Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Aralık 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hayvanları da seviyorlar, kürkü de...


malphan@milliyet.com.tr

ABD'de atlara kötü muamele eden en büyük çiftliği kapattırdı. Amerikan ordusunda hayvanların atış talimlerinde kullanılmasını yasaklattırdı. Amerikan Anayasa Mahkemesi'nin, deney hayvanlarına yapılan kötü muamele nedeniyle hayvanseverlerden yana karar vermesinde başrol oynadı.
Benetton, Avon, Revlon gibi markaları hayvanlar üzerinde deney yapmamaya; J.Crew, Ann Taylor, Polo Ralph Lauren'i ise kürkü bir daha koleksiyonlarında kullanmamaya ikna etti. Olta balıkçılığıyla savaşmak için süpermarketlerin önüne çıplak denizkızları yerleştirdi. 70 çıplak erkek ve kadını boğa güreşlerini protesto etmek için sokaklarda koşturttu.
Daha birçok markayı protesto etmek için türlü ama her daim yaratıcı protesto gösterilerine imza attı.
PETA'dan bahsediyorum.

Kanlı Burberry
Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler Derneği-PETA şimdi de koleksiyonunda kürke yer veren Burberry'yi markajına alarak "Bloody Burberry" (Kanlı Burberry) adlı bir kampanya düzenledi.
Bloodyburberry.com sitesi Burberry.com'un klonu niteliğinde. Renkler, web tasarımı, yazı karakterleri aynı. Ancak fotoğraflar farklı. Bloodyburberry.com'daki moda fotoğraflarının bir yerine ölü ve derisi yüzülmüş tilkiler iliştirilmiş. Bankta kadın mankenin yanına, omuzlarına, ayaklar altına...
Bugüne kadar ekose deseniyle özdeşleşmiş markanın gerçek kürk kullanmasıyla beraber artık hayvanlara zulümle tanınacağını savunan örgüt, çiftliklerde yetiştirilen hayvanların hayat boyu her türlü havada açık, pis kafeslerde, temiz su ya da veteriner gözetiminde olmadan yaşadığını; tırmanma, yuva yapma ve yüzme gibi doğal davranışlarda bulunamadığını belirtiyor.
Bu çiftliklerde çalışanların hayvanları öldürürken boğma, elektrik akımı ve zehirleme gibi en ucuz ve vahşi yöntemleri kullandıkları bir sır değil. Bu hayvanlar kalp krizi geçirip ölmeden önce şiddetle sarsılıyor, titriyor ve bağırıyor.
Kafanızda canlanıyor mu?
Ben hayvanları severim, hem de çok... Ama ne yalan söyleyeyim deri mont giyerim, et yerim, eskiden iki kedim vardı, bakamayınca vermek zorunda kaldım. Bunlar PETA'cıların beni ayıplaması için yeterli sebepler. Kürke gelirsek, güzel görünüyor, insana "birinci sınıf" bir hava veriyor.
Kürke verecek param yok. Olsaydı da vermezdim. Verenlerin çoğu da vahşet yanlısı, hayvan düşmanı insanlar değil bence. Sadece bu konuda cahiller. Üzerlerindeki kürk mantonun ne gibi süreçlerden geçerek o hale geldiğini pek bilmiyorlar.
Bilmek de istemiyorlar belki.
Dükkana girip raftaki kürkü gördüklerinde zihinlerinde bir kapı kapanıyor; hayvanlara yapılan eziyetle ilgili kulaktan dolma da olsa var olan tüm bilgileri o kapının dışında kalıyor.

Ama ne çelişki!
Geçenlerde magazin programlarından birinde gördüm. Sosyetiklerden, hani şu kocası ona şunu da almış bunu da diye durmadan haber olan Müge Canmutlu, Kanyon'daki Harvey Nichols'ın açılışına katılmış. Üzerinde uzun gri bir kürk palto var. Soruyorlar: "Ne iş?" "Hayvanları da seviyorum, kürkü de" diye yanıtlıyor Canmutlu.
İşte durum bu...
Bir an için durup düşünse, büyük bir çelişki yaşadığını anlayacak.



Beyaz Saray'da kıyafet skandalı

Magazin dergilerinden görmeye alışığız. Bir davete katılan iki kadın aynı elbiseyi giyince "Pişti oldular" başlığı atılıyor. Ama emin olun böyle bir "pişti" görmediniz.
Geçenlerde Beyaz Saray'daki resepsiyona üç kadın aynı elbiseyle katıldı. Markaları Zara falan olsa anlaşılır ama bu elbiseler Oscar de la Renta imzalı ve her birinin fiyatı 8 bin 500 dolar.
Elbise sırf bu üç kadında olsa iyi ama en kötüsü Laura Bush da aynı gece seçimini bu elbiseden yana kullandı. Düşünsenize, Başkan'ın ev sahipliğini yaptığı davette dört kadın aynı elbiseyi giyiyor. Tamam Oscar de la Renta yeniden yükselişte... Ama diğer modacılar torbaya mı girdi? Her şey ezber olmak zorunda mı? Belki de Laura Bush Oscar de la Renta'dan giyindiği için davete katılan kadınlar ondan geri kalmak istemedi. Ama sonu böyle olur işte. En komiği ise, kadınlık ya bu, "Ona daha çok yakışmış" diye birbirlerini kıskanmış bile olabilirler.
Laura Bush arada gidip üstünü değişerek her ne kadar doğru bir harekette bulunsa da bu elbiseyi giymeden önce daha titiz davranmalıydı. Mesela Jacqueline Kennedy first lady iken modacılarına ona verdikleri elbiseyi başka birine vermemeleri konusunda talimat verirmiş. Demek ki Laura Bush'un da eskilerden öğrenecekleri var.



CUMARTESİ
"Başkalarına benzemek istemiyorsan vintage giy"
"Melankolik bir tip olduğumu kabul ediyorum"
Yılbaşına 3 hafta kaldı
ne var, ne yok
Sarayda Karadeniz pidesi
En moda En yeni





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet