14:4505 Aralık 2006 / Salı 


Chirac zirvesinde korkulan olmadı, Merkel yumuşadı

      Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB Komisyonunun Türkiye ile sürdürülen tam üyelik müzakereleriyle ilgili tavsiye kararının gelecekte yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısı ve AB zirvesi için "iyi bir temel" oluşturduğunu söyledi.
      Almanya’nın Saarland eyaletinin Mettlach kentinde geleneksel "Weimar Üçgeni" görüşmeleri kapsamında bir araya gelen Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Polonya Devlet Başkanı Leh Kaczynski, ortak basın toplantısı düzenlediler.
      Merkel, Türkiye ile müzakerelerin geleceğine ilişkin bir soru üzerine, Ankara Anlaşması Ek Protokolünün uygulanmasında bir gelişme olmadığı için gelecekte Türkiye’ye karşı ne şekilde bir tutum izleyeceklerini ele aldıklarını belirterek, "Türkiye ile müzakereler konusunda AB Komisyonunun tavsiyeleri gelecekteki toplantılar için iyi bir temel oluşturuyor" dedi.
      AB Komisyonunun Türkiye’de gelecek yıl yapılacak seçimler ile Avrupa Parlamentosu için 2009 yılında yapılacak seçimler arasındaki dönemde kendilerine müzakerelerin durumu hakkında rapor sunacağını ifade eden Merkel, Türkiye’ye bu konuda bir ültimatom vermeyeceklerini, gelişmeleri izleyeceklerini kaydetti.
      Türkiye’nin de, mevcut durumda şartların sertleştirilmediğini görmesi gerektiğini belirten Merkel, Türkiye’nin Ek Protokolü uygulaması için çabalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
      Fransa Cumhurbaşkanı Chirac da, görüşmede Türkiye’nin Avrupa’ya entegrasyonu konusunu ele aldıklarını belirterek, "Ankara Protokolüyle ilgili olarak gelişme olmaması üzücü. Olumlu gelişmeler olmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.
      Bu konuda Fransa’nın Almanya ile aynı görüşleri paylaştığını ifade eden Chirac, Polonya’nın görüşlerinin de kendi görüşlerinden fazla farklı olmadığını savundu.
      Polonya Devlet Başkanı Kaczynski ise görüş ayrılıkları bulunan konuları da ele aldıklarını, bunlar arasında Türkiye ile müzakerelerin sürdürülmesi konusunun da bulunduğunu belirterek, "Türkiye ile müzakerelerin sürdürülmesinden yanayız.
      Bu, uzun bir süreç. Sonuçlarını uzun zaman sonra alacağız. Ancak bu konudaki tutumumuz değişmedi" dedi.
      Polonya’nın Türkiye’ye yakınlık duyduğunu ifade eden Kaczyinski, "Bu konuda karar değiştirmedik. Gelişmeler Türkiye’ye bağlı, ancak mevcut sorunların çözülebileceğine inanıyorum. Türkiye’ye yakınlık duyuyoruz. Ancak Avrupa standartlarına da uyulmalı, AB tarafından da" şeklinde konuştu.
     
     PRODİ'DEN DESTEK

      İtalya Başbakanı Romano Prodi, Fransa ile Almanya'nın, Türkiye'nin AB üyeliği müzakerelerinin belirli bir süre sonra yeniden gözden geçirilmesi önerisine katıldığını bildirdi.
      Yunanistan'a resmi ziyarette bulunan Prodi, Yunan televizyon kanalı Mega'ya yaptığı açıklamada, Fransız-Alman projesinin, Türkiye'nin önündeki seçim sürecinden geçmesi için zaman tanınmasını sağlayacaksa yararlı olabileceğini söyledi.
      Prodi, buna karşın Türkiye'den AB üyeliği için ek koşullar talep edilmesi yönündeki her türlü fikri reddettiğini belirtti.
      Prodi, Atina'da daha önceki açıklamasında, Türkiye'nin AB perspektifi konusundaki ortak görüşün ''kapının açık bırakılması'' olduğunu kaydetmiş, AB'ye giriş için uyulması gereken kuralların tüm ülkeler gibi Türkiye için de geçerli olduğunu söylemişti.
      ''Komisyonun Türkiye'nin AB sürecinde kaç başlığı açıp kapatacağı konusunun teknik bir konu olduğunu ve buna komisyonun karar vereceğini'' vurgulayan Prodi, ''Başlıkların bir eksik bir fazla olması konusunda mücadele vermeyeceğim. Bizim için öncelik taşıyan konu önerinin dengesidir'' ifadesini kullanmıştı.
      Fransa ve Almanya, Türkiye ile müzakerelerin gerekirse kısmen askıya alınmasını değerlendirmek için bir ''randevu maddesi'' önermeyi tasarlıyor. Almanya, limanların açılmaması durumunda Türkiye ile müzakerelerin 18 ay sonra yeniden gözden geçirilmesini teklif etmeyi planlıyor.
      AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in önerisine katılmadığını açıklamış, bu sürenin dolacağı tarihte (2008 ortası) AB'nin anayasa krizini çözmeye ve reformlara odaklanacağına dikkati çekmişti.
     
     FRANSA VE ALMANYA'YA UYARI

      AB Komisyonu, Fransa ve Almanya’dan, Türkiye’nin önüne katı kısıtlama ve tarihler koymak tercihine gitmemelerini isteyerek, bunun bir işe yaramayacağı uyarısında bulundu.
      Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bugünkü buluşmasından önce bir açıklama yapan AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in sözcüsü Christina Nagy, Kıbrıs sorunundan kaynaklanan uzlaşmazlık çerçevesinde Ankara’ya karşı daha önce denenen baskı yöntemlerinin "hiçbir sonuç getirmediğini" hatırlattı.
      "Türkiye’nin stratejik önemi nedeniyle dengeli bir çözüm bulmak gerekiyor" diyen Nagy, bir aday ülkeye yükümlülükleri yerine getirmemesinin sonuçlarının neler olabileceğinin belirtilmesi, aynı zamanda, katılım sürecinin de canlı tutularak devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.
      AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de dün yaptığı açıklamada, Merkel ve Chirac’tan Türkiye konusunda dengeli bir çözüm bulmalarını istediğini bildirmişti.
      Rehn, limanların açılması konusunda Türkiye’ye kesin tarih vermenin çözüm üretmediğini belirterek, Kıbrıs sorununu en iyi BM önderliğinde çözülebileceğini kaydetmiş, "Türkiye ve AB açısından stratejik önemi nedeniyle Şansölye Merkel ve Cumhurbaşkanı Chirac’tan bir taraftan müzakere sürecini canlı tutarken, diğer yandan bir aday ülkenin yükümlülüklerini karşılamamasının sonuçlarını gösteren dengeli bir çözüm bulmalarını istiyorum" demişti.
      Merkel’in, limanların açılmaması durumunda Türkiye ile müzakerelerin 18 ay sonra yeniden gözden geçirilmesi önerisine katılmadığını da ortaya koyan Rehn, bu sürenin dolacağı tarihte (2008 yılı ortası) AB’nin anayasa krizini çözmeye ve reformlara odaklanacağına dikkati çekmişti.
     
     BARROSO: GENİŞLEMEDE İPLER AB'NİN ELİNDE

      AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, limanların açılmaması nedeniyle komisyonun geçen hafta Türkiye hakkında hazırladığı önerilerin, "genişleme sürecinde hızın sonuçlara bağlı olduğunu gösterdiğini" söyledi.
      Avrupa Parlamentosunda (AP) Avrupa’nın Geleceği konulu toplantıda konuşan Barroso, AB’de son 6 aydaki gelişmelerin genişleme hakkındaki bazı yanlış anlamaları düzelttiğini belirtti.
      Daha önceki konuşmalarında "AB’nin varsayılan şekilde değil, kendi iradesiyle genişlediğini göstermesine ihtiyaç duyulduğunu" vurguladığını hatırlatan Barroso, şunları kaydetti:
      "AB Komisyonunun geçen hafta Türkiye hakkında hazırladığı öneriler gösteriyor ki, genişleme sürecinde hız sonuçlara ve AB’nin temel değeri olan hukukun üstünlüğüne saygıya bağlı. Genişleme bir süreç. Durdurulamaz bir taşıyıcı bant değil."
     
     FİNLANDİYA 'HAYIR' DEDİ

      AB Dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen, limanların açılması konusunda Almanya ve Fransa’nın Türkiye’ye 18 ay süre verilmesi önerisine karşı çıkarak, AB Komisyonunun geçen hafta sunduğu önerilerin "üye devletler arasında uzlaşma için iyi bir temel oluşturduğunu" söyledi.
      Avrupa Parlamentosunda (AP) Avrupa’nın geleceği konulu toplantıda konuşan Vanhanen, Türkiye konusundaki kararın AB devlet ve hükümet başkanları zirvesine kalmaması için AB Dışişleri bakanları tarafından 11 aralıktaki genel İşler Konseyinde sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı.
      Vanhanen, "AB Komisyonunun Türkiye hakkındaki önerileri üye devletler arasında uzlaşma için iyi bir temel oluşturuyor. Şu anda zor bir durumla karşı karşıya olsak da Türkiye’nin katılım süreci ilerlemelidir" şeklinde konuştu.
     
Yorum yaz
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun