|
Neredeyse Papa'yı Müslüman yapacaklar!!!
NE zaman Avrupa'yla başımız derde girse, adamların bizi almayacaklarının işaretleri belirse, birtakım insanlar hemen ağlarlar:
"Ecevit yüzünden... Bizi AET'ye alacaklardı, başvurun demişlerdi de o Başbakan Ecevit başvurmamıştı."
Oysa gerçek böyle değildi ki!
Prof. Erol Manisalı birkaç kere yazdı, biz de onu kaynak göstererek anlatmaya çalıştık... Hayır, ille de rahmetli Ecevit'i suçlayacaklar...
Çünkü, bir türlü, "Avrupa ipe un seriyor, bizi almaya niyetli değil" demeye dilleri varmaz; bugünlerde yine aynı plağı koydular, çalıyorlar.
***
ŞİMDİ "AB" denilen AET Komisyonu Genel Sekreteri Emile Noel, 1978'de Ecevit'e geliyor, görüşüyorlar. Görüşme bittikten sonra sıcağı sıcağına bir söylenti yayılıyor:
"Emile Noel Ecevit'e AET'ye başvurmalarını önerdi, Ecevit reddetti."
Türkiye'de muhalefet ve Avrupacılar veryansın ediyorlar, "Bu fırsat kaçar mı diye?" diye...
Oysa, bunun böyle olmadığını en iyi bilenlerden biri Erol Manisalı'dır. Bir diğeri de Prof. Besim Üstünel...
2000'li yılların başında İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti'nin her yıl yaptığı toplantıda Erol Manisalı oturum başkanıydı. Besim Üstünel'in de muvafakatını alarak kendisini kürsüye davet etti, şu daveti açıklamasını istedi. Çünkü Üstünel o tarihte Ecevit'in en yakınlarından biriydi...
Besim Üstünel birinci elden bildiklerini anlattı:
Evet, Emile Noel Ecevit'e "AET'ye başvuru yaparsanız iyi olur!" demişti.
Besim Üstünel de kendisine sormuştu:
"Bizi AET'ye alacak mısınız?"
Emile Noel gülmüştü:
"Yok, başvurunuzu yapmanız sizi almak için değil, AET'deki yeni genişlemeleri engellemede bir koz olarak kullanmak için istiyoruz, bu nedenle size başvuru yapın önerisinde bulundum."
Balon patlamıştı, ama ne hikmetse, balonun patladığından çok kimsenin haberi olmamıştı, çünkü, medya bu balonun patlamasını pek önemsememişti.
Prof. Manisalı, bu olayı ve benzerlerini "Hayatım Avrupa" kitabında uzun uzun anlatır. (Truva Yayınları)
***
PROF. Fritz Neumark adını hatırlayan var mı?
İnşallah İktisat Fakültesi öğrencileri hatırlamışlardır. Hitler Almanya'sı sırasında Türkiye'ye kaçmış ve 1936'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin kuruluşunda görev almış bir iktisatçı, bilim adamıdır.
1979 yılında İstanbul'da yapılan bir toplantıya seksen yaşına rağmen kalkıp gelmiştir. Erol Manisalı'nın hocaları, onun öğrencileridir.
Hocaların hocası bir gün şöyle demiş:
"İçtenlikle itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez, sevmesi de olanaksızdır. Türk ve İslam düşmanlığı yüzyıllardır Hıristiyanların ve kilisenin içine işlemiştir."
İşte sonuç ortada, daha da kim bilir neler var?
Ama bizimkiler neredeyse Paya'yı Müslüman yapıp kelimeyi şahadet getirtecekler.
Enayilik parayla değil ya!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|