|
 |
|
|
Özür dilerim Deniz Bey
Görüş / Bülent Buda
Bu köşede 24 Kasım günü, "AÇzımızın tadını bozan birisi" başlıklı yazım yayınlandı. Yazıda Göztepe-Kütahyaspor maçının devre arasında Deniz Kalkış'ın elinde bir belgeyle protokol kapısına gelip, Levent Ürkmez ile arkadaşlarının yöneticiliklerinin yasal olmadıÇı o nedenle de protokol tribününde oturamayacakları vurgulanıyordu.
Altı gün sonra Deniz Kalkış beni aradı. "Gerginlik olmasın" diye Göztepe'nin maçlarına bile gelmediÇini, hele böylesine sevimsiz bir girişimi öz be öz Göztepeli olarak asla yapmayacaÇını nazik bir şekilde dile getirdi. Başka şeyler de söyledi ama o sözler bu yazının konusu deÇil. GeçtiÇimiz cumartesi Göztepe-Sidespor maçı öncesi protokol kapısı önünde Cemal GözümoÇlu ile karşılaştık. Konuyu ona sordum, öyle bir girişimin olduÇunu ancak eylemcinin Deniz Kalkış olmadıÇını söyledi. Elbette çarpıldım. Bir süredir kendimi aptal gibi görüyorum. Olay salt haberdi. Köşeye taşınacak bir niteliÇi yoktu. Ancak benim için özeldi.
Bir yandan Kalkış soyadı Göztepe için önemliydi, öte yandan Deniz Bey'in aÇabeyi eski Göztepeli yelkenci Cihat Kalkış, güzel günler geçirdiÇimiz sıcak bir dosttu. Yani, duyarlılıÇımın nedeni Göztepe'ye yıllardır kıyan kıydı. Hala da kıyılıyor. Bari bunu ataları bile katıksız Göztepeli olanlar yapmasın üzerineydi.
Yaşamak öÇrenmektir
Söylenenlere inanıp, görerek tanık olmadıÇım bir olayda "yolculuÇa yeni başlamış toy muhabirler" gibi yargısız infaz yaptım. Bu yaşa geldik, demekki hala büyümemişiz. Bir de gençlere "Heyecanlı olun ama ayaklarınız yere saÇlam bassın" diyerek ahkam kesiyoruz.
Yıllardır "spor yazarı" diyerek tanıttılar, hayır "futbol yorumcusuyum" dedim. Orada kalsana... Yetmedi mi koskoca oyun alanları. Sana ne protokol tribününün altında olanlardan. Bir şey daha var aklımıza takılan, malum yazıyı herhalde Göztepe'nin yeni yöneticilerinden bir kaçı da okumuştur. Niye beni uyarma gereÇi duymadılar acaba? Öyle anlaşılıyor ki, insanlar sevmediklerine ilişkin yalan da yazılsa keyifleniyorlar... Ne ilkel bir duygu.
İşte budur hayat. Canımız da acısa birilerinin canını da acıtsak yeni şeyler öÇreniyoruz. Bir zamanlar bir büyüÇüm söylemişti; "ÖÇrenecek bir şeyim kalmadı diyorsanız, yaşamınız sona ermiş demektir..."
Yaşamak öÇrenmektir. Bu kentte yaşayan düzgün insan sayısında müthiş bir erozyon var. Bunu da öÇreniyoruz. Yaşadıkça!
Hiçbir gerekçe yanlışımın özrü olamaz. Sizden özür diliyorum Deniz Bey. Kimse mükemmel olamıyor.
BaÇışlayacaÇınızı umarım.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|