Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?


Sabah erken saatte markete uğradım. Alacaklarımı aldım. Kasada ödemeyi yaparken görevli hanım kızımız, "Hocam" dedi, "Merkez Bankası Başkanı dolar fiyatı artabilir. Borçlarınızı kapatın demiş. Huzurum kaçtı. 5 bin dolar döviz borcum var... Bir yerlerden Türk lirası kredi bulup döviz satın almayı, döviz borcumu kapatmayı düşünüyorum... Bugün izin günüm değil... Yarın dolar satın alsam çok geç mi olur? Doların fiyatı hemen artar mı?"
"Dur bakalım kızım... Ortada fol yok, yumurta yok. Telaşlanma" diyecek oldum. Ama, onun kafası karışmış bir kere, "Hocam" diyor, "Bizim oralarda bir deyim vardır... Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü derler... İşte o biçim... Koskoca Merkez Bankası Başkanı televizyonlara çıkarak döviz borcunuzu kapatın dedi. Demek ki bir şeyler oluyor."
Marketten çıktım. Benim de kafam karıştı... Acaba Merkez Bankası Başkanı önümüzdeki günlerde döviz fiyatında bir tırmanış tehlikesini mi gördü de... Uyarıda bulunuyor?
Sonra kendi kendime düşünmeye başladım: "Acaba döviz fiyatı birdenbire nasıl artar? Ya arz cephesinde ya talep cephesinde bir şeyler olur da döviz fiyatı tırmanışa geçer.

Şimdilik tehlike yok
  • Arz cephesinde, döviz girişi şıp diye kesilir. Veya şıp diye kesilecek şartlar ortaya çıkar. Döviz fiyatı artar... İyi de... Şimdilik böyle bir tehlike yok. Kısa sürede de böyle bir şeyin olması beklenmiyor.
  • Talep cephesinde büyük oyuncular döviz satın almaya başlar, Türk lirasından dövize geçer. Bu durumda döviz fiyatı artar... İyi de şimdilik döviz fiyatının artması büyük oyuncuların hiç mi hiç istemedikleri bir şey.

  • Sayın okuyucularım, büyük oyuncular döviz fiyatının artmasından büyük zarar görür. O nedenle büyük oyuncular tam tersine döviz fiyatını (hiç olmazsa yıl sonuna kadar) bugünkü çizgide tutmak için ellerinden geleni yapmaya mahkûm.
  • Bankaların döviz borcu var. Döviz fiyatı artarsa bankalar kur riski yazar. Zarar eder. Hiçbir banka yıl sonu bilançosunu zararla kapatmak istemez. bu kadar da değil. Bankalar döviz kredisi veya dövize endeksli kredi verdi. Döviz fiyatı artarsa bu kredilerde risk büyük. O nedenle bankalar döviz fiyatlarının artmaması için çaba gösteriyor.


  • Büyüklerin borcu var
  • Büyük özel kuruluşlar çok büyük rakamlarda dövizle borçlandı. Türk lirası kaynakları yok. Türk lirası ile döviz satın alarak borçlarını kapatacak güçleri yok.
  • Türk piyasasından bono ve tahvil satın alan, hisse senedi satın alan yabancı fonlar, yabancı bankalar, yabancı oyuncular için döviz fiyatının yükselmesi hem de yıl sonundan önce yükselmesi, bilançolarına zarar yazmaları demektir. Onun için döviz fiyatının yükselmesini hiç mi hiç istemezler.

  • Büyük oyuncuların durumu böyle... Kalıyor geriye küçük oyuncular... Kim bu küçük oyuncular? Küçük oyuncular halkımızdır. Enflasyonun karşısında tasarruflarının eridiğini gören halkımız, üç beş kuruşluk tasarrufunu dövize çevirme alışkanlığı edindi.
    İşte bunun için önümüzdeki günlerde döviz fiyatı yükselirse büyük oyuncuların döviz talebinden değil, küçük oyuncuların dövize hücumundan yükselir.
    Küçük oyuncuları da tetikleyecek olan, beklenmedik bir gelişmedir." Örneğin Merkez Bankası Başkanı'nın "fol yok, yumurta yokken" döviz tehlikesinden söz etmesidir.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    İki Avrupa... Hangisi?
    EVET iki Avrupa var; biri "Derin Avrupa", öbü...
    Çetin ALTAN
    Kalkınma cılbırındaki hödüklükler kepazeliği
    Cumartesi, pazar dışında, her sabah saat 6.30...
    Melih AŞIK
    Haydarpaşa Projesi
    Haydarpaşa projesi yola çıktı... Haydarpaşa G...
    Fikret BİLA
    Merkel işi yokuşa sürüyor
    AB'nin iki lokomotif ülkesinin liderleri, Fra...
    Hasan CEMAL
    Kültürel ırkçı!
    Merkel'le Chirac'ın dünkü ortak çıkışlarından...
    Güneri CIVAOĞLU
    AB'ye nadas
    Merkel, Chirac ve Polonya Devlet Başkanı Kac...
    Abbas GÜÇLÜ
    İyi ki sivil toplum örgütleri var
    Birleşmiş Milletler (BM) 1985 yılında, gönüll...
    Hurşit GÜNEŞ
    Merkez Bankası'nın döviz kaygısı
    Önceki gün Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılm...
    Nail GÜRELİ
    Eski tüfek sendikacılar
    Sendikacılar Derneği (SEN-DER), Türk-İş ve Dİ...
    Sami KOHEN
    Bir yandan AB, öte yandan Ortadoğu...
    TÜRKİYE bir yandan AB ile uğraşırken, öte yan...
    Metin MÜNİR
    Yüz yıl süren hazırlık
    Beş-altı kişilik bir grup gazeteciyle beraber...
    Hasan PULUR
    Muhsin Bey'den Dondurmam Gaymak'a...
    CUMA gecesi televizyon kanalları arasında dol...
    Meral TAMER
    Güler Sabancı, "Kadın Dostu Kentler"e el verdi
    Dün, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının ...
    Ece TEMELKURAN
    Türk diasporasına: Büyüdük biz!
    Londra'daydım. Kitap Evi'nde Londra'da yaşaya...
    Osman ULAGAY
    Uyarı yerinde ama etkili olması zor
    TC Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılma...
    Güngör URAS
    Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?
    Sabah erken saatte markete uğradım. Alacaklar...
    M. Ali BİRAND
    Chirac-Merkel'den geri adım
    Avrupa Birliğinin iki büyük patronu, Fransız ...

    © 2006 Milliyet