Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kalkınma cılbırındaki hödüklükler kepazeliği


Cumartesi, pazar dışında, her sabah saat 6.30'da bazı TV kanalları o günkü gazete manşetlerini vermeye başlar.
İlk, bazen de ikinci sabah kahvesiyle birlikte, Türkiye'nin çeşitli yerlerinden lavlaşarak taşan bir yığın korkunç umacılıklarla, hödüklükleri izlemeye başlarsınız.
Ve başta cep telefonlu genç kızlarla delikanlılar olmak üzere, Türkiye'de; Türkiye'den habersiz yaşayan milyonları düşünürsünüz azıcık da... Sonra başınızı hafif sallayarak, kendi kendinize mırıldanırsınız:
- Gidiş, tam bir çalkantıya doğru...
***
Dünkü ve önceki günkü gazete manşetlerine şöyle bir bakalım.
1- Zaman gazetesinin pazartesi günkü manşeti; Habip Güler'le Gürhan Savgı'nın haberi:
"Su kaynakları can çekişiyor - Kirlenmeyen nehir yok"
2- Hürriyet gazetesinin pazartesi günkü manşeti; Ümit Çetin'in haberi:
"Trende kıyama durmak istedi - Hacettepe Üniversitesi'nden bir profesör, vagon aralarında namaz kılmakta zorlanınca, TCDD'den trenlere mescit yapılmasını talep etti. TCDD Genel Müdürü, 'Trende kıble tutmaz' diye yanıt verdi."
3- Milliyet gazetesinin dünkü manşeti, Murat Öztürk'ün fotoğraflarıyla:
"Havadan bakınca FELAKET - Milliyet'in çektiği hava fotoğrafları, İstanbul'daki orman talanını gözler önüne seriyor. Bazı yerlerde villalar, taş ocakları öylesine gizlenmiş ki, karadan görmek imkânsız. Önce orman yok ediliyor, sonra villa dikiliyor"
***
Bir tarafta Kabataş'tan Dolmabahçe Sarayı'na doğru giderken ortalığı kaplayan bok kokusu; bir tarafta Doğulu ailelerden kiralanıp Adana'da bir depoya tıkılan 10-18 yaş arası çocukların köle gibi çalıştırılması...
***
Küreselleşen bir şeffaflaşmayla birlikte Türkiye'nin de, vakti zamanında hamaset edebiyatı ve tek parti sloganlarıyla perdelenmiş gerçek yüzü ortaya çıktıkça; insanın neredeyse dudağı uçukluyor ve şükrediyor Yozgat'ın, yahut Kırşehir'in bir köyünde doğmak yerine, Göztepe'de doğduğuna.
***
Gerçi dış dinamiklerin esintisiyle 7 kişiye bir motorlu araç düştüğü de doğru, 2 kişiye bir cep telefonu düştüğü de...
Dışalımlarla dışsatımlar arasındaki açığın gitgide büyümekte olmasına karşın; dış ticaret volümünün 200 milyar dolara yaklaşmakta olduğu da doğru...
***
Ne var ki, şimdiye dek alınmış borçlar ve borçlar için sürekli ödenen faizler toplamının, trilyon doları bulduğu da doğru...
Yolsuzluklar, soysuzluklar, vurgunlar, rüşvetler, soygunlar, tokatçılıklar da doğru...
Ve Türkiye'yi, şeffaflaştırma ağırlıklı bir muhalefetin bulunmadığı da doğru...
***
Zaten öyle bir muhalefet olsa, ne orman yağmasıyla talanı ve rantı ayyuka çıkar; ne KKTC sorunundan, Kürt sorununa kadar çeşitli sorunlar kronik bir sıtmaya dönüşürdü.
***
Bu arada bendeniz de, Göztepe'deki 42 daireli apartmanda kalorifer tesisatının -abuk sabuk türden- bakıma alınması sonucu, bizim katı radyatörlerden fışkıran suların basmasıyla; iyice sarmaşıklaşan bir hödüklükler kepazeliğinden nasibimi almış durumdayım.
***
Solmaz Kâmuran'ın, Fındıklı'da Meclisimebusan Caddesi bitimindeki dairesine kapağı dar attığımız günlerde; geçtiğimiz pazar öğleden sonra, orada da elektrikler kesilmez mi?
Cihangir'den Maçka'ya kadar yaygın bir elektrik kesintisi...
Asansörde tutsak kalan bizim Burhan Bursalı; bendenizin kapkaranlık dik merdivenlerden mum ışığında adım adım, zar zor aşağı inme serüvenim...
***
Türkiye'de 8.5 milyon özürlü insan yaşam mücadelesi verirken, bu da bir şey mi?
Değil tabii ama, siz bir de bendenize sorun.
***
Mum ışığında, kapkaranlık dik merdivenlerden inmeye uğraşırken, ne nutuklar geçmiyordu ki aklımdan:
- Aziz vatandaşlarım, hortumların kesilmesi sonucu görülmedik bir hıza ulaşan kalkınmamız sayesinde artan itibarımızla birlikte, tüm dünyanın gözü Türkiye'nin üstüne çevrilmiş durumda...
***
Köylü ağırlıklı Türkiye'yi; vince takılı, sağa sola savrularak yükselen bir fıçıymış gibi görmek ne güzel...
Bir de fıçının içinde kolu kanadı kırılanlar; töre cinayetlerine, cinsel tacizlere, yangınlara, maganda kurşunlarına, sokak çatışmalarına kurban gidenlerle; açlık ve yoksulluk sınırı içinde yaşayanlar ve kapkaranlık merdivenlerde görünmez kazıklar yiyenler varmış...
Boş verin onların hepsine...
***
Türkiye, vince takılı bir fıçı örneği, sağa sola savrula savrula yükseliyor.
Dileyelim de, fıçının içinde artan kargaşa ve hödüklükler kepazeliği; kırıp döküp parçalamasın fıçıyı...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
İki Avrupa... Hangisi?
EVET iki Avrupa var; biri "Derin Avrupa", öbü...
Çetin ALTAN
Kalkınma cılbırındaki hödüklükler kepazeliği
Cumartesi, pazar dışında, her sabah saat 6.30...
Melih AŞIK
Haydarpaşa Projesi
Haydarpaşa projesi yola çıktı... Haydarpaşa G...
Fikret BİLA
Merkel işi yokuşa sürüyor
AB'nin iki lokomotif ülkesinin liderleri, Fra...
Hasan CEMAL
Kültürel ırkçı!
Merkel'le Chirac'ın dünkü ortak çıkışlarından...
Güneri CIVAOĞLU
AB'ye nadas
Merkel, Chirac ve Polonya Devlet Başkanı Kac...
Abbas GÜÇLÜ
İyi ki sivil toplum örgütleri var
Birleşmiş Milletler (BM) 1985 yılında, gönüll...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası'nın döviz kaygısı
Önceki gün Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılm...
Nail GÜRELİ
Eski tüfek sendikacılar
Sendikacılar Derneği (SEN-DER), Türk-İş ve Dİ...
Sami KOHEN
Bir yandan AB, öte yandan Ortadoğu...
TÜRKİYE bir yandan AB ile uğraşırken, öte yan...
Metin MÜNİR
Yüz yıl süren hazırlık
Beş-altı kişilik bir grup gazeteciyle beraber...
Hasan PULUR
Muhsin Bey'den Dondurmam Gaymak'a...
CUMA gecesi televizyon kanalları arasında dol...
Meral TAMER
Güler Sabancı, "Kadın Dostu Kentler"e el verdi
Dün, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının ...
Ece TEMELKURAN
Türk diasporasına: Büyüdük biz!
Londra'daydım. Kitap Evi'nde Londra'da yaşaya...
Osman ULAGAY
Uyarı yerinde ama etkili olması zor
TC Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılma...
Güngör URAS
Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?
Sabah erken saatte markete uğradım. Alacaklar...
M. Ali BİRAND
Chirac-Merkel'den geri adım
Avrupa Birliğinin iki büyük patronu, Fransız ...

© 2006 Milliyet