Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Yeni takvim, 3 Ekim'e geri dönmek demektir'

İsveçli Bakan, Merkel-Chirac önerisine sert çıktı

UTKU ÇAKIRÖZER Ankara


Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Almanya'daki toplantılarından çıkan "Türkiye ile müzakerelerin 2009'a kadar yeniden değerlendirilmesi" önerisine, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt sert tepki verdi. Bildt, "AB içinde Türkiye ile müzakerelerin devamını isteyenler çoğunlukta. Onlar azınlıkta. Yeniden değerlendirme demek, bizi 3 Ekim 2005'e geri götürmek demektir. Buna karşıyız" dedi.
Ankara'ya yaptığı ziyarette Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le görüşen Bildt, bir grup basın mensubuna şu değerlendirmeleri yaptı:
"Türkiye ile müzakereler hem dışişleri bakanları, hem de liderler tarafından çok tartışılacak. Karanlık gibi görünse de, bir umut ışığı var. İsveç açısından önemli üç nokta; Türkiye ile müzakerelerin yönünde net mesaj verilmesi, limanların açılmamasından doğrudan etkilenen üç başlığın askıya alınması ve Kıbrıs sorununun çözümü için BM sürecinin bir an önce başlatılması yönünde AB tarafından çağrı yapılmasıdır."
Merkel ve Chirac'ın önerisi konusunda "Başkaları daha ciddi yaptırım uygulanmasını isteyebilir. Günün sonunda bizim savunduğumuz görüşün güçlü çıkacağına inanıyorum. AB'nin her genişlemesinde azınlıkta kalanlar olmuştur ve olacaktır. Onların ortadan kalkmalarını beklememeliyiz" yorumunu yapan Bildt şöyle konuştu:

'Felaket olur'
"Türkiye'nin müzakere sürecinin dondurulması ya da 18 ay sonra sonra yeniden AB Konseyi'nce değerlendirilmesi önerisine karşıyız. Bu, Türkiye'nin AB sürecini belirsizliğe sokar. Türkiye tartışması sadece kaç başlığın müzakere edileceği konusu değildir. Asıl büyük konu, Türkiye'nin bölgemiz ve AB açısından stratejik önemi, Türkiye'deki reform sürecinin sürmesidir. Frene basmak hem Avrupa hem de Türkiye açısından felaket olur."




SİYASET
AB kaybeder
AB yine tarih verdi!
'Yeni takvim, 3 Ekim'e geri dönmek demektir'
Bu oyuna gelmeyiz
Baykal: Çıkmaza girildi
Norveç heyetindeki genç Türk
Yolsuzluk AKP'nin markası
FT: Askıya almak sorun demek
Lordlar: Yapılan Türkiye'ye hakaret
AB içinden de eleştiriler geldi
Annan: KKTC'nin tecridi kaldırılsın
DYP'de 'kadınlar önde otursun' tartışması
Sezer, Kanaltürk'ün kokteyline katıldı






Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

Taha AKYOL
İki Avrupa... Hangisi?
EVET iki Avrupa var; biri "Derin Avrupa", öbü...
Fikret BİLA
Merkel işi yokuşa sürüyor
AB'nin iki lokomotif ülkesinin liderleri, Fra...
Hasan CEMAL
Kültürel ırkçı!
Merkel'le Chirac'ın dünkü ortak çıkışlarından...
Güneri CIVAOĞLU
AB'ye nadas
Merkel, Chirac ve Polonya Devlet Başkanı Kac...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2006 Milliyet