Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI'NIN, "AB, TÜRKİYE'Yİ ALACAK MI?" SORUSUNA YANITI:
'Asıl Avrupa Birliği, kurban olsun Türkiye'ye

İran Dışişleri Bakanı Muttaki, "Ne işiniz var Avrupa'larda?.." demek istiyordu. "Asıl Türkiye'nin üyeliğidir AB'yi kuvvetlendirecek olan" diyerek kısa kesti. Erdoğan da dönüş yolunda, "AB'de Kıbrıs'la yatıp kalkıyorlar" dedi


Tahran'da pazar akşamı İran Dışişleri Bakanı Muttaki'yle keyifli bir sohbet fırsatı çıktı, Erdoğan'ı izleyen gazeteci milleti için. 1980'li yıllarda ülkesini Ankara'da büyükelçi olarak temsil eden Muttaki'ye sordum:
"AB, Türkiye'yi alacak mı?"
Bir kahkahayla geldi yanıt:
"Avrupa Birliği, kurban olsun Türkiye'ye!"
İran Dışişleri Bakanı'nın üslubu öyleydi ki, sanki "Ne işiniz var Avrupa'larda?.." demek istiyordu. "Asıl Türkiye'nin üyeliğidir AB'yi kuvvetlendirecek olan" diyerek kısa kesti.
AB konusu, Ankara'ya dönüş yolunda da bir ara açıldı.
Başbakan Erdoğan şöyle dedi:
"Avrupa Birliği'nde Kıbrıs'la yatıp Kıbrıs'la kalkıyorlar. Biz de onlara önce Kuzey Kıbrıs'a dönük izolasyonların kaldırılması konusunda verdikleri sözü tutmalarını hatırlatıyoruz."
Ay ortasındaki AB zirvesine kadar 301'le ilgili herhangi bir değişikliğin işaretini de vermedi Erdoğan. "Böyle bir acelecilik içinde değiliz" dedi. Değişiklik konusunda sivil toplum örgütlerinden de bir uzlaşmayı yansıtan kayda değer bir şey gelmediğini belirten Erdoğan, AB tarafının şu sıralar 301'le pek öyle ilgilenmediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı sorulmadı
Pazar akşamı Ankara'ya uçarken iç politika konularına pek girilmedi Erdoğan'la. O malûm soru, Cumhurbaşkanı olacak mısınız sorusu da kendisine yöneltilmedi.
Çünkü yanıtı artık biliniyor:
"Nisandan önce cevap yok!"
Bu suskunluğa rağmen değişik çevrelerde Çankaya senaryoları yazılmaya devam ediliyor. Çünkü öylesine bir konu ki, topa ters bir vuruş yapılırsa, Türkiye kendi kalesine acı bir gol atmış olacak . İstikrar dahil çok şey gelecek yılın ilkbaharındaki bu seçime bağlı...
Pazar akşamı uçakta Başbakan Erdoğan'ı dinlerken bir ara ben de kafamda bir senaryo yazdım.
İran'ın ekonomik durumunu konuşuyorduk. Milli gelirlerinin toplam 150 milyar dolar civarında olduğunu, Türkiye'nin milli gelirinin de 2001 şubat krizinde yarıya yarıya azalarak bu düzeye indiğini, şimdi ise tekrar 360 milyar dolara yükseldiğimizi söyleyince, Erdoğan düzeltti:
"Hayır, 360'a değil, 410'a çıktık."
Başbakan Erdoğan sonra da kişi başına milli geliri dört yılda 5 bin doların üzerine çıkarttıklarını, önümüzdeki 5 yıldaysa 10 bin doların yakalanmasını hedef aldıklarını söyledi.
İkinci beş yıl!
Gelecek yılın milletvekili seçimlerini çantada keklik gören bir ifade...
Ve bu ikinci beş yılda kişi başına milli geliri iki katına çıkartmak, AB üyeliğine giden yolu iyice açmak... Ondan sonra Çankaya'yı düşünmek mi? Bu arada ikinci beş yılın sonunda cumhurbaşkanını halka seçtirecek bir anayasa değişikliğini referanduma götürmek de olabilir mi bu senaryonun içinde?..
Tabii kim öle, kim kala!
Daha altı ay sonrasının Çankaya seçiminin ne olacağını kestiremiyoruz, beş altı yıl sonrasını nasıl öngöreceğiz ki. Hele Türkiye gibi bir ülkede...
Siz de haklısınız.
Ama senaryolar yazılmaya devam ediliyor.
Örneğin, artık şu sıralar kanlı bir 'iç savaş'ın içine düştüğü konusunda fazla kuşku kalmayan Irak'la ilgili gelecek senaryoları yazılıyor en çok.
Irak'taki durum, Başbakan Erdoğan'ın Tahran gündeminin ilk sıralarında yer alıyordu Lübnan'la birlikte.

Irak konusunda ortak görüş
Erdoğan, Amerika'nın Irak'tan çekilmesi amacıyla takvim ilânının yararlı olacağını Tahran'da görüştüğü yönetim kadrosuyla tartıştığını ve olumlu karşılandığını anlattı uçakta bizlere.
"Koalisyon güçlerinin varlığıyla Irak'ta huzursuzluk mu devam etmeli, yoksa ülke rahatlamalı mı? 650 bin kişinin öldüğü bir ülke mi istiyoruz, yoksa kanın durmasını mı?" dedi.
Erdoğan, Filistin-İsrail, Irak ve Lübnan'daki çatışmalara değinirken, "Dünya silah sektörü bu işlerde aktif rol oynuyor" diye konuştu ve şöyle devam etti:
"Üretilen silahlar bir yere satılacak. Üretenler belli, tüketenler ortada. Yapılan harcamalar da zaten bir yerlere fatura ediliyor."
Tahran'da pazar günü dini lider Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, Devlet Konseyi Başkanı Rafsancani, Başbakan konumundaki Davudi ve Dışişleri Bakanı Muttaki'yle yaptığı görüşmeleri Ankara'ya dönerken uçakta başlıklar halinde şöyle sıraladı Erdoğan:
"İran, Irak Başbakanı Maliki'yi Irak için bir şans olarak görüyor. Biz de şans olarak görüyoruz. Irak'ın seçimine saygı duymak lazım. Sandıktan çıkan bir netice var. Sünnilerin iktidara gelmesini isteyenler ki biz de Sünni'yiz neticeye saygı göstermeli. "

Lübnan'da mutabakat
"Amerika, Irak'ta ilanihaye kalmayacağına göre geleceğe dönük çekilme takvimi yapılabilir. Başkan Bush bizzat bana görüşmemizde 'Irak bizi istemezse zorla kalmayız' dedi. Çekilme takvimi uygulamaya konulursa merkezi hükümeti rahatlatır. Bizim için esas olan Irak hükümetinin güçlendirilmesi ve düzenin sağlanması. Daha önce söyledim, bugün de söylediğimde olumlu buldular."
"Demokrasi, sandık diyorsak sonuçlarına da katlanmak zorundayız. Dere yatağına uygun akar misali. Irak'ı İran'a hediye etmek olarak görmek, o da yanlış yaklaşım. İran, Irak'ın toprak bütünlüğünden yana. Güçlü bir Irak başka, bölük pörçük başka. Bölünmüş Irak Balkanlar gibi olur, iç savaşı tahrik eder."
Erdoğan, Lübnan konusunda da Tahran'la "Mutabakatımız var!" diye konuştu, "İran tarafı, Hizbullah'ın hükümetten çekilmemesi konusunda bazı eksikler olduğunu söylediler. Ben de 'getirin eksiklere bakalım' dedim. Hizbullah'ın, Şii nüfusun Hükümette yeterince temsil edilmediğine inanıyorlar."
Başbakan Erdoğan, Tahran'da ikili ilişkilerin gelişmesi konusunda tek kalemden çıkmış gibi ortak irade gördüğünü belirtti ve şöyle dedi:
"Doğalgaz, petrol, kuyu açılması; rafineri, petrokimya tesisleri kurulması gibi konularda işadamlarımızın teşvik edilmesi, birlikte başka ülkelere yatırım gibi konularda istekliler. Doğal gazı bizim üzerimizden Avrupa'ya taşıyacak olan Nabucco hattına (ki bu projenin beş ortağı Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Avusturya ve Türkiye) İran da gaz satmak istiyor. Bazı mahfellerde bizim bu öneriye ters baktığımız gibi bir izlenim yaratılmış. Bunu düzelttik. Bir hafta, ama azami iki hafta içinde bu konuyla ilgili mutabakat zaptı imzalanmasını bekliyorum. Bu sağlanırsa çok iyi olur."
Başbakan Erdoğan'ın iki günlük Tahran ziyaretinden ikinci yazı da böyle.
Kısacası, olumlu bir ziyaret...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Merkel başrollerde
AVRUPA'DA eskiden beri yeminli Türkiye karşıt...
Melih AŞIK
Komik Başkan!
Galatasaray'ın bir penaltısının verilmediği.....
Fikret BİLA
AB ile ilişkilerde 'Kıbrıs' çıkmazı
AB Komisyonu'nun hava ve deniz limanlarını Ru...
Hasan CEMAL
'Asıl Avrupa Birliği, kurban olsun Türkiye'ye
Tahran'da pazar akşamı İran Dışişleri Bakanı ...
Güneri CIVAOĞLU
Kemençe ve AB
AB ile gerilen ipler için "Kemençe, Türk mü, ...
Can Dündar
Hodri meydan!
Şaka herhalde:
Abbas GÜÇLÜ
Gürüz, Bilgi'de günah mı çıkarıyor?
Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, Bilgi Üniversit...
Hurşit GÜNEŞ
Talep yine mi canlanıyor?
Enflasyon acaba hâlâ ekonomide bir ciddi soru...
Sami KOHEN
Limanlar bahane... Esas sebep ne?
Kimine göre askıya alınacak müzakere başlıkla...
Metin MÜNİR
Emniyet şeridine araç sokma sendromu
İngiltere'de aracını sigortalatmayanların say...
Derya SAZAK
123'üncü ölüm
F tipi cezaevlerinde "infaz rejimi"nin Adalet...
Meral TAMER
Örnek bir sosyal girişimcilik
Milliyet, Ernst & Young ve Schwab Vakfı ile b...
Güngör URAS
Kasap mal derdinde, koyun can derdinde
Aralık ayı başında açıklanan fiyat artış oran...
Serpil YILMAZ
Rifat bey DYP'ye geçer mi?
Hafta sonunda DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ı...
M. Ali BİRAND
Türkiye Avrupa'ya, bir kaç numara büyük geldi
Avrupa Birliği Türkiye'den rahatsız oldu. Büy...

© 2006 Milliyet