|
 |
|
|
Maltseverlere müjde
Son birkaç ayda, şimdiye dek Türkiye'ye hiç gelmemiş yeni malt viskiler ithal edildi. Şık kutularda satılan bu maltlar, yılbaşı gecesi için hediyelik olmaya da uygun...
myalcin@turk.net
Genç adam içki ithalatının serbest bırakıldığı ama Tekel üzerinden geçirildiği 1980'li yılların sonunda, Tekel genel müdür yardımcısının huzuruna çıkmıştı. Heybetli bürokrat, dev maroken koltuğunda hafifçe kaykılarak "Dosyanı inceledim" dedi. "Viski getirmek istiyormuşsun... Evrakların tamam gözüküyor. Ama ürünün adını 'malt viski' diye yazmışsın. Bu ne demek?"
Sorudaki ses tonunun sertliği karşısında genç işadamı, "Şey... Efendim, biliyorsunuz, İskoçya'nın yeni tanınan bir viski çeşidi..." diyecek oldu. Bu kez bürokrat kükredi: "Ne demek malt viski, kardeşim! Malt diye bir viski yok. Olsa biz bilmez miyiz?"
İthalatçı çekine çekine huzurdan ayrıldı. Neyse ki birkaç gün sonra ithal izninin çıktığını öğrenecekti. Birkaç yıl sonra malt viski Türkiye'de iyice yayılıp tiryakilerini yaratacak, "Malt viski diye bir şey yoktur" diyen bürokratın hâlâ yönetimde bulunduğu Tekel, bin yıllık Ankara Viskisi'nin üzerine "Malt viskidir" diye yazacak, Türkiye'yi bu viskilerle tanıştıran ithalatçı da acı acı gülümseyecekti...
Malt viskiler aslında İskoç viskilerinin hasları. 1800'lere kadar viski hep böyle yapılırmış. Arpalar ıslatılıp filizlendirilerek malt haline getirilir, bu maltlar turba denilen bir tür balçıksı yerüstü kömürünün isiyle kurutulur, değirmenlerde un haline getirilip önce suyla haşlanarak biraya, sonra da bakır imbiklerden damıtılarak ham viskiye dönüştürülürmüş.
Yıllar süren güzellik uykusu
Bu ham viski meşe fıçılarda yıllar süren bir güzellik uykusuna yatar, altın sarısı veya kızıl kehribar rengine ulaştığında da fıçıdan çıkarılıp içilirmiş. 1800'lerin ortalarında, bu yoğun lezzetli ama üretimi zahmetli viskilere, sanayi tipi içki alkolünün karıştırılması ve harmanlama yapılması keşfedilmiş.
Harmanlama sayesinde, malttan yapılan has ama ağır lezzetli viskilerin tatları seyreltilmiş, maliyetleri düşürülmüş, seri üretim mümkün hale gelmiş. Dünyanın dört yanında bulunan J&B, Johnnie Walker, Ballantine's, Cutty Sark, Grant's gibi markalar da bu sayede yaratılmış.
Bu harmanların içine "girdi" olarak konan ve karakter veren butik malt viskiler, 1980'lerde adlı adlarınca piyasaya sürüldüler ve tüm dünyada çok beğenildiler... Bunların en iyi örnekleri olan Macallan, Lagavulin, Talisker, Bowmore gibi örneklerle Türk viskiseverler de o yıllarda tanıştı ve bunlara bayıldı. Fakat bu, Türkiye'nin ucuz dövizle saadet zinciri yaşadığı yıllarda olabildi. Döviz, TL karşısında gerçekçi değerini bulunca, bu viskilerin fiyatlarına erişilmez oldu.
Bu arada, malt damıtımevlerini birer birer yutan viski tröstleri, bunların Türkiye gibi fakir pazarlara değil, Japonya, ABD, Uzakdoğu gibi maltlara daha fazlasını ödemeye hazır ülkelere gönderilmesini buyurdu. Ve 90'ların ortalarında bu viskiler yavaş yavaş ortadan kayboldu, tek tük bulunabilenin de fiyatı tavana vurdu.
Bu maltlar başka maltlar
Şu günlerde ise, ekonominin biraz düzelmesinin de etkisiyle, uluslararası viski devleri Türkiye'ye de biraz malt viski göndermeye başladı. Tabii bunlar adlarını az önce saydığımız "doruktakiler" değil... Onların bir altındaki ligin -ama yine iyi olan- benzer karakterdeki viskileri ithal ediliyor.
Yeni gelen maltların içindeki en çarpıcısı, balımsı lezzetteki Balvenie. En prestijli bölge Speyside'ın maltlarından Balvenie, 12 yıl boyunca önce eski burbon, sonra da eski şeri fıçılarında yıllandırılıyor ve "Doublewood" adıyla satılıyor. Yemek sonrasında, konyak gibi içilebilecek bir malt bu.
14 yıllık Clynelish de benzer karakterde bir Speyside'lı. Yumuşak ve çiçeksi Glen Elgin ve isli, bibersi, iyotsu tatlara sahip ada maltı Caol Ila, 12 yıllık iki diğer çarpıcı malt viski. Okyanus üzerindeki Islay Adası'nın en az isli maltı Bunnahabhain ise, viskideki füme tadı geriden hissetmek isteyenlere hitap ediyor. Damakta yuvarlanan, hafif meşemsi ve maltsı olgun tatlara sahip Glenrothes de bir başka iyi seçenek.
Buz koymadan içilmeli
İskoçya'nın en büyük imbiklerinden en rafine ve hafif maltlarını damıtan Glenmorangie'nin farklı fıçılarda final yıllanmasını tamamlamış grubu ise, birkaç yıldır bulunabiliyordu. Şeri, Madeira ve Porto fıçılarında rötuşlanmış bu viskilere, son olarak Burgonya fıçılarında dinlendirilmiş bir çeşit de eklendi. Bu viskide de zarif şarapsı tonlar hissediliyor.
Yeni malt viskilerin yılbaşı öncesi bir başka hoşlukları da, hemen tümünün hediyelik olmaya uygun şık bir tüp ya da kutu içerisinde satılması.
Ancak bir uyarıyı da yapmadan geçmemeli: Malt viskiyle yeni tanışacaklar, bu viskilere buz koymaya kalkışmak gibi bir suçu asla işlememeli, suyu bile çok az kullanmalı. Onda da, yıllar önce bir İskoç viski eksperinin formülünü uygulamalı: "Bir gülün üstündeki çiğ damlaları kadar..."
|
|
|

|