
|
|
|
 |
|
|
Pazartesi yazısı
HABERLERDE gördüm, Deri ve Kürk Fuarı'nda bir hayvansever hanım mankenlere, kürk mağazaları sahiplerine söylenip duruyordu. Bizim hanım da "Ne varmış her kadın bir kürk mantosu olsun ister" demez mi? Kadıncağız mankene soruyor "Üstünde giydiğin bir ölü hayvan derisi, hiç mi için sızlamıyor?". Manken şaşkın bakıyor. Hayvansever hanım haklı. Hatta duymuştum bazı ünlü mankenler bu tarz defilelere katılmıyorlarmış. Bizde ne olacak, neyin kıymeti var? Yeni yeni hayvanlara sevgi arttı. Bir kürk dükkanı sahibi de bu kadar milletin buraya geldiğini bir tek kendisinin şikayetçi olduğunu söyledi. Tam Türk usulü düşünmek. "Herkes doğru diyor da bir tek sen mi yanlış diyorsun" diye bir mantığımız vardır bizim. Onun için hak hukuk bizde yürümez. Bir kişinin söylediği doğru olsa bile çoğunluk yanlış bilse de o doğrudur bizde. Hanım da bu takımdan diyebilirim. Yok efendim her kadının rüyasıymış kürk manto! Yoksa öyle mi?
* * *
EVDE bir "Sıla" kavgası sürüp gidiyor. Hanım "İlla seyredeceğim" diyor. Ben oturdum izledim ama içim daraldı. Nedense bu aşiret dizilerden hiç haz almıyorum. Beni hiç ilgilendirmiyor. Hanımın da ilgilendiği yok o "Kız ne güzel, oğlan ne güzel" diye izliyor. Ama işte dizilerin tutması da hanımlara bağlı, bu da bir gerçek. Bizim esamemiz okunmuyor, yani beylerin. Nitekim apartman bu dizi başlayınca birden sessizliğe bürünüyor. Sanırım her evde durum bizdeki gibi. Beyler bir kenarda kaderlerine razı dizinin bitmesini bekliyor.
* * *
BU hafta gerçekten hiçbir televizyon programında anlaşamadık malum kişi ile. Beyazıt Öztürk şu her an hazır ve nazır manken hanımı yine çıkarmış. Tuğba Hanım adı galiba. Görünce dedim ki; "Bu hanım acaba daha ne anlatacak? Ne konuşacak?". "Aaa ben onu pek severim. Ne varmış tatlı dilli genç bir kız" dedi bizimki. Ters gidecek benimle, şimdi diğer konuk için de aynı şeyi söyleyeceğim, biliyorum alacağım cevabı, sustum. "Sen konuklarınla baş başa otur ben yatıyorum" dedim. homurdanarak gittim içeri.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|