|
 |
|
|
Dikişli derbi
Zalim Yorumcu / CAN DARK
Çengel bulmacalı spekülatif ligde bitime 1 hafta kala, Kadıköy'de Fenerbahçe-Galatasaray derbisi oynandı. Lider Fener'le puan farkını kapatıp, "belki de ilk yarıyı lider kapatırım" heveslisi Erik Aslanları, özellikle ikinci yarısını gayet iyi oynadıkları maçta yine gelenek kurbanı oldu ve maçı 2-1 mağlup kapattı.
Karşılaşmada Eric Hoca'nın kafasını yarıp, Mondragon'u kalıcı duyma kaybının eşiğinden döndüren bazı seyirciler oyuna da kalıcı hasar verdiler.
Bu gibi durumlarda hep "birkaç kendini bilmez ve kulübe mal edilemez" olarak nitelenen bu kişilerin sayısı bu sefer 50 kişi olarak açıklanıp, daha net bir söz edilmiş.
Birkaç sene sonraya kalmaz şöyle demeçler duymaya hazır olalım: "Kendini bilmez 14 bin 843 kişinin yaptıkları kulübümüze mâl edilemez" veya "16 bin 711 kişiyi tesbit ettik, bir daha maça almayacağız."
Öte yandan hafta içi Avrupa yollarında Celta Vigo'yla karşılaşıp "yenilen fakat ezilmeyen" (ne kadar tanıdık bir klişe bu) Fenerbahçe, Galatasaray'ı da 2-1 yenip zirvede puan farkını açınca, Zico'nun geleceği üzerine açılan fallar da bir dönem daha askıya alındı.
Zaten Fener düzelmişse bunda en büyük pay Zico'yu nasihatleriyle yola getiren Fener medyasınındır. Takım kötüleşirse Zico, Fener medyasını takip etmeyi bırakmıştır ve ülkesine dönmelidir. Yurdumda formüller ne kadar da basittir ah ah!..
Osteitis pubis!
Zirve takibini sürdürme azmiyle gittiği Ankaraspor deplasmanında, azim kavramıyla uzak akraba bile sayılamayacak bir oyun ortaya koyup berabere kalan Beşiktaş'ta kulüp doktoru Ayhan Optur, Delgado'nun durumu için, "ağrıları çok uzun sürer, bunu yaşayan bilir" demiş ve eklemiş, "karın ile kasık arasında bulunan osteitis pubis bölgesinde ağrısı bulunuyor".
Coşkulu besteleriyle tanınan Çarşı, şimdi de Ayhan Optur'a cevabi nitelikte bir ağıt bestelese: Bizim her bölgemiz Ağrıya benzer.
YABANCI MADDESİZ HAFTALAR!
Şunu aklınızdan hiç çıkarmayın. Bugüne dek hiç kimse, hiçbir şey vermeden bir şey elde etmenin yolunu bulamamıştır. Bütün hedeflere bir bedel karşılığı ulaşılır. Bizim ödediğimiz bedel hedefe yoğunlaşma, ısrarla ve inatla mücadele etme ve tükenmeyen kazanma istek ve inancıydı.
John Naber (Dört Olimpiyat Altın Madalyası sahibi yüzücü)
Derbi Kare Ası
Biz maçı Fenerbahçelisi, Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı Süper'de seyrederek, takım kardeşliğini kurduk. Masadaki Fenerliler ise hiç tribündekilere benzemiyordu, gayet sakin insanlardı.
Derbiler üst üste olunca Kare Aslara gün doğdu:
Ercan Saatçi (Medeniyetler çatışması - Hürriyet): Bu maçın skoru ve dünyanın en önemli derbisi olması apayrı, Fenerbahçe'nin bu derbideki evsahipliği apayrı... Fenerbahçe Stadı'ndaki atmosferle, Ali Sami Yen Stadı'ndaki atmosfer arasında dağlar, yıllar kadar fark var... Benim bu söylediğimi görebilmeniz ve anlayabilmeniz için Ali Sami Yen ve Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda bu maçları izleyip, kendi gözlerinizle görmeniz gerekir.
Tamer Bağlan (Magandalara hayır! - Fanatik): Mükemmel stadında, 50 bine yakın kalabalıklarla, genellikle yendiğin ve hatta 2-0 önde olduğun rakibin kafasını, gözünü yarmak, hangi hasta psikolojinin ürünüdür!... Bu dangalakları, hatta salakoğlu salakları, "bunlar başka yerlerde de oluyor" basitliğine başvurmadan Fenerbahçe tribünlerinden şutlamak, yine o tribünleri dolduran muhteşem ve gerçek Fenerbahçe taraftarının işidir.
Ahmet Çakar (Selçuk Dereli böyle istedi - Sabah): Gelelim Selçuk Dereli'ye.. İyi hakem olmadığını düşünüyordum. Ama artık Türkiye'nin bir numaralı hakemi oysa Türkiye'de hakemliğin olmadığını düşünüyorum. Hatta daha ileri gidiyorum Selçuk Dereli kendini hakem zannediyor. Ama hepsi o kadar... İkinci yarının başında maytaplar Mondragon'u yaraladı ama Dereli ne yaptı biliyor musunuz? Kezman ve Tuncay'a "Seyirciyle konuşun maytapları atmasınlar" dedi. E bari düdüğü verseydin de, maçı onlar yönetseydi.
İlhan Söyler (Kaderin oyunu bu- Hürriyet): İliç efendi hafta içinde aldığı yıllık 550 bin Euro'yu az bulduğunu söyledi. Bu zaman da bu parayı kazanan var mı? Türkiye'de bu parayı kazanmak için ömürlerinin yetmediği insanlar var. Sen böyle bir maçta sahaya çıkacaksın, bir bölüm top oynayacaksın, sahada hiçbir şey gösteremeyeceksin. Oynarsan bu parayı hak edersin. Yok öyle yağma.
***
Bela okuma Hulki Bey Amca!
Vallahi şaşkınım, billahi şaşkınım. Yani, Fenerbahçe'nin son bir hafta içerisinde başından geçenlerin hangisine, neresinden dokunacağımı ve nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Öncelikle söyleyeyim. Yıllar öncesinin bir olayını, koskoca Fenerbahçe armadasına yapılmış, akıl almaz ve planlı bir saldırı olarak kabulleniyorum. Sebep olanların da Türk adaletinin pençelerinde gereken cezayı göreceğine inanıyor, tek kelimeyle "Allah belalarını versin" diyorum.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Teşekkür ediyormuş!
Haydi Selçuk. Hatırlarsan MHK başkanıyken bile sana hep böyle derdim. Her maçından önce sana hep şunu söylerdim: "Çık, maçını yönet. Türk hakemliği seninle bu akşam gurur duyacak." Bu cümleyi tekrar hatırlatarak pazar günü için sana bol şans diliyorum.
(Bülent Yavuz - Akşam)
Afiyet olsun!
Runje seni bir türlü çözemedim. İyi misin, kötü müsün, vasat mısın? Bu benim suçum değil. Öylesine istikrarsız bir tablo çiziyorsun ki sen dahi nasıl bir kaleci olduğuna karar veremezsin. İnanılmaz bir hata yapıp gol yiyorsun. Tam bu nasıl kaleci damgası vuracakken, öylesine inanılmaz kurtarışlar yapıyorsun ki insan beynini yer.
(Ömer Güvenç - Akşam)
Haydi hep beraber!
Bu Zico'ya alkış tutarım.
(Ziya Şengül - Star)
Önümüzdeki maça bakarız!
Fenerbahçe, Avrupa'da yakalayabileceği, en rahat rakibi yakalamış olmasına rağmen, sayısız gol pozisyonuna rağmen bu maçtan da yenik ayrıldı. Bu maçı da kazanamazsan, Avrupa'da hangi maçı kazanacaksın kardeşim.
(Şansal Büyüka - Akşam)
Yorulmuş Abi!
Gelelim Gerets'e; Ey Gerets! Hasan Şaş'ı oyundan niçin çıkardın, bunun hesabını ver bakalım.
(Turgay Şeren - Akşam)
Eksper diyor ki:
Futbol oyunu saldıran her takımın kazandığını göstermez, hep kaybettiğini gösterir.
(Kazım Kanat - Santra, ATV)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|