Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Aralık 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AKP ve CHP, İzmir'de umduÇunu bulamayacak!

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

ÇÜNKÜ... Her iki partinin il başkanı ne kendi milletvekilleriyle ne parti yönetimiyle ne sivil toplum örgütleriyle ne medyayla ne de halkla barışık.
Zaten AKP İl Başkanı Ali Aşlık'a kongrede yedi vekilden açık açık sadece İsmail Katmerci destek vermişti.
Son olarak AKP İzmir Milletvekili Tevfik Ensari'nin, Konak İlçe Danışma Meclisi'nde Aşlık'ı topa tutması, parti içindeki gerçekleri iyice su yüzüne çıkardı.
Ensari, İzmir'de partinin medyayla ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerinin kötü olduÇunu vurguladı. Muhalefet partilerinin il ve ilçe yönetimlerinin daha fazla çalıştıÇını ve medyada daha fazla yer bulduÇunu söyledi. Zaman zaman "MilletvekiliÇine aday olmayacaÇım. İl başkanı olarak devam edeceÇim" diyerek hedef şaşırtan Ali Bey, 2007'nin kasım ayında yapılacak seçim öncesinde nasıl olsa istifa etmeyecek mi?
Edecek.
Peki, biraz daha erkenden koltuÇu bıraksa da partisi için daha iyi çalışacak yeni bir yönetim oluşmasına katkı saÇlasa daha hayırlı iş yapmış olmaz mı?
* * *
Aynı şekilde CHP'liler de, İzmir'de başarılı olmak istiyorsa mevcut il başkanı olan Selçuk Ayhan'dan bir an önce kurtulmak zorunda.
Tıpkı AKP İl Başkanı Aşlık gibi, Ayhan'ın da (Beş milletvekili hariç) geri kalan dokuz vekille arası iyi sayılmaz.
Sivil toplum örgütleriyle, medyayla ve halkla (okey arkadaşları hariç) barışık deÇil.
Ama...
Milletvekili olmak için yanıp tutuşan Ayhan, nasıl olsa seçim öncesinde istifa etmeyecek mi?
Edecek.
Şimdiden görevini bıraksa da seçimlere kadar parti örgütüne toparlanma ve daha iyi çalışmak için uzun bir zaman dilimi kalsa.
Aksi takdirde her iki parti de İzmir'de umduÇunu bulamayacak gibi görünüyor.
Benden söylemesi...

EÇer 'Kalbim Ege'de kaldı' demek istemiyorsanız...

BİR süre önce hükümetin İzmir'e yeteri kadar destek vermediÇi, yatırım yapmadıÇı ve cezalandırdıÇı tartışıldı.
GeçtiÇimiz hafta da İzmirli bazı işadamları da "burada engelleniyoruz" diyerek, şirket faaliyetlerinin önemli bir bölümünü İstanbul'dan yürüteceÇini açıkladı. İzmir'i terkedenler kervanına katılacaklarını duyurdu.
Bu açıklamalara, bazı meslek odalarının başkanları da, "İzmir'e yatırımcı çekmeye çalıştıÇımız bir dönemde, kenti terketmek yanlış" diyerek karşı çıktı.
İzmir'den ayrılmak isteyenlere tepki gösterenler arasında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur da yer aldı.
Basmane'deki Dünya Ticaret Merkezi'nin imara aykırı olarak inşa edilmesini yargıya taşıyanların başında gelen Çakmur, bakın bu konuda de diyor:
"İzmir'de kalıp İzmir'e faydalı hizmetleri, yasaya, imara ve çevreye uygun yapmak gerekir. Bunu yapan hangi işadamına, kim engel çıkardı? Bu işin yanlış kaldırır yönü yok. İzmir'de doÇduk, İzmir'de büyüdük. EÇer katkımız olacaksa bu kente olmalı. Ayrıca kimse kimseye suç isnatında bulunmamalı. Bu doÇru deÇil. 'Ben daha çok kazanmak istiyorum' demek herkesin hakkı. Ama İzmir'e katkıda bulunmak da bu kentte yaşayan herkesin ödevidir, görevidir. Çünkü bizi bu hale getiren İzmir'dir, bu kentin insanıdır. İzmir'i sevmeliyiz ve İzmir'de yatırım yapmalıyız. Ayrıca yasalar ülkenin her yerinde aynıdır. Yasadışı bir iş yapıldıÇı zaman İstanbullu, Ankaralı, Denizlili sessiz mi kalacak? İstanbul'daki Gökkafesi ben mi yıktırdım?"
Siyasi iktidarlar tarafından İzmir cezalandırılmaya, ekonomide, sporda ve eÇitimde küme düşmeye, "ben yaptım oldu" anlayışı devam ettiÇi sürece kenti terkedenlerin sayısı her geçen gün artacak gibi görünüyor. EÇer bu kentte söz ve karar sahibi olanlar, birlik içinde olmazsa, her kafadan ayrı ses çıkarsa daha çok işadamı "Kalbim Ege'de kaldı" şarkısını söylemek zorunda kalır.

Karşıyaka ve Menemen belediyelerinin vefası

GEÇEN hafta bu sütunlarda CHP'li belediyelerin vefasızlıÇından söz etmiş ve Bülent Ecevit'in ismini neden bir bulvara, parka veya merkeze vermediÇini sormuştuk.
İlk vefa örneÇini, bir süre önce CHP'den ihraç edilen Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin gösterdi. Bergama Caddesi'ne Başbakan Bülent Ecevit Bulvarı adını verdi. Ardından Karşıyaka Belediye Meclisi, Cumhuriyet Mahallesi'nde yapımı devam eden Kültür Merkezi'ne Ecevit'in isminin verilmesini kararlaştırdı.
Konak Belediye Başkanı Muzaffer TunçaÇ ise "Sayın Ecevit'in ismini büyük bir projeye vermek gerekir.Bu da bize deÇil, Büyükşehir Belediyesi'ne yakışır" diyerek topu Başkan Aziz KocaoÇlu'na attı.
DSP'den gelen davete karşın "Ben 50 yıllık CHP'liyim Partimden ayrılmam" diyerek konumunu güçlendirmeye çalışan KocaoÇlu, bakalım eski genel başkanına vefasını nasıl gösterecek.
Hep birlikte göreceÇiz.

DUYDUK
Vali Bey, DSP'lilerden özür diledi

YİNE geçen hafta bu sütunlarda İzmir Valisi OÇuz KaÇan Köksal'ın, eski Başbakan Bülent Ecevit'in vefatından sonra DSP'lilere baş saÇlıÇı dilemediÇini, bu yüzden parti yöneticilerinin kırgın olduÇunu yazmıştık. Vali Bey, yazının çıktıÇı gün DSP İzmir İl Başkanı Özdemir Sökmen'i arayarak özür dilemiş ve "En rahat valiliÇi, Ecevit'in başbakanlıÇı döneminde yaptım" demiş. Hatayı, Özel Kalem Müdiresi üstlenmiş. DSP'liler de Vali Bey'e olan kırgınlıklarına son vermiş.

cbilgen@milliyet.com.tr









EGE
AKP ve CHP, İzmir'de umduÇunu bulamayacak!
Emeklilik hakkında her şey
Belediye otobüsleri tehlikeli kullanılıyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Necati Çetiner
Özgür Kaynar

© 2006 Milliyet