Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hıristiyanlar, bombalar ve çocuklar


Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Chirac "mekik öpüşme diplomasisi" nihayetinde, Türkiye'nin AB yolundaki işini zorlaştırmaya karar verdiler. Topu taca attılar, yetmedi, kendi tribünlerine yolladılar, maçı erteletmek için ellerinden geleni yaptılar.
Bu konuda sıkıntı verecek düzeyde yazıldı, çizildi Türkiye'de. Kimsenin artık bu "ne olduran ne öldüren AB süreci" ile ilgili bir cümle daha okumak istediğini sanmıyorum doğrusu. Kaldı ki işi AB olanlarda bile, "Fazla ecnebi nazı Anadolu delikanlısını usandırır" duygusuyla "Reformlar bizden, sabır Allah'tan" sükûneti arasında gidip gelen bir ruh çalkantısı var.
Ve fakat bendenizin dikkatini geçtiğimiz temcit pilavı günlerinde bir ayrıntı çekti. Şöyle ki...

Merkel'in "Hıristiyanlığı"
The Economist dergisi, her yıl yaptığı gibi bu yıl da "Gelecek yıl hal-i pür melalimiz nice olacak?" sayısını hazırladı: "2007 yılında dünya". Sükse seven bir dergi olduğu için yazarlar arasında başbakanlar, cumhurbaşkanları ve dahi yüksek rakımlarda ikamet eden şahsiyetler var.
Bunlardan biri de 1 Ocak 2007'de AB'nin dönem başkanlığını üstlenecek olan Almanya'nın Başbakanı Angela Merkel.
Bayan Merkel nasıl bir AB düşündüğünü, AB'yi nasıl düşündüğünü yazmış. Yazı, değişen dünyada AB'nin yeni dengeler yaratabilecek bir güç odağı haline gelmesi gerektiğini söylüyor.
Ve fakat Merkel'in yazısında öyle bir cümle var ki "mekik öpüşmeli diplomasi" sonucunda başımıza sarılan yeni takvimler belasının sandığımızdan daha problemli gerekçeleri ve sonuçları olabileceğine işaret ediyor. Cümlenin çevirisi şöyle:
"AB, hepimizin paylaştığı değerler üzerine kurulmuştur insan haklarına saygı, özgürlük, adalet, demokrasi ve hukukun üstünlüğü- ki bunlar, yüzyıllar boyunca ileri doğru evrimleşmiş ve Hıristiyan geleneği ile Aydınlanma'ya çok şey borçlu olan değerlerdir."
Hıristiyan geleneği! AB karşıtlarının ve sürecin sündürülmesinden asabı bozukların gündeme getirdikleri "Hıristiyan kulübü olarak AB" argümanı herhalde ilk kez Merkel'in ağzından destekleniyor.
Özgürlük ve demokrasi geleneğinin herhangi bir dinin kültüründen beslenebileceğini aklı başında kimse düşünmese de Merkel'in şahsi fikridir, saygı duyarız.
Ve fakat dünya liderlerinden biri olarak dünyanın şimdiki durumunu gören ve her nasıl olursa olsun daha az kanlı, daha az vahşi bir dünya isteyen muktedirlerin bugünlerde ağızlarına dinle ilgili hiçbir şey almamaları gerek. Hele ki hakikaten ve içtenlikle adalet kavramını kullanıyorlarsa...

Vicdan kapısı
"Militarize edilmiş" İncil'lerle Afganistan'a ve Irak'a yollanmış Amerikalı çocuklar çöllerde Tanrı için savaştıklarına inandırılırken, karikatür krizleri Ortadoğu'da çocukların sokaklarda bombalarla patlatılmasına neden olurken, Batı'nın bütün havaalanlarında esmer olan herkes "beyazlara" göre beş kat daha fazla aranırken, hasta ideolojiler üretim merkezi Hollywood'dan her gün vahşetle esmerliğin, ilkellikle İslamın birbirine eşitlenmesi için her türlü propaganda pompalanırken, insanlık tarihi Amok koşucusu gibi kendi sonuna doğru koşarken Avrupa Birliği'nin her şeye rağmen bir vicdan kapısı gibi durmaya, hiç değilse gayret göstermesi gerek.
Tek kutuplu ve giderek "ısınan" bir dünyada ABD'nin dış politikadaki arsızlığına karşı duranların hâlâ saygıyla baktıkları Avrupa idea'sından hiç değilse Avrupa'yı yönetecek olanların uzaklaşmaması gerek. Onlar da esmerlerden korkup kapanırlarsa içlerine, beyaz dünyada milyonlarca esmer çocuğun sesini sadece bombalar duyuracak.

ecetem@hotmail.com








Çetin ALTAN
"Fasarya" ile "Palavra"nın heykellerini yapmaya kalksak
İnsan yığınlarının binlerce yıllık, ahmaklık ...
Melih AŞIK
Altın golü attık!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın son günlerde AB'ye...
Fikret BİLA
Kıbrıs sorunu taksit taksit çözülür mü?
AB'nin, "Ek Protokol'ü uygula, limanları aç" ...
Hasan CEMAL
Bizim 13 Numara'ya Nobel!
Orhan Pamuk, yanında kızı Rüya, (Rüya Galatas...
Güneri CIVAOĞLU
Ankara sürprizi
AB halı sahasında 90 dakika bitti. Uzatmalar ...
Abbas GÜÇLÜ
Gazi aynı Gazi
Üniversiteler kıpır kıpır. En fazla fokurdaya...
Hurşit GÜNEŞ
Peygamberler şehri GAP başkenti oldu mu?
Önceki gün Gaziantep yoluyla Şanlıurfa'ya gel...
Sami KOHEN
Bush değişir mi?
'VAHİM... Korkunç... Dehşet verici..." Irak Ç...
Metin MÜNİR
Donmak mı, üşümek mi? Karar senin
Japona Japon olmak, Hintliye Hintli olmak yet...
Faik ÖZTRAK
Tek haneli enflasyon ve makro ekonomik istikrar
Kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Piya...
Hasan PULUR
Hastaneye saldırmak nerede görülmüş?
AFERİN vatandaşa, ırz düşmanı katili linç ede...
Derya SAZAK
Nobel yazarı
Siyaset yazarı Nobel töreni izler mi?
Meral TAMER
Bob Geldof Topbaş'a neden oy vermez?
Önceki gün trafikle 1.5 saat boğuşup 5'i birk...
Ece TEMELKURAN
Hıristiyanlar, bombalar ve çocuklar
Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşk...
Güngör URAS
Ödünün 'askıya' yararı olamaz
Türkiye'nin "bir limanını ve bir havaalanını ...
M. Ali BİRAND
Türkiye herkezin kafasını karıştırdı
Başbakan'ın " B-C planlarımız var" demesinin ...

© 2006 Milliyet