Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
PAMUK, TÜRKİYE - AB İLİŞKİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ:
Heyecan kayboldu

Orhan Pamuk, İsveç'te düzenlediği basın toplantısında, "Avrupa ve Türkiye'de heyecan maalesef kayboldu. Bu da beni üzüyor" dedi

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Nobel ödül töreni için Stockholm'de bulunan yazar Orhan Pamuk, "Eğer Türkiye AB'ye katılırsa, bu hem AB, hem de Türk demokrasisi için iyi bir şeydir" dedi.
Pamuk, dün Norstedts Yayınevi'nin Riddarholmen'deki binasında düzenlediği basın toplantısında Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkileri değerlendirdi. AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerde gelinen noktadan dolayı kötümser olduğunu söyleyen Pamuk, "Bu beni şu günlerde üzen bir konu. Ve bu benim şu günlerde yapabileceğim en eleştirel yorum" diye konuştu. Pamuk ayrıca, "Avrupa ve Türkiye'de heyecan maalesef kayboldu. Bu da beni üzüyor. Eğer Türkiye AB'ye katılırsa, bu hem AB hem de Türk demokrasisi için iyi bir şeydir" yorumunu yaptı. Pamuk, Türkiye'nin katılımıyla AB'nin kültürel zenginliğe kavuşacağını ve bu durumun "uygarlıklar arasında bir çatışma değil, uyum olduğuna dair bir örnek teşkil edeceğini" sözlerine ekledi.
Toplantıda politik konulara girmemeye özen gösteren Pamuk, Ermeni soykırımı iddiaları hakkında bir soruyu, "üç dakika içinde cevaplanamayacağı" gerekçesiyle karşılıksız bıraktı.

Hayatımdaki güzel şeylerden
Çok neşeli olduğu görülen ve sorulara zaman zaman esprili yanıtlar veren Pamuk, Nobel Edebiyat Ödülü'nün hayatında yaratacağı değişikliklere dair bir soruya, ödülün hayatına ekonomik olarak değişiklik getirdiğini ancak bunun dışında yaşantısında değişiklik olmayacağını söyledi. Pamuk, "Benim için bu ödülü almak çok büyük bir onur. Belki de hayatımdaki en güzel bir iki şeyden biri" dedi.
Pamuk, bir basın mensubunun kendisini Rus yazar Dostoyevski ile karşılaştırması üzerine, "Benim stilim ile Dostoyevski'nin stili arasında hiçbir benzerlik yok. Kitaplarım film yapılmadı. Yapılmasını da istemiyorum şimdilik. Yazarlıktan başka hiçbir ortak özelliğimiz yok" dedi.
"Şu anda daha çok İran edebiyatıyla ilgilendiğini" kaydeden Pamuk, "Bana daima 'Ne zaman Nobel'i alacaksın diye sorarlardı. Aldım, kimse bana artık bu soruyu yöneltemez" diye konuştu.
Pamuk, "edebiyatın gücüne" ilişkin bir soruya, "Edebiyatın gücü kitap ve kalemdir. Edebiyat, anlayabilmek, konuşabilmek, eğlenebilmek, yaşayabilmektir. Anlayabilmek ve anlatabilmektir. Onu yaşayamıyorsan, onun hiçbir gücü yoktur" karşılığını verdi.

Dizgicisi de törene katılacak

UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
İletişim Yayınları, Pamuk'un yarın İsveç Akademisi'nde yapacağı Nobel konuşması ve ödülünü alacağı 10 Aralık'taki Nobel töreni için çoğunluğu gazetecilerden oluşan 40 kişilik bir grubu Stockholm'e davet etti.
Törene, Pamuk'un yazılarını yıllardır bilgisayara aktaran İletişim Yayınları'nın emektar dizgicisi Hüsnü Abbas da katılacak. Pamuk'un kitap kapaklarını hazırlayan Hakkı Mısırlıoğlu da törende hazır bulunacak.
Türk basınının önde gelen isimlerinin katılacağı Pamuk'un "aile tablosu"nda, gazeteciler dışında kitaplarının yazım ve basıma hazırlanmasında yanında olan isimler de yer alacak.

İzlenim...
NOBEL PRIZE... GEÇ!..

Filiz Aygündüz - Stockholm

Büyük güne saatler kala Atatürk Havalimanı'ndayız. Nobel Konuşması ve Ödül Töreni için Stockholm'e gidecek 20 kişilik basın kafilesinin üyeleri pek keyifli... Şakalaşmalar, takılmalar art arda geliyor. Ortada iki önemli gün var. İlki bugün; Pamuk, Nobel konuşmasını yapacak. Diğeri de 10 Aralık Pazar; Pamuk İsveç Kralı'nın elinden madalyasını alacak. Basın mensuplarının bir bölümü sadece konuşmanın yapılacağı 7 Aralık'taki törene davetli; bir bölümü ise hem 7 hem de 10 Aralık törenlerinin ikisine birden. "Her iki törene de katılacak olanlar neye göre belirlendi?"; günün sorusu bu...
Herkes fikrini söylüyor. En akla yakın yanıt (!) "Pamuk'un 10 kitabını da okuyanlar, her iki törene de katılma hakkı kazandı. 10'u tamamlamayanlar ilk törenle yetinecek..."
Tam o arada, ellerinde Orhan Pamuk kitapları olan iki önemli isim dikkat çekiyor. Derya Sazak, İletişim Yayınları'ndan çıkan Engin Kılıç imzalı "Orhan Pamuk'u Anlamak" adlı kitabın sayfalarını karıştırıyor. Cengiz Çandar'da ise Yıldız Ecevit'in yazdığı "Orhan Pamuk'u Okumak" adlı kitap var.
Uçağa biniyoruz... On dakika kadar sonra bütün enerjisi ve karizmasıyla Doğan Hızlan beliriyor uçağın koridorunda. Elinde küçük bir not defteri, koridorda dolaşıyor, tanıdık simaları selamlayıp adlarını defterine not ediyor. Ertesi günkü yazısı için hazırlık olsa gerek diye düşünüyoruz ki, o kendi açıklamasını yapıyor: "Ta'dad ediyorum..." (Sayma)
Fehmi Koru ile Ali Bayramoğlu yan yana oturuyorlar. Aynı marka laptop'larında biri 28 Şubat'ı, diğeri Nobel'i yazıyor. Bir diğer koltukta Cüneyt Özdemir var. CNN TÜRK kameramanı da uçakta olup bitenleri görüntülüyor.

20 sene sonra...
Üç saatin sonunda Stockholm'deyiz. Sırada pasaport kontrolü var. AB üyelerine ayrılan bankolara pasaportunu gösteren kapıdan geçiveriyor. Bir ara Çandar da bu bankolara yönelecek oluyor ki, görevli uyarıyor. Sazak, Çandar'a sesleniyor, "Acele etmeyin Cengiz Bey. Daha 20 sene beklemeniz gerekiyor..."
AB üyesi ülkelerin yolcularının kontrolü hızla bitince, kuyrukta bekleyen bizler için, az önce onlara ayrılan banko açılıyor. Belki de hayatımızın en kolay, en itibar gördüğümüz pasaport kontrollerinden birini geçiriyoruz. Türk pasaportunu gören görevliler, "Nobel Prize (Nobel Ödülü)?" diye soruyor, gülümseyerek; yüzümüzdeki muzaffer bakışın ardından da elleriyle geç işareti yapıyorlar. İsveçliler Nobel'i Pamuk'un almasına çok sevinmiş. Taksi şoförü Konyalı Abdülkadir Kahraman, "Nobel açıklandığından beri Türk olduğumu öğrenen her İsveçli beni tebrik etti. Türkiye'de sevinmeyenler de olmuş. Hiç anlamadım. Görüşlerine katılmak zorunda değilsiniz ama bu adam çıkıp da bu ödülü Türkiye için aldım diyorsa, gurur duymanız lazım" diyor.
Önceki gün akşam saatlerinde Stockholm'e gelen Pamuk'u İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Sekreteri Horace Engdahl Havaalanı'nda karşılamış. Pamuk, dün Nobel Müzesi'ni gezdikten sonra 2006 Nobel'ini kazanan diğer kişilerle bir araya gelmiş. Şimdi herkes merakla bekliyor. Bu akşam Türkiye saatiyle 18.30'da başlayacak törende Pamuk'un "Babasının Bavulu"ndan neler çıkacak?





GÜNCEL
Heyecan kayboldu
Şampiyonların seçtiği okullar
Turistik tesiste sürekli ikametgâh
Sezer'den türkülü mesaj
Acarlara vergi incelemesi
Türkiye laikliğiyle simgesel
Çiçek: Bazıları süne gibi
Baykal'a 'Acar' anımsatması
Yapılaşma sınırı yüzde 5'e indirildi
İran'da PKK'ya karşı ortak harekât iddiası
Şırnak'ta şehit olan asker sayısı üçe çıktı
Gözyaşlarıyla uğurlandılar






Melih AŞIK
Limanları açıver!
Hakkı Devrim dün Radikal'deki yazısında Prof....
Can Dündar
Tarihin dönüşü
Bir süre önce Almanya'dan Sibel Kekilli arad...
Hasan PULUR
Bir Yargıtay kararının öyküsü...
İNSANIN bazen "Meğer biz neymişiz!" diyesi ge...
Çetin ALTAN
Fiji'de askeri darbe olmuş, ne ayıp
Karşımdaki duvarda asılı duran Dünya Siyasi H...

© 2006 Milliyet