Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Onur Öymen'in umudu Rumelililer

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, "Rumeli Türklerinin en büyük özelliği Atatürk'ün yolundan asla sapmamaları ve O'nun yolundan ayrılanları her zaman hizaya getirmeleridir" dedi

Ankara Kulisi


Rumeli Balkan Federasyonu Olağan Genel Kurulu geçen hafta yapıldı. Toplantı gazete sayfalarında ve TV bültenlerinde pek yer bulmadı.
Oysa hemen hemen her partiden üst düzey katılım oldu bu toplantıya. Hükümeti Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen temsil ederken, ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer de katılanlar arasındaydı. Onuncu Yıl Marşı'nın büyük bir coşkuyla seslendirilmesi, genel kurulun genel atmosferini de yansıtıyordu.
Kürsüden yapılan heyecanlı konuşmalar içinde en çok dikkat çekeni, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'e ait olandı. Emekli büyükelçi Öymen, bu konuşmasında Rumelililere sıcak mesajlar gönderdi, bu arada Türkiye'de kimilerinin "hizaya getirilmesinde" umudunu bağladığı kitlenin Rumelililer olduğunu açıkladı.

'Bu dip dalgadır'
Öymen, Rumeli ve Balkan Türklerinin örf ve âdetlerine bağlılıklarıyla tanındığını, aynı zamanda Batı dünyasındaki çağdaşlaşma ışığını da ilk hissedenler olduğunu söyledi. Kurtuluş Savaşı'nı yapan komutan ve asker kadrolar arasında çok sayıda Rumelilinin bulunduğunu, Rumelililerin bugün de büyük bir birliktelik oluşturmalarının yadırganmaması gerektiğini vurgulayan Öymen, şöyle konuştu:
"Burada temsil ettiğimiz bir dip dalgadır. Bu, Türkiye'de birçok şeyi değiştirecek olan bir dalgadır. Rumeli Türklerinin en büyük özelliği Atatürk'ün yolundan asla sapmamaları ve O'nun yolundan ayrılanları her zaman uyarmaları, onları yola, hizaya getirmeleridir."
Öymen'in Rumeli Türklerine beslediği bu sıcak duygular, onlara duyduğu güven nereden geliyor? Öymen, parlamento muhabirimiz Önder Yılmaz'a Rumeli Türkleriyle gönül bağının 1967 yılında ilk kez dış göreve Batı Trakya'ya gittiği sırada kurulduğunu anlattı, daha sonra anne tarafından bazı akrabalarının da Rumelili olduğunu söyledi.
Peki, Rumelililer Atatürk'ün yolundan ayrılanları nasıl hizaya getiriyorlar?
Öymen şöyle yanıtladı:
"Rumelililer Atatürkçülüğe ve laikliğe sahip çıkan insanlar. Demokrasilerde halk bir konuda tavır koyarsa, belli halk kitleleri de buna sahip çıkarsa, hükümetin bunu görmemesi mümkün değil. Hükümetleri hizaya getirmek demokrasilerde böyle oluyor..."
Öymen, Kenan Evren'in Üsküp kökenli olduğunu hatırlatacak değildi ya?

Çankaya'da veda hazırlığı

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in dışişleri başdanışmanlığı, özel kalem müdürlüğü ve sözcülüğü görevini 2003'ün nisan ayında devralan Sermet Atacanlı, son büyükelçiler kararnamesi ile Tokyo Büyükelçiliği'ne atandı.
Dışişleri'ndeki görevine 1975'te NATO Genel Müdürlüğü'nde başlayan Atacanlı, Atina ve Washington büyükelçiliklerinde müsteşar olarak görev yaptı, 2000 - 2003 yılları arasında Güney Afrika Büyükelçiliği'nde bulundu. Atacanlı, bu görevden önce Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü'nü de başarıyla yürütmüştü. Orijinal belge, doküman ve fotoğrafa ilgisiyle de tanınan ve sıkı bir koleksiyoner olan Atacanlı, Atatürk'ten Sezer'e kadar uzanan bir dönemde Çankaya Köşkü'nün öyküsünü kitap haline de getirmişti.
Atacanlı, gerekli idari işlemlerin tamamlanmasının ardından yılbaşından hemen sonra Japonya'daki görevine başlayacak. Yılbaşından, yeni cumhurbaşkanının seçileceği mayıs ayına kadar geçecek olan dört aylık süre içinde Atacanlı'nın yerine kimin getirileceği bir süredir kulislerde tartışılıyor.
Ankara Kulisi'ne yansıyan bilgilere göre, üç yıldır Cumhurbaşkanı ile çok uyumlu bir mesai yürüten Atacanlı, Sezer'e, "Uygun görürseniz görev sürenizin sonuna kadar kalayım" demiş. Ancak Sezer, Atacanlı'nın Tokyo'daki görevine zamanında başlamasını uygun bulmuş. Yılbaşından mayısa kadar geçen sürede kiminle çalışacağı merak edilen Sezer, yakın çevresine, "Ben aradaki süre içinde idare ederim" demiş.
Sezer'in bu sözleri, Köşk'teki yeni özel kalem müdürü ve dışişleri başdanışmanının seçiminin mayıs ayında yerine geçecek olan halefi tarafından yapılacağını gösteriyor. Görüleceği gibi, Çankaya Köşkü'nde geriye doğru sayım her haliyle başlamış bulunuyor.




SİYASET
Erdoğan'dan İran'a nükleer mesaj
'Papa nefret figürüydü hoşgörü modeli oldu'
Onur Öymen'in umudu Rumelililer
Özel muayeneye karşı
Ağar, Denizli'de moral buldu
Parmak boyama ilkelliği bitiyor
Devlet cenaze töreni için yeni düzenleme
Kutan: Papa meydan okudu
Belçika'da Türk siyasetçiden türbanlı yemin
Çelik: Dini tanıtım herkesin hakkı
Kapadokya'da diplomatik eğlence






Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

Fikret BİLA
Pepe: Artık orman katliamları olmayacak
Acarkent ve Acaristanbul projeleriyle ilgili ...
Hasan CEMAL
Ortadoğu ateşi yakar!
Türkiye'nin coğrafyası çok belalı. Yeni değil...
Güneri CIVAOĞLU
Anılar
Papa ve Türkler için bir başka anı daha... Hu...
Derya SAZAK
Zana'nın telefonu
Papa'nın ziyareti Güneydoğu'ya ilişkin iki ön...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2006 Milliyet