Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yavuz Seçkin Yavuz'un Minibüsü'nün yapımcısı
Sinan Çetin'i kandırdı Avrupa Yakası'na taşındı

HEDİYELİK EŞYA SATARKEN, BİR YARIŞMA PROGRAMINDA YAPTIĞI TAKLİTLERLE HAYATI DEĞİŞEN YAVUZ SEÇKİN, BAŞINA GELEN İLGİNÇ OLAYLARI, PROGRAMINI VE AVRUPA YAKASI'NI ANLATTI


Radyo Klas

Bir radyoyu 'klas' yapan nedir? Bence öncelikle müziği...
Ancak işe 'isimle' başlayan Radyo Klas ekibi, iyi bir işin başarılı şov programlarıyla yapılacağını düşünmüş olacak ki pek çok radyo yıldızı bu radyoda bir araya gelmiş...
Radyo Klas 'köşe kapmaca' oynamayı seviyor bir kere... 'Spor köşesi' Hayri Hiçler yönetimindeki maç sunumları ve iddia programlarıyla kapılmış. Pek çok radyoda görülmeyen magazin bölümünün başında ise Magazin Gazetecileri Derneği Başkanı Nurettin Soydan var.
İstanbul'da 98.7 frekansından yayın yapan ve Türkçe pop müzik yayımlayan radyonun şov programlarında da yok yok.
Ebru Sulukahya "Aşk Böcüğü" ile çöpçatanlık yapıyor, Hop Dedik Ayhan başarılı montajlarıyla gündemdeki tartışmaları komik bir şekilde dinleyicinin gündemine getiriyor. "Avrupa Yakası"ndaki Sertaç karakteriyle hayatımızda yeni bir yere sahip olan Yavuz Seçkin ise ünlülerin seslerini taklit ederek radyo muhabbetlerine ayrı bir güzellik katıyor. Buyurun okuyun...

Kaç senedir ünlülerin taklitlerini yapıyorsunuz?
10 sene yaptım, aile içinde! 8 yıldır da Radyo Klas'tayım. Stajyerlikten yetiştim, şu günkü duruma kadar geldim.

Şu günkü durumunuz nedir?
Efsane!!! Şaka bir yana, efsaneleşmiş 10 radyo programı içinde yer aldığıma inanıyorum. Zaten 9'u bizim radyoda! "Yavuz'un Minibüsü" markalaştı. Soyadımı Minibüs sananlar var!

Programınızın önemli özelliği ne?
Bu programın konsepti şu: Spor, magazin, siyaset dünyasından ünlü isimler bir minibüste. Ünlüleri kendilerinden daha iyi taklit eden, günceli de yakalayan bir radyo programı olarak duyurduk kendimizi. Bugüne kadar 300'e yakın ünlü şakası yaptık. Bir Aziz Yıldırım, bir Nihat Doğan var... İlker "Tahsin" maç, Muzaffer Sondörtyüz atyarışı anlatıyor! Bunlar favorilerimiz. Her akşam 18.00-20.00 saatleri arasında minibüsle yolculuk ediyoruz.

Telefon şakaları devam ediyor mu?
Gündemle ilgili özel şakalar yapıyoruz. Mesela Aziz Yıldırım'ı arasam "işlememe" olasılığı yüzde 5.

Hiç "işlemeyen" oldu mu?
Olmadı. Öyle bir hazırlık yapıyoruz ki işlememesi imkânsız. Mesela rahmetli Hilmi Topaloğlu'nu ağabeyi Mustafa Topaloğlu gibi, arayıp tam 15 dakika konuşmuş, özellerine bile girmiştim. Hakan Ural'ı aramıştım Mustafa Topaloğlu gibi "Beni bastılar kurtar" diye. O da magazinci arkadaşlarını falan aradı kurtarmak için. Harika Avcı'yı aradım Mustafa Topaloğlu gibi. Avcı, "Dün gece sana attığım mesajı aldın mı?" dedi. Şoke olduk. Gece atılan mesajın enteresan olacağını düşündüğüm için "Aldım hatta sabaha kadar uyuyamadım" dedim!

Yaşadığınız en ilginç olay neydi bu konuda?
Çok var çok. Ama şunu anlatayım. Şakalarla ünlü olmaya başladıktan sonra bir ajanstan aradılar. Halit Kıvanç taklidi istediler. Menajerim o zamanın parasıyla "2 milyar olur" demiş. Ertesi gün beni arayıp "İş olmadı" dediler. Nedenini sordum. "Halit Kıvanç'ın kendisi bu işi 500 milyona yaptı" dediler! Yani Ünlülerden daha pahalıya gidiyorum. Seslerini kendilerinden daha iyi taklit ediyorum.

Tek başınıza yapmıyorsunuz değil mi programı?
Tabii biz dört kişilik bir ekibiz. Bu başarıyı da ekip olmaya borçluyuz. 2002'den beri İsmail Baki Tuncer radyodaki partnerim. Şu anda askerde olmasına rağmen bize metin yazan bir arkadaşımız var... Taklitlerin büyük kısmını diyalog halinde yapıyoruz. 50 kişilik bir ordu oluşuyor! Bazen gerçek kişiler konuk oluyor programımıza, maalesef onlar da taklit sanılıyor.

Taklidini yaptığınız herkes erkek. Bu durum kadın karakter eksikliği yaratmıyor mu? Hiç aranıza bir kadın "taklitçi" almayı düşünmüyor musunuz?
Kadın taklidi bende en fazla Bülent Ersoy: "Fevkaladenin fevkinde"! Kadın ünlü taklit etmiyoruz ama bazen halktan birilerinin taklidini yapıyoruz. Ama önümüzdeki yıl yeni bir format düşünüyorum. "Yavuz'un Minibüsü" bir radyo tiyatrosuna dönüşsün, 1-2 saat bir hikâyeyi canlandıralım. Belki bir kadını da aramıza alırız. Çünkü bazı şeyler tükeniyor...

Bu taklitler için ne yapıyorsunuz, nasıl çalışıyorsunuz?
Evde, arabada çalışıyorum sürekli... Taklidini yapacağım kişinin sesini oturtunca da "Buldum" diye radyoya koşuyorum... Ama sürekli Nihat Doğan, Hıncal Uluç ya da Erman Toroğlu gibi konuşmak insanın psikolojisini bozuyor doğrusu.

Taklidini yaptığınız ünlülerle tanıştınız mı? Ne diyorlar, kızıyorlar mı?
Biz taklidini yaptığımız ünlüleri, antipatik bile olsalar çok sevdiriyoruz. Bir tek Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'la tanışıp konuşmadım. Ama sürekli bizi dinlediğini biliyorum. Fenerliler de bana kombine bilet gönderdi.

"Avrupa Yakası" dizisine geçişiniz nasıl oldu?
Bir kere de Sinan Çetin'i işletmiştim. Sonra beni gazetede görmüş, çağırdı. İlk görüşmemizde "Senin kafan ne güzel" dedi. Yanındakilere de "Onu da projeye yazın" dedi. Hiçbir şey anlamadım. Sonra Gülse Birsel çağırdı beni ve bana "üçkâğıtçı, dolandırıcı, proje adamı" bir karakteri canlandırıp canlandıramayacağımı sordu. Ben de Sertaç rolünü kabul ettim.

Dizideki karakterinizin en yakın arkadaşı Volkan yani Ata Demirer diziden ayrıldı. Üzülmediniz mi?
Sonuçta bu bir oyun, bir sahne. Biri gelir, biri gider. Ben de gidebilirim. Herkesin bir alternatifi var. Ata gidince Avrupa Yakası'nda durum benim açımdan değişmiş gibi geldi önce. Ama çok fazla aramıyorum Ata'yı. Bazı şeyler tükendi. Tolga (Çevik) çok farklı bir yetenek. Dizinin reytinglerini ikiye katlaması da bunu gösteriyor. Dizi, 3 yıl daha devam eder.

Şov dünyasıyla nasıl tanıştınız?
10 yıl önce rahmetli Boran Kaya'nın "İner misin, Çıkar mısın?" adlı yarışmasıyla kendimi gösterdim.

Daha önce ne iş yapıyordunuz?
Levent'te hediyelik eşya satıyordum. Aslında bu işlere 28 yaşında yani geç başladım. 20'li yaşlarda başlasaydım bugün çok daha farklı yerlerde olurdum.

Sizin stand-up gösterileriniz de var değil mi?
Türkiye'de taklit yapmanın getirdikleri ve götürdüklerini anlatıyorum. 8 Aralık'ta İstanbul BKM'de olacağım.

Hop Dedik Ayhan
'Gündemdeki tüm tartışmalar bu programda'

Niye adınız Hop Dedik Ayhan?
Bir dönem radyoda 'hop dedik' cezaları veriyorduk o zamanki anlayışla. Oradan kaldı... Akılcı kalıcı bir isim olsun istemiştik. Ama öyle bir duruma geldi ki, pek çok insan Hop Dedik Ayhan'ı biliyor ama Ayhan Güngör'ü tanımıyor. 20'li yaşlarda güzeldi ama şimdi insanlar tanısın da istiyorum. Bunun için de sinema gibi yeni projelerde Ayhan Güngör adını kullanıyorum.

Programınızın özelliği nedir?
Benim asıl çıkışım, programda Türk filmlerindeki efektleri kullanmamla başladı. Kemal Sunal, Şener Şen, Cüneyt Arkın sesleriyle ünlendik, şimdi ise gündemdeki isimlerle yapıyoruz programımızı. Dinleyici telefon ediyor, ona Fatih Ürek, Arto ya da İbrahim Tatlıses yanıt veriyor! Bir filmden aldığımız "Alo ben Vahit" diye ünlenen bir diyalog var ki benden daha meşhur oldu. ("www.hopdedikayhan.com"dan dinlenebilir) Oğlunu bulana 100 bin lira vereceğini söyleyen adamın sözleriyle o kadar çok kişiyi işlettik ki... Gündeme bakıyorum mesela Haşmet Babaoğlu ile Ahmet Hakan Coşkun kavga etmiş. Benim programımda Babaoğlu, Ahmet Hakan'a bir şey diyecek, Avşar, "Zehra'nın yanında bu soru sorulur mu dangalak?" diye araya girecek... Yani bir senaryo da yazıyoruz ve insanların seslerini kullanıyoruz.

Sesin Türk filminden alındığı çok belliydi? Nasıl işletebildiniz?
İnsanlar anlayana kadar, iş bitiyor. Mesela Kadir Çöpdemir'i işlettik, beni Radyo Tatlıses'ten Radyo Klas'a transfer etti!

Nasıl topluyorsunuz sesleri?
Evde donanımlı bir stüdyom var. Her şeyi kaydediyorum.

Size en çok malzeme çıkaran kişi kim?
Erman Toroğlu, Reha Muhtar ve Zekeriya Beyaz. Şu günlerde de Arto gündemde.


Ebru Sulukahya "Aşk Böcüğü" adlı programın yapımcısı
'Kadınlar sese ve kariyere, erkekler ulaşıma bakıyor!'

"Aşk Böcüğü" bir tür çöpçatanlık programı değil mi?
Evet. 9 senedir Radyo Klas'ta "Aşk Böcüğü"nü yapıyorum. Erkekler, kadınlar arıyor, insanları birbirleriyle tanıştırıyoruz. Evlenenler, çoluk çocuk sahibi olanlar, boşananlar oldu bu 9 sene içinde... İçine kapanık, işten güçten kendine vakit bulamayan, sosyalleşememiş insan sayısı çok fazla toplumda... "Aşk Böcüğü" bu tür insanların programı. Bir şekilde, toplumun yarasına derman olmaya çalışıyoruz.

Herkes rumuz mu kullanıyor?
Rumuzlu olan da var, olmayan da. Ama adına "Ayşe" diyenin "Ayşe" olmama ihtimali de yüksek. Tanınmak istemeyen de çok, kendi ismiyle katılanlar da.

Programın buluşturduğu insanları nasıl takip ediyorsunuz?
Onlar kendileri haber veriyorlar. Ben şahit olarak çok nikâha gittim.

Kaç nikâha gittiniz? 10, 20...
13-14 nikâha şahit olarak gitmişimdir. Ama katılamadığım, çiçek gönderdiğim, telgraf yolladığım da çok oldu. "Aşk Böcüğü"nde tanışıp evlenen, çoluk çocuk sahibi olan bu rakamdan kat kat fazla çift var.

Dinlerken şunu fark ettim ki, kadınlar sürekli karşılarındaki kişinin maddi durumuyla ilgili bilgi almaya çalışıyor...
Kadınlar çok daha ciddi düşünüyorlar da onlar. "Ne kadar maaş alıyorsun?" sorusunun cevabı, "Evlenince geçinebilir miyiz?" soruşuna da yanıt oluyor. "Yemeğe gidersek bu adam bana para harcatır mı?" diye düşünüyor kız. Kadınlar biraz daha maddi tarafıyla bakıyorlar işe açıkçası. Erkeklerin de çok fazla duygusal olduğunu söylemeyeceğim tabii! Onlar da "Bana yakın otursun" istiyorlar. Kadınlar için ses ve kariyer, erkekler için ulaşım önemli.

Hiç kaza olmuyor mu? Saçma sapan insanlar bir araya gelebilir, karşıdaki sapık ya da katil olabilir...
Allah'a şükür, hiç böyle bir şey başıma gelmedi. Çünkü böyle bir şey olsa mutlaka duyardık, bize geri dönüşü olurdu.

Günde kaç kişi arıyor?
Telefonu düşüremeyenler haricinde ortalama 100 kişi.

Konuşmaları geciktirerek mi yayımlıyorsunuz? Küfreden ya da hakaret eden oluyor mu?
20 saniye kadar bir geciktirme var. İlk zamanlarda toplum bu tarz bir programı kabul edememişti. Eskiden küfreden de olurdu. Tehditler aldım zamanında, kapıya da gelenler oldu. Ama bu tarz programlar o kadar arttı ki... Benim programım hafif kaldı yeni çıkanların yanında!

Kadınlarla erkekler birbirlerini tanırken zaman sınırlamanız var mı?
Kadınların 5 erkek şansı var. Erkeklerin ise 3 kadın. Erkekler çok seçici değiller, ilk kadında da "Olur" diyebiliyorlar. Kadınlar ise 5'inciyi bile beğenmeyebiliyor. Ben tanımak için en fazla 1.5 dakika veriyorum. O kadar sürede tanımaya çalışırlar. Ben de yardımcı olurum.

Süre kısaymış...
Aslında o kadar da kısa değil. Zaten işini falan sorduktan sonra şekilleniyor.

Arayanlar hep İstanbul'dan mı?
Maalesef öyle. Ben daha önce İstanbul dışındakilerle de yapmaya çalıştım ama frekanslar farklı olduğu için, iletişim kopukluğu olduğundan bayağı zorlanıyoruz. Yayın da sınırlı olduğu için bir kişiyle 3 saat geçiriliyor. Belki ileride yine olabilir ama şimdi çok sıcak bakmıyorum.

9 yılın en enteresan olayı neydi?
Beyaz aradı mesela. Ama ben tanıdığım için yayına almadım. Ama katılacaktı merak ettiği için.

Kızı mı merak etti Beyaz?
Yok, bu ortamı, kabul edilip edilmeyeceğini merak etti açıkçası.
Onun dışında evlenen ve boşanan insanlar var. Sonra yeniden biriyle olmak için yine burayı arıyorlar. Ayrıca benim peşime düşen çok oluyor.

Din mevzuu oluyor mu?
Mezhep olayına pek girmiyorum. Bunu etik olarak da çok doğru bulmuyorum. Zaten yayın öncesinde de tesettürlü bir kadın aramışsa ki -genelde beni tesettürlüler arar- yayında tesettürlü olduğunu söylemiyorum.

Ama bu önemli bir bilgi...
Ama söylemiyorum. Çünkü bu Alevilikten tutun da, "Namaz kılıyor mu, kılmıyor mu?" gibi sorulara kadar gidiyor.


Cenk Alptekin Radyo Klas Genel Yayın Yönetmeni ve Programcısı
'Radyo Klas'ta maç da var, magazin de'


Ne zamandır Radyo Klas var?
Radyo Klas, 1993 yılında Londra'da kurulmuş bir radyo. 1994'te özel radyoların yasal yayınlarına başlamasıyla Türkiye'ye geldi. Ben de 12 yıldır radyocuyum. Aynı zamanda hafta içi her gün 16.00-18.00 saatleri arasında program yapıyorum.

Şov ağırlıklı bir radyosunuz değil mi?
Pop müzik ve şov ağırlıkta. Bu ikisi eşit gibi. Şimdi biz Hayri Hiçler ile spora, Nurettin Soydan'la da magazine ağırlık vererek yeni bir format oluşturduk. Sabah şovunu İlker Saygı yapıyor. Daha sonra da "Aşk Böcüğü Ebru" geliyor. Hop Dedik Ayhan'dan sonra gün gün değişen bir yayınımız oluyor. Sonra da yayını ben devralıyorum. Saat 18.00'de ise "Yavuz'un Minibüsü" var. Ayrıca hafta içi spor programlarıyla önemli bir dinleyici kitlesine ulaşıyoruz.

Mehmet Ali Birand da radyoda değil mi?
Birand haberlerimizin sonrasında beşer dakikalık yorumlar yapıyor.

Pek çok radyo kanalında maç yayımlanıyor, her maçı istediğiniz gibi yayımlayabiliyor musunuz?
Evet, yayımlayabiliyoruz. Hazırlık maçları ve özel maçlar dışında her maç yayımlanabiliyor.




MAGAZİN
Oynadığı her karakteri efsaneleştiren adam
Onu bu imajıyla tanıdınız mı?
Kazım Koyuncu'nun yeni albümü geliyor
Hepsi gitti, kaldı ikisi
Ahlaksız teklifte sınır tanımıyor
İzzet'ten oryantal
Sinan Çetin'i kandırdı Avrupa Yakası'na taşındı







ALİ EYÜBOĞLU


NİLAY ÖRNEK


ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet