Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Uyarı yerinde ama etkili olması zor


TC Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılmaz'ın, Finansal İstikrar Raporu'nun tanıtımı amacıyla düzenlenen basın toplantısında yaptığı önemli uyarı dün ekonomi sayfalarının manşetindeydi. Bir cümlede özetlemek gerekirse, "döviz cinsinden gelir elde etmeyen kişi ve kuruluşlar, dövizle ya da dövize endeksli enstrümanlarla borçlanırken dikkatli olsun, bunun riskini düşünsün" diyordu Başkan Yılmaz.
TCMB Başkanı bu uyarıyı yaparken, banka dışı kesimin net döviz pozisyonu açığının bu yılın ilk altı ayında yüzde 49 artarak 43 milyar dolara yükselmiş olduğunu, hane halkının dövize endeksli kredi tutarının da 1.5 milyar YTL'ye ulaştığını hatırlatıyordu.
Başkan Yılmaz'ın uyarısı yerinde ama acaba bu uyarının etkili olması ve Yılmaz'ın umduğu sonucu vermesi mümkün mü?

Neden döviz borcu?
Bu soruya yanıt ararken ilk olarak, firmaların neden dövizle borçlanmayı tercih ettiklerini araştırmamız lazım. Aslında fazla araştırmaya da gerek yok, neden belli. Türkiye'de TCMB'nin yönlendirmesiyle izlenmekte olan faiz politikası ve paranın maliyeti, YTL ile değil dövizle borçlanmayı çok daha çekici hale getirdiği için firmalar dövizle borçlanıyor. Küresel likidite bolluğunun sürmesi, dövizle borçlanmayı göreceli olarak ucuz ve kolay hale getirdiği için de bu tür borçlanmanın miktarı hızla artıyor.
Burada unutulmaması gereken nokta, firmaların ve şahısların dövizle ya da dövize endeksli olarak borçlanırken ulusal paranın, yani YTL'nin yabancı paralar karşısında değerini koruyacağı varsayımıyla davranmaları. Başkan Yılmaz'ın uyarısı da işte bu varsayımla ilgili. Geliri döviz cinsinden olmayan firmalara ve şahıslara, "Önümüzdeki dönemde YTL'nin değerini koruyacağına güvenerek borçlanmayın" mesajını veriyor Yılmaz.
Bir an için bu uyarının dikkate alındığını ve kur riskini hesaba katan firmaların, dövizle borçlanmak yerine YTL ile borçlanmanın hesabını yaptığını düşünelim. İç ve dış paranın maliyeti aynı kaldığı sürece, döviz yerine YTL ile borçlanan firmanın faiz giderleri artacak ve maliyetleri yükselecek. Yükselen maliyetler nedeniyle belki rekabet gücünü koruması zorlaşacak ve darboğaza girecek. Bu hesabı yapan bir firma bu yola mı girer, yoksa kur riskini göze alarak dövizle borçlanmaya devam mı eder?

Daralma seçeneği
Aslında TCMB Başkanı'nın uyarısını dikkate alarak bu hesabı yapacak olan firmaların önünde bir seçenek daha var. O da YTL faizlerin ve kur riskinin yükseldiği ortamda fazla borçlanmanın tehlikeli olduğunu düşünüp borçlanmayı sınırlandırmak. Borçlanmayı sınırlandırmak, çoğu firma için yatırımların ve iş hacminin de sınırlandırılması anlamına gelecek ister istemez.
Eğer bu mekanizma işlerse, YTL faizleri yükselterek dengeleri kurmaya çalışan TCMB'nin hedefine yaklaşması da kolaylaşabilir. Yatırımın ve üretimin yavaşladığı ortamda, dış açığın da azalmaya başladığı görülebilir. Ne var ki firmaların bugün gelinen noktada bu uyarıyı dikkate alarak bu yola gireceğine hiç de emin değilim.

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İki Avrupa... Hangisi?
EVET iki Avrupa var; biri "Derin Avrupa", öbü...
Çetin ALTAN
Kalkınma cılbırındaki hödüklükler kepazeliği
Cumartesi, pazar dışında, her sabah saat 6.30...
Melih AŞIK
Haydarpaşa Projesi
Haydarpaşa projesi yola çıktı... Haydarpaşa G...
Fikret BİLA
Merkel işi yokuşa sürüyor
AB'nin iki lokomotif ülkesinin liderleri, Fra...
Hasan CEMAL
Kültürel ırkçı!
Merkel'le Chirac'ın dünkü ortak çıkışlarından...
Güneri CIVAOĞLU
AB'ye nadas
Merkel, Chirac ve Polonya Devlet Başkanı Kac...
Abbas GÜÇLÜ
İyi ki sivil toplum örgütleri var
Birleşmiş Milletler (BM) 1985 yılında, gönüll...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası'nın döviz kaygısı
Önceki gün Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılm...
Nail GÜRELİ
Eski tüfek sendikacılar
Sendikacılar Derneği (SEN-DER), Türk-İş ve Dİ...
Sami KOHEN
Bir yandan AB, öte yandan Ortadoğu...
TÜRKİYE bir yandan AB ile uğraşırken, öte yan...
Metin MÜNİR
Yüz yıl süren hazırlık
Beş-altı kişilik bir grup gazeteciyle beraber...
Hasan PULUR
Muhsin Bey'den Dondurmam Gaymak'a...
CUMA gecesi televizyon kanalları arasında dol...
Meral TAMER
Güler Sabancı, "Kadın Dostu Kentler"e el verdi
Dün, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının ...
Ece TEMELKURAN
Türk diasporasına: Büyüdük biz!
Londra'daydım. Kitap Evi'nde Londra'da yaşaya...
Osman ULAGAY
Uyarı yerinde ama etkili olması zor
TC Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılma...
Güngör URAS
Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?
Sabah erken saatte markete uğradım. Alacaklar...
M. Ali BİRAND
Chirac-Merkel'den geri adım
Avrupa Birliğinin iki büyük patronu, Fransız ...

© 2006 Milliyet