|
İzmir'in efesi, mükemmel sosyal girişimci olur
Önceki gün sabahın 6'sında kalkıp İzmir'e gittim. Akşam 8'de eve döndüğümde 2 saatlik uçak yolculuğu ve 3 saatlik toplantıya rağmen, üzerimde yorgunluktan eser yoktu. Sanki bir tatil gününü geride bırakmışım gibi...
İzmir'de tanıştığım Ege Bölgesi Genç İşadamları Derneği'nin (EGİAD) Danışma Kurulu Başkanı Kemal Çolakoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Elmasoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sabri Etem Özsoy, Sayman Adnan Altuğ ve diğer yönetim kurulu üyelerinin anlattıklarını, gece yarısına kadar kafamda evirip - çevirdim... Ve düşündüm ki, ilk İktisat Kongresi'ne ev sahipliği yapan İzmir, Türkiye'de henüz bilinmeyen "sosyal girişimciliğe" de öncülük edebilir.
Kim sosyal girişimci?
Ernst&Young'ın Türkiye'de gazetemiz Milliyet'le birlikte düzenlediği "Yılın Girişimcisi" ve "Yılın Sosyal Girişimcisi" yarışmalarının tanıtımı için gittik İzmir'e. Yılın Sosyal Girişimci yarışmasının jüri üyesi olarak benim rolüm, iş dünyamızda maalesef hâlâ "sosyal sorumluluk"la karıştırılan sosyal girişimcilik hakkında bilgi vermekti.
Dünyada 20 yıldır düzenlenen Yılın Girişimcisi Yarışması'nın Türkiye'de bu yıl dördüncüsü yapılacak. Yılın Sosyal Girişimcisi Yarışması ise bu yıl dünyada da ilk kez düzenleniyor. Zenginle yoksul arasındaki uçurumun her geçen gün derinleştiği günümüz dünyasında, sosyal girişimciliğin yaygınlaşması çok önemli.
Sosyal girişimciliğin sosyal sorumluluktan çok temel bir farkı var: Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde temel amaç, toplumun bir ihtiyacına yanıt vermek suretiyle kurumun itibarını yükseltmektir. (Hatta maalesef çoğunda firmalar, sosyal sorumluluk diye göz boyayarak kendi reklamlarını yapmaktadırlar.) Sosyal girişimcilikte ise yoksulluğun yaygın olduğu bir yörede, en çok sosyal fayda nerede sağlanabilirse, sosyal girişimcinin bunu doğru saptayıp küçük bir sermaye ile o potansiyeli ortaya çıkararak yoksul kesime iş, aş ve/veya sosyal fayda sağlamasıdır.
Siyasetçiye mesafeli
İzmirli'nin neden sosyal girişimciliğe öncülük edebileceğini düşündüğüme gelince... Çolakoğlu'nun da konuşmasında ifade ettiği gibi "Açık sözlülük ve dürüstlük, bu bölge insanının temel vasfıdır. İzmir'den gidip de Ankara'da bir bakanın kapısında 2 gün bekleyen işadamı göremezsiniz. Siyasetle aramıza mesafe koymamız ve açık sözlülüğümüz yüzünden zaman zaman cezalandırılıyoruz, ama olsun!"
İzmirliye boşu boşuna, efelerin efesi denmemiş. AKP son seçimlerde İzmir'de 24 milletvekilinden sadece 6'sını kazanabildi. Büyükşehir Belediyesi CHP'de.
İzmirli işadamının vakur duruşu, ruhumu ferahlatıyor. Aralık ayında olmamıza rağmen Kordonboyu nasıl da güneşli. İzmir, "her bakımdan" aydınlık bir kent.
İzmir Bölge Temsilcisi Yardımcımız Deniz Sipahi, "İzmirli işadamı düşüncede liberal, ticarette muhafazakârdır" diyor. Aralarında Elmasoğlu ve Özsoy gibi aile şirketlerinde müthiş dönüşümler sağlayanlar olsa da, çoğunluk Sipahi'nin dediği gibi 4. nesil olarak dedelerinin işlerini sürdürme çabasında.
Sosyal girişimcilikte öncü olmak, İzmirliye çok yakışır; kaldı ki bu yöndeki beyin jimnastiği, onlar için hem beklenmedik bir motivasyon unsuru olabilir hem de yeni ufuklar açar.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|