Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
FIFA kapıyı çalmadan

Ülke futbolu iki önemli krizle karşı karşıya. Bir tarafta şike iddiası, diğer tarafta olağanüstü kongreye gitme arefesinde bir futbol federasyonu... Şu ortamda en son yapılacak şeyse devleti göreve davet etmek...


Mâlum İtalya'da yaz boyunca yaşananlar hâlâ sıcak, ve bundan sonra dünyada gündeme gelecek her şike iddiasında o dava model kabul edilecek. Dava neticesinde dünya devi Juventus küme düşürüldü, hatta Serie B'ye puan cezasıyla başladı. Hatta Milan, Fiorentina, Lazio gibi büyükler de cezalardan nasiplerini aldılar. Davadan en büyük darbeyle çıkan Juventus, haklarındaki kararlara ısrarla itiraz etti, davasını bölgesel mahkemeye taşımak istedi, ama FIFA böyle bir gelişme olması halinde İtalyan futbolunu tümüyle uluslar arası futboldan men etmekle tehdit etti. Mesele, Juventus'un meselesi olmaktan çıktı, ülke futbol ailesinin namusu haline döndü... Siyah-beyazlı kulüp de çark etti, ve yönünü Olimpiyat Komitesi'ne çevirdi.

Mahkeme koridorları
Geçtiğimiz hafta Star televizyonunda gündeme gelen şike iddialarını tartışmak bizim konumuz değil... Bizi ilgilendirense bu değerlendirmenin spora ait organlar dahilinde yapılması gereği... Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu'nun açıklamalarında yer alan "devleti göreve davet etme" söylemi fazla geniş... Eğer bu ülkenin futbol ailesinin bir ferdi iseniz, çareyi bu çerçeve içinde aramalısınız. Eğer bu konu yargıya taşınırsa, mahkeme koridorlarına düşüp yaralanan bireyler yada kulüpler değil, Türk futbolunun tümü olur.

***

Tabii bu sıralar gündemimizde bir de Futbol Federasyonu'nun olağanüstü kongre kararı alması mevzu var. Spordan sorumlu Devlet Bakanlığı'nın kongre tavsiyesi de var konuşulan. Bu da tehlikenin bir başka boyutu, ve devletin spora dahlinin bir başka şekli... Bu konuda da dileğimiz sporun içindeki yöntemler ne ise onun uygulanması (kongre için yeterli sayıda imzanın toplanması, demokratik sürecin işlemesi) ve mevzuya sporun üstündeki unsurların müdahil olmaması...

Yunanistan örneği
Yoksa bir gün FIFA kapımıza dayanır, devletin spora müdahalesiyle ilgili savunma isterse, henüz İsviçre hadisesi soğumadan ikinci bir krizle karşı karşıya kalabiliriz. Ağustos ayında Yunanistan'ın nasıl bir tehditle doğruyu bulduğu ortada... Biz de uyanalım artık, UEFA veya FIFA kapıyı çalmadan...

Zico ve Gerets

Pazar günü, Fenerbahçe-Galatasaray maçı için evden çıkmadan önce ajanslara bakıyordum, takımların son durumunu öğrenmek için... Galatasaray günü "x" tane idmanla geçirmiş, Fenerbahçeli "y" oyuncu da "Puan yada puanlar alacağız" demiş falan... Bir detay vardı sadece enteresan, Fenerbahçeliler'in yarım saatlik top kapma çalışmasına Zico ve kardeşi Edu da katılmış. "Beyaz Pele" Zico, yarım saat boyunca yalnızca bir kez kalmış ortada...
"Zico hâlâ büyük futbolcu demek ki" diyorum içimden... Zaten çok önemli bir futbol adamı, zira ülkesinde Spor Bakanlığı payesiyle taçlandırılmış... Belki büyük bir teknik direktör değil henüz, ama hocalığı da Fenerbahçe ile birlikte büyüyor gibi...
***
Celta Vigo karşısında o üzücü frikik golü gelmiş, 75 dakika muazzam oynayan ve galibiyeti hak eden sarı-lacivertli oyuncular yıkılmış. İspanyol rejisi birden Zico'ya yakın çekim yapıyor, ve Brezilyalı hocayı görüyoruz "o çok kritik an"da... Ellerini havaya kaldırmış, neredeyse sıçrayacak yerinden, ve oyuncularına hemen golü unutup, santraya gidip oyuna başlamalarını işaret ediyor... Fenerbahçe belki kazanamadı orda, ama Zico'nun mağlubiyeti kabullenmeyen hâli kazındı oyuncularının beynine... Galatasaray'ın çok iyi oynayarak kaybettiği iki PSV, bir Bordeaux maçında yenilen gollerin ardından oyuncuların ne kadar demoralize olduğu düşünüldüğünde, hocaların jest ve mimiklerinin önemi bir kez daha anlaşılıyor galiba...
***
Gerets, maçtan önce "Kaderim bugüne bağlı" doğrultusunda bazı laflar etmiş ya... Esasında ne Gerets'in ne de Zico'nun bu maça bağımlı değildi kaderleri... Galatasaraylıları esas mutlu edecek şey, Gerets'in 1999'da Brugge'la, 2000,2001 ve 2002'de PSV ile yapamadığını yapması, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkmayı başarmasıydı.
Aynen Fenerbahçelileri de bugün esas mutlu eden şeyin, UEFA'da tura bu kadar yaklaşmak olması gibi...

umeleke@milliyet.com.tr




SPOR
'Sahadan çekilirdik'
İlk yolcu Ali Güneş
Fener'in başı dertte
Erken öten horozun...
Ya tamam, ya devam
Bu yasa dert açar!
Körfez yeniden doğdu: 2-1
Dakar'ın Türkler'i
Hido'dan 15 sayı
Gerçek kupa
İstanbul'un çöküşü
Söz savunmanın!
Kartal potada kritik virajda
Haber turu...
Yanlışlıklar komedisi
Futbolda iman olmaz
Derbi ve komplo
FIFA kapıyı çalmadan
Derbideki hatalar!
Dikişli derbi
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Fevzi AKSOY
Yanlışlıklar komedisi
Futbolumuzun dışarıdan görünüşü bir yanlışlık...
Mehmet DEMİRKOL
Futbolda iman olmaz
İnsan sadece Tanrı'ya iman eder. Diğer tüm ba...
Ercan GÜVEN
Derbi ve komplo
Selçuk Dereli kimin hakemi?.. Federasyon'un. ...
Uğur MELEKE
FIFA kapıyı çalmadan
Mâlum İtalya'da yaz boyunca yaşananlar hâlâ s...
Metin TOKAT
Derbideki hatalar!
Mücadelesi bol, gol pozisyonu az müsabakada a...
Nilay YILMAZ
Dikişli derbi
Çengel bulmacalı spekülatif ligde bitime 1 ha...


© 2006 Milliyet