kılıklı klasik müzik kemancısı Nigel Kennedy, "Blue Note Session" albümünde Jean Luc Ponty gibi takılıyor.
Dünyanın en popüler ve çok satan klasikçisini, mainstream cazın devleriyle birlikte çalarken dinlemek büyük keyif. Ron Carter, Jack DeJohnette, Joe Lovano, Kenny Werner'li kadrosuyla sıkı bir oturum gerçekleştiren Kennedy, başka bir dünyanın mensubu olmasının yabancılaştırıcı etkilerini sıfıra indirmiş.
Klasikten çok, rock geleneğinden gelmiş gibi çalıyor. Blue Note'un son dönemde parlayan siması Raul Midon'un, Lonnie Liston Smith bestesi "Expansion"a akustik gitar ve vokaliyle yaptığı katkı gayet hoş.
|
|
|

|