Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tarihi el sıkışma

Stockholm Büyükelçisi Necip Egüz'ün, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk için elçilikte davet vermesi tarihi anlam taşıyan bir buluşmaydı

Ankara Kulisi


Orhan Pamuk, geçen perşembe günü Stockholm'deki İsveç Kraliyet Akademisi tören salonunda Nobel ödül kabul konuşmasını yaparken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendisini yakından ve dikkatle dinliyordu.
Devlet kimdi? Ekrana yansıyan görüntülerde ön sırada Pamuk'u dikkatle dinleyen çift devletin ta kendisiydi; salonda Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden Büyükelçi Necip Egüz (55) ile diplomat kökenli eşi Şenay Egüz... Konuşma bittiğinde salondaki pek çok kişi gibi galiba Necip - Şenay Egüz çiftinin de gözleri doldu.

İlginç bir sembolizm
Egüz çifti, gerçekten de Orhan Pamuk'u Stockholm'de büyük bir zarafetle sahiplendiler, ağırladılar, yanında durdular.
Stockholm Büyükelçisi'nin Nobel törenine katılmasının, ayrıca kendisi için büyükelçilikte iki ayrı yemek düzenlemesinin ilginç bir sembolizmi var.
Pamuk, devlete hep mesafeli durmuş, devlet kurumlarına eleştirel yaklaşmış, resmi tezleri sorgulamış bir yazar. Hatta devletin başı konumunda olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Pamuk'un "1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt öldürüldü" şeklindeki sözleri nedeniyle kendisine ödülü dolayısıyla kutlama mesajı bile göndermemişti.
Ancak Cumhurbaşkanı'nı Stockholm'de temsil eden Necip Egüz'ün büyükelçilikte kendisi için davet vermesi, ayrıca törene katılması, bu açıdan bakıldığında devlet ile Pamuk arasında belki de tarihi anlam taşıyan bir el sıkışmaydı, bir ilkti.
Perşembe günü törenden sonra kendisini ilk kutlayanlardan biri de Egüz oldu. Pamuk, büyükelçiye, "Ben konuşmamı yaparken gözlerimin içine bakarak dinlediğinizi fark ettim. Konuşurken ben de sizden kuvvet aldım" diye konuştu. Bu fotoğrafa bakılırsa Pamuk ile devletin en azından Dışişleri Bakanlığı kanadı arasında hava ısınmışa benziyordu.

Pamuk, devlete nasıl bakıyor?

"Ben bir sivil yazarım. Devletten onay almam gerekmez. Devletin bana iyi gözle bakması hoşuma gider, ama benim için tek bir ilke vardır. Elimi vicdanıma koyarım, dilediğim gibi, inandığım gibi yalnızca kalbimden geçeni söylerim. Devlet onay verirse çok sevinirim. Devletin vazifesi benim fikrime katılmak da değildir. Ama, demokratik modern bir devlette, devletin vazifesi o ülkedeki yazara bir ortam hazırlamaktır. Devlet yazarlara ne yapacağını söylemez ya da devlet beğenmediği şeyi yazan yazarı hapse atmaz."
(Milliyet Washington Temsilcisi Yasemin Çongar'a verdiği mülakattan)

Derviş'in yakın dostu

Eşi Şenay Egüz'le birlikte Pamuk'u Stockholm'de büyük bir zarafetle sahiplenen Büyükelçi Necip Egüz, Dışişleri'ndeki ODTÜ'lüler ekolünden geliyor. Dışişleri'ndeki ODTÜ kökenlilerin çoğu gibi TED Ankara Koleji çıkışlı.
Dışişleri'nde Brüksel, Adis Ababa, Washington ve Birleşmiş Milletler'in Cenevre Ofisi nezdindeki Türk delegasyonunda görev yapmış. Merkez görevleri arasında Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in özel kalem müdür yardımcılığı da var. Ayrıca uzun yıllar insan hakları konularıyla ilgilenmiş.
Ancak Stockholm'e büyükelçi olarak gittiği 2005 ile geriye doğru 2000 yılları arasındaki mesaisinin tümü Kıbrıs sorunu üzerinde geçti. Egüz, ünlü Annan Planı üzerindeki pazarlıkların yapıldığı dönemde Kıbrıs İşleri Genel Müdür Vekili olarak görev yapıyordu ve planın üzerindeki değişiklikleri konu alan diplomasinin en kritik aktörlerinden biriydi. Egüz, İsviçre'de 24-31 Mart 2004'te yapılan ünlü Burgenstock zirvesinin de kurmay heyetindeydi.
İlginç olan bir başka nokta, Egüz'ün Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Direktörü Kemal Derviş'in yakın arkadaşı olması. Dostlukları Egüz'ün Washington Büyükelçiliği'nde müsteşar olarak çalıştığı 1980'li yılların sonuna kadar gidiyor. Derviş 2001'de Ankara'ya geldiğinde en sık görüştüğü dostlarından biri Egüz'dü..
Catherine Derviş'in Ankara'daki en yakın arkadaşlarından biri Şenay Egüz'dü. Dervişler ve Egüzler, yaz tatillerini Bodrum'da birlikte geçirirlerdi.




SİYASET
Tarihi el sıkışma
Avrupa Birliği sözünde durmuyor
Ankara'da derin kriz
Erdoğan: Köşk'e mi soracağız?
Askerlik şubesindeki AKP töreni durduruldu
Esma Ürün: Eşimi affetmedim
Baykal: Allah bizi C planından korusun
Rum inadı zora soktu
Sezer: İnsan haklarını korumak öncelikli hedef
Time'ın 'Türk çocukları'
Ağar: Altyapısı hazırlanmalıydı
MHP'li Şandır: Kıbrıs'ı sattınız






Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

Fikret BİLA
İtiraz sadece usule değil esasa da dönük
Ankara'nın AB'ye ilettiği "liman önerisi"ne i...
Hasan CEMAL
Doğu, Batı derken hayatın gerçekleri!
Grand Hotel'in kanala bakan salonunda sabah v...
Güneri CIVAOĞLU
'İkona / kokona' değil
İstanbul, Luxury Konferansı'na gelen en iddia...
Derya SAZAK
Kitabı sevdirmek
Nobel konuşmasında 'babasının bavulunu' anlat...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2006 Milliyet