Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Aralık 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye'de kırılganlığın artması riskleri zorluyor

Küresel piyasalar bir dönüm noktasında. Türkiye ekonomisinde ise kırılganlıklar artıyor, dış çıpalar zayıflıyor. Bu şartlarda Türkiye'nin daha ne kadar riskleri artırmaya devam edebileceği tartışılıyor

RAKAMLAR NE DİYOR?

KÜRESEL EKONOMİ
Türkiye'ye yönelik endişe artıyor
Geçen ay ABD'de konut piyasasına ilişkin veriler çok parlak değildi. Dayanıklı tüketim malı siparişlerinde de beklenenin ötesinde bir yavaşlama vardı. Çin dolar cinsinden rezervlerini azaltabileceğini açıkladı. Bu gelişmeler sonucunda küresel piyasalarda dolar başta euro olmak üzere yabancı paralar karşısında hızla geriledi.
Bu aslında beklenen bir husus. Ancak dolarda beklenenden çok daha hızlı bir düşüşün küresel yatırımcıların sinirini bozması ve yüksek dolar rezervlerine sahip ülkeleri ellerindeki dolarları satmaya teşvik etmesi olasılığı da küresel risk algılamasını artırıyor.
Hızla değer kaybeden doların ABD ekonomisinde yol açacağı enflasyon baskısının FED faizlerinde beklenen düşüşü geciktirmesinden endişe ediliyor.
Doların hızlı değer kaybının, aynen geçtiğimiz Nisan ayındaki gibi, başta Latin Amerika olmak üzere gelişmekte olan ekonomilerin finansal piyasalarını da olumsuz etkilemeye başladığı görülüyor. Diğer taraftan geçtiğimiz ay sonunda ham petrol fiyatları yeniden yükselmeye başladı.
Bu ortamda özellikle bizim gibi yüksek cari açığı olan ekonomilere yönelik endişelerin diğerlerine göre daha hızlı arttığı dikkatleri çekiyor.



ÜRETİM
Büyüme, tahminleri aşabilir
Geçen ayki aylık sanayi üretimi verileri önceki aylara göre çok tedrici yavaşlama olsa da eylül ayında 12 aylık ortalama üretim artışının hâlâ geçen yılın oldukça üstünde olduğunu gösteriyor.
Ekim ayında imalat sanayiinde kapasite kullanım oranı da bir önceki yılın üstünde gerçekleşmiş. Gelişmeler mayıs ve haziranda yaşanan dalgalanmadan sonra sıkılaştırılan para ve maliye politikalarının üretimi ve iç talebi beklenen ölçüde daraltmadığını ortaya koyuyor. Bankacılık denetim otoritesinin aldığı ve kredi hacmindeki genişlemeyi yavaşlatması beklenen önlemlerin talepteki etkisini de bu yıl görmek zor. Bu veriler 2006'da büyüme hızının son tahmin edilen yüzde 6'nın bir miktar üstünde olma olasılığını güçlendiriyor.


DIŞ DENGE
Yeniden bozulma başladı
Ekimde aylık ithalat artışının yüzde 10.8'le bu yılın en düşük artışı oldu. Ancak ihracatın bu yıl ilk defa geçen yılın altına düşmesi sonucunda aylık dış ticaret açığı yüzde 33 oranında arttı. sonuçta yıllık dış ticaret açığı hızlı artışını sürdürerek ekim ayında 52.7 milyar dolara ulaştı.
Böylece bu yılın tamamı için yapılan 52 milyar dolarlık son resmi dış ticaret açığı tahmini de onuncu ayda aşılmış oldu.
Dış ticaret açığının yarattığı kırılganlık derecesini gösteren ihracatın ithalatı karşılama ve dış ticaret açığının dış ticaret hacmine oranlarında mayıs ayından sonra ortaya çıkan düzelmenin eylülden itibaren yeniden bozulmaya başladığı da dikkatleri çekiyor.
Diğer taraftan ekim ayında dış ticaret açığındaki 1.1 milyar dolarlık artışın cari açığa aynen yansıması halinde onuncu ayda yıllık cari açık 33.7 milyar dolara ulaşacak. Bu durum yıl sonunda cari açığın gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 9'u aşabileceğini ortaya koyuyor.


İSTİHDAM
İlave istihdamdaki düşüşe dikkat
Standart işsizlik oranı bu yılın üçüncü üç aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 0.2 puan azalarak yüzde 9.1 olmuş. Ancak bu tanıma iş aramayıp işbaşı yapmaya hazır olanları dahil ettiğimizde işsizlik oranı geçen yıla göre 1 puan artarak yüzde 15.6'ya ulaşıyor. İş bulamadıkça insanlar iş aramaktan cayıyor bu da işsizlik oranını düşürüyor.
Diğer taraftan üretim artışına rağmen tarım dışı sektörlerde yaratılan ilave istihdamın geçen yılın yarısına düşmesi endişe verici.


BÜTÇE
Tahminleri aşma riski bulunuyor
Merkezi Yönetim Bütçesinin bu yılın on aylık harcamalarının yıl sonuna oranı geçen yılın üstünde seyretmeye devam ediyor.
Bu yıl sonunda harcamaların Maliye Bakanlığı tarafından yapılan son tahmini de aşma riskinin bulunduğunu gösteriyor.

MYB faiz hariç harcamalarının yıl sonuna oranı
Milyar YTL2005 10 Ay10 Ay/Yıl Sonu %2006 10 Ay10 Ay/Yıl Sonu %
1-Faiz Hariç Harcama87,677,2103,580,2
Pers. Gid.+Sosyal G.Kur.D. P.31,584,235,883,8
Mal ve Hizmet Alımları9,260,512,668,9
Cari Transferler37,882,942,583,7
Sermaye Giderleri6,159,27,165,7
Sermaye Transferleri1,083,32,283,2
Borç Verme2,052,63,386,8



FİYAT - KURLAR
Fiyatlar üzerinde aşağı baskı
Kasım ayı fiyatları bugün açıklanacak. Kasım ayında döviz kurlarına bakıldığında doların YTL karşısında ortalama değeri bir ay önceye göre gerilerken, euro'nun değeri artmış. Sonuçta bir dolar ve bir buçuk euro'dan oluşan sepetin değeri bir miktar gerilemiş. Bu da kasım ayında kurların fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturacağını gösteriyor.


GENEL DEĞERLENDİRME
IMF tarafı bazı adımları bekliyor
Küresel piyasalarda geleceğe bakışta iyimserlerle kötümserlerin savlarının aynı ölçüde ikna edici olabildiği bir döneme girdik. Bu bir dönüm noktasına yaklaştığımızın göstergesi olabilir.
Buna karşılık içeride bizi bize benzeyen ekonomilerden ayrıştıran temel dengesizlik olan cari açığın artmaya devam ettiğini görüyoruz.
Ayrıca AB Komisyonu'nun tavsiye kararı AB çıpasının önümüzdeki dönemde önemli ölçüde zayıflayacağını gösteriyor.
Müzakere sürecinde bazı fasılların açılmayacağı ve hiçbir faslın kapatılmayacağı bir döneme girilmesi hükümetin uyum sürecinde ilerleme iradesini seçim öncesinde önemli ölçüde zayıflatacaktır. IMF ye niyet mektubunun geçtiğimiz hafta gönderildiği açıklandı. Ancak icra kurulunun toplantı tarihine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Öyle anlaşılıyor ki IMF tarafı hâlâ bazı adımların atılmasını bekliyor.
Kasım ayında dünyada risk algılaması artarken, içeride de kırılganlıkların artmaya, dış çapaların da zayıflamaya devam ettiği görülüyor. Seçimler yaklaşırken daha ne kadar riskleri artırmaya devam edebileceğimiz giderek artan bir merak konusu oluyor.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
'Hıristiyan Kulübü' olarak AB
ALMAN başbakanları Schröder ile Merkel arasın...
Çetin ALTAN
Takım, bu takım
Dedem Hasan Paşa'nın mezarı yanında ünlü bir ...
Hasan CEMAL
Kuzey Irak'a asker kaydırılması yanlış
Başbakan Erdoğan'la cumartesi akşamı Ankara'd...
Yasemin CONGAR
Yavaşlayan AB treni ve ABD
Geçen cuma, ABD Dışişleri Bakanlığı binasında...
Can Dündar
Vatikan'dan İran'a...
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay 1969'da İran'ı ziy...
Semih İDİZ
AB ile yol ayrımı gözüktü sanki
Gelişmeler, AB ile sanki bir yol ayrımına yak...
Faik ÖZTRAK
Türkiye'de kırılganlığın artması riskleri zorluyor
Geçen ay ABD'de konut piyasasına ilişkin veri...
Hasan PULUR
Neredeyse Papa'yı Müslüman yapacaklar!!!
NE zaman Avrupa'yla başımız derde girse, adam...
Yaman TÖRÜNER
Kadrolaşma nereye kadar?
Ekonomi bürokrasisini ele geçirmek zor oldu. ...
Osman ULAGAY
Vurdumduymaz piyasalar ve doların düşüşü
Geçen hafta Avrupa Birliği (AB) cephesinden g...
Güngör URAS
Mülkiye'de bir öğrencinin yıllık maliyeti 3 bin dolar
Mülkiye'de bir öğrencinin yıllık maliyeti 4.3...

© 2006 Milliyet