Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal: AB asli hata yaptı


AB'nin 14 Aralık'ta yapacağı zirve öncesinde Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ve Almanya Başbakanı Merkel'in, Türkiye ile ilişkilerin en az 18 ay fiilen askıya alınması, bu sürede en az iki kez gözden geçirilmesi önerileri Ankara'da tepkiyle karşılandı.
CHP lideri Deniz Baykal, iki sorunun "düğümlendiği" görüşünde. Baykal, dünkü görüşmemizde hem AB'nin hem de Türkiye'nin hatalı tutumları yüzünden, Türkiye-AB ilişkileri ve Kıbrıs sorununun daha da içinden çıkılmaz hale geldiğini, ikisine de düğüm atıldığını vurguladı.

'Asli hata'
CHP lideri, AB'nin tutumunun değerlendirirken şöyle konuştu:
"AB, Türkiye'ye diğer aday ülkelere koşmadığı özel koşullar öne sürerek sorun kaynağı oldu. Güney Kıbrıs'ı da sorunu çözmeden üyeliğe alarak, kendi deyimleriyle 'asli hata' yaptı. Avrupalılar, dini literatürlerinde buna peche original, yani asli hata, diyorlar. AB'nin yaptığı budur. Bu hata hem Türkiye-AB ilişkilerini çözümünü zor hale getirmiş hem de Kıbrıs sorununu çıkmaza sokmuştur. Şimdi kendilerinin bile kabullenmekte zorlandıkları bu hatanın sonuçlarını Türkiye'ye kabul ettirmeye çalışıyorlar. Gösterdikleri gayret bunun içindir."

Türkiye'nin hatası
Baykal, Türkiye'nin hata yaptığını vurguladı ve hatayı şöyle izah etti:
"AB hata yaptı, Türkiye de hata yaptı. Türkiye, 17 Aralık 2004'te imzayı atarak yaptığı hatayı, 29 Temmuz 2005'te Ek Protokol'e imza atarak devam ettirdi. Başbakan Erdoğan, birinci belgede Devlet Bakanı Beşir Atalay'a, ikinci belgede de Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e imza attırdı. Şimdi bu hataların sancısını yaşıyor. Ek Protokol'e imza atarak limanların açılması taahhüdünde bulundu. AB, şimdi 'bunu yerine getir' diyor. Hükümet ise 'sen de izolasyonları kaldırma sözü verdin, onu yerine getir' diyor. Bizimki yazılı bir taahhüt ama AB'nin bize verdiği yazılı bir taahhüt yok. Türkiye açısından baktığınızda bu iki hata yüzünden hem AB ilişkileri hem de Kıbrıs sorunu 17 Aralık öncesine göre çok daha kötü bir duruma geldi."

Ültimatom
CHP lideri, Chirac-Merkel zirvesinin sonucunu ise, "tarihi verilmemiş bir ültimatom" olarak değerlendirdi ve şu yorumu yaptı:
"Chirac-Merkel zirvesinden çıkan sonuç, Türkiye'ye tarihi belirlenmemiş bir ültimatom vermiş olmalarıdır. Diyorlar ki, biz zamanı gelince limanları açacaksın diye karşınıza dikileceğiz. Şimdilik seni sıkboğaz etmiyoruz. Seçimlere kadar bekleriz, eğer yeniden iktidar olursan, bu ültimatomu dayarız ve limanları açmanı isteriz. Hükümete verilen mesaj budur."

Türkiye direnmeli
Baykal, bundan sonrası için Türkiye'nin "direnmesi" gerektiğini düşünüyor. Ankara'nın izlemesi gereken politikayı şöyle özetliyor:
"AB'nin bu ültimatomu kabul edilir ve limanlar açılırsa, bunun arkası gelir. Bugün limanlar diyen AB, yarın Ege diyecektir, azınlıklar diyecektir, Güneydoğu sorunu diyecektir. Bunu demeye başladılar bile. Burası açık. Eğer Türkiye bir kez evet derse, arkasından bu taleplerle karşılaşacaktır. Bu nedenle Türkiye direnmelidir. Ankara, AB süreci ile Kıbrıs sürecinin birbirinden ayrılması için ısrar etmelidir. Kıbrıs, AB'nin konusu değildir. Müktesebatı kapsamında değildir. İki konu birbirinden ayrılmalıdır. Hükümet şimdi bizim başından beri savunduğumuz bu görüşü dillendirmeye başladı ama hatayı başında yaptı."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sezer tarafsız değildir
CUMHURBAŞKANI Sayın Sezer, görevinin 7. senes...
Çetin ALTAN
Fiji'de askeri darbe olmuş, ne ayıp
Karşımdaki duvarda asılı duran Dünya Siyasi H...
Melih AŞIK
Limanları açıver!
Hakkı Devrim dün Radikal'deki yazısında Prof....
Fikret BİLA
Baykal: AB asli hata yaptı
AB'nin 14 Aralık'ta yapacağı zirve öncesinde ...
Hasan CEMAL
Kan lekesi, utanç lekesi!
Bazen kıskanır, bezen imrenirim, keşke ben ya...
Güneri CIVAOĞLU
Oyun sürüyor
AB treni 2007 yılında yavaşlamasa ne olur? Ör...
Can Dündar
Tarihin dönüşü
Bir süre önce Almanya'dan Sibel Kekilli arad...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası'nın tüketim kaygısı
Önceki gün Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılm...
Doğan HEPER
AB üyeliği suya mı düştü?
AVRUPA Birliği bizi alacak mı derken, bu birl...
Semih İDİZ
Merkel aslında ne dedi?
AB meselesi, uzmanları bile zorlayan karmaşık...
Sami KOHEN
"Geri adım" geriye götürüyor!
İLK bakışta Almanya Şansölyesi Angela Merkel'...
Hasan PULUR
Bir Yargıtay kararının öyküsü...
İNSANIN bazen "Meğer biz neymişiz!" diyesi ge...
Derya SAZAK
2009 takvimi
Almanya Başbakanı Merkel'in Fransa Cumhurbaşk...
Meral TAMER
İngiliz ana muhalefet lideri bisiklette
Yandaki fotoğraf, İngiliz Muhafazakâr Parti l...
Yaman TÖRÜNER
Mortgage yasası
Taşınmaz Senetleri (mortgage) Yasası, IMF'nin...
Güngör URAS
Otel odasında bankacılık
Mısır Çarşısı'nda bir dükkânı vardı. İşleri b...
Serpil YILMAZ
Turcas'ın çok ortaklı modeli
Hep şöyle denirdi: "Bankacı Erol Aksoy'un ağa...
M. Ali BİRAND
Avrupa, "cüce"likten kurtulabilecek mi?
Avrupa Birliği'ni kuranlar bugün mezarlarında...

© 2006 Milliyet