|
 |
|
|
Önder'in eli penaltıydı
Selçuk Dereli müsabakada iki farklı yönetim ortaya koydu. İlk gole kadar en ufak temasta düdük çalarak oyunun hızlanmasına, topun oyunda kalmasına engel oldu ve bu sayede kontrolü eline almaya çalıştı. Gollerden sonra daha önce çaldığı faullerden daha ağırlarını oynattı. Bu da Galatasaraylı oyuncuları sinirlendirdi, arka arkaya sarı kartlar çıktı.
Beşinci dakikada Cihan'ın, Uğur'a ayağıyla basması pozisyon gereğiydi, herhangi bir kasıtlı durum yoktu.
Kezman-Emre mücadelesine çaldığı yanlış faul ile önemli bir Fenerbahçe akınını kesti. Pozisyonda faul varsa Emre yapmıştı.
Tuncay'ın atağında Cihan'ın açık eline çarpan top, tehlikeli bir Galatasaray akını oldu. Gol olsaydı, Dereli'nin başı çok ağrırdı.
Lugano'nun, Mondragon'un engellemesinin karşılığı da sarı karttı. Dolayısıyla ilk yarıda sarı kart gördüğü için oyun dışı kalmalıydı.
Sabri'nin el ve kolla yaptığı itirazlar cezasız bırakılmamalıydı.
Alex'in iki kere üst üste ceza alanı önünde kendini yere bırakmasına devam kararları doğru olmakla beraber, bu hareket seyirciyi tahrik ettiğinden ve hakemi aldatmaya yönelik olduğundan sarı kart verilmeliydi.
Deniz'in, Sabri'ye hareketi faul ve kart olmalıydı.
İlk yarıda kulübeye atılan ve Gerets'in kafasına gelen yabancı maddeler ile ikinci yarının başında Mondragon'a atılan patlayıcılarda, 4.hakemi ve temsilciyle birlikte oyunu durdurarak, seyirciye ve oyunculara tedbir aldığını hissettirmeliydi.
Son dakikada Önder'in ceza alanında koluyla topu engellemesine penaltı verebilirdi.
Sonuçta futbolsuz maçta Dereli de oyuna uydu.
Bu arada Dünya derbisi diye kendimizi kandırmayalım. İlk yarı boyunca oyunun durmasıyla, topun oyunda kalma süresi aynı oranda... Topla daha çok oynayan Galatasaray görünmesine rağmen, kaleci Volkan'ın forması ıslanmadı bile. Bir sinir harbi, oynamaktan çok oynatmamaya kurgulanmış oyun taktikleriyle doksan dakika kalitesiz geçti ...
mtokat@milliyet.com.tr
|
|
|

|