|
Kâmran İnan'ın siyaset yılları...
NİÇİN politikacı hemen her araştırmada en az güvenilen, itibarı en düşük çıkıyor?
Kâmran İnan, yıllarca devletin en yüksek yerlerinde görev yapmış, çoğunun hoşuna gitmemiş, dürüst, sözünün eri bir "hariciyeci"dir. Türkiye'yi yıllarca dış örgütlerde temsil ettikten sonra, iki kere de politikaya girmiş, Demirel'in AP'sinde ve Turgut Sunalp'in MDP'sinde bakanlık ve milletvekilliği yapmıştır.
***
KÂMRAN İnan'ın ikinci politika denemesi, davet üzerine, "12 Eylül" yönetiminin desteklediği "Milliyetçi Demokrasi Partisi/MDP"dir. Partinin başında da emekli orgeneral Turgut Sunalp vardır.
O günleri, yani 1983 günlerini anlatan Kâmran İnan'dan birkaç cümleyle, politikacının itibarının neden bu halde olduğunu anlayacaksınız. (x)
"Sunalp Paşa'nın da katıldığı bir törenle MDP'ye girdim. (...) AP'yi ve sistemi batıranların çoğu etrafta görülüyor, malzeme aynı."
***
KÂMRAN İnan, Turgut Sunalp'le birliktedir. Genel Başkan, kapıyı açıp içeri girenlerden bazılarına, "Sayın Bakan" diye hitap etmektedir; yani seçim olmuş, hükümet kurulmuş, bakanlar dağıtılmıştır.
Sunalp Paşa "Sayın Bakan" diye hitap ettiklerinden biri odadan çıkınca Kâmran İnan'a döner:
"Bakan diyorum ama, ileride bakan olmayacak!"
MDP'ye girenlerin çoğu, partileri kapatılmış AP'liler, hele eski milletvekilleri mücadelelerini (!) anlatma, Demirel'i kötüleme yarışına girince Kâmran İnan dayanamaz:
"1978 kongresinde neredeydiniz?"
Çünkü o kongrede bayrak açan Kâmran İnan'dı.
***
KÂMRAN İnan, Avrupalıların isteği ve Cumhurbaşkanı Evren'in de onayıyla Strasbourg'a gider, Avrupa Parlamentosu gruplar arası toplantısına girer, Türkiye'nin siyasi gelişmelerini anlatır ve şöyle der:
"Seçime gitmiyoruz, memnun değilsiniz; seçime gidiyoruz, yine memnun değilsiniz... Ne istediğinizi bir bilsek!"
***
KÂMRAN İnan Ankara'ya döner; partilerin aday listeleri açıklanmış, Milli Güvenlik Konseyi bazılarını veto etmiştir. Görüntüyü tespit eder:
"Vetolardan sonra onların yerine göz dikenlerin hücumu başladı... Başvurulan metotlar, yalvarmalar, yakarmalar, genel başkanı görebilmek için koridorlarda nöbet bekleyenler. Bir vakitler Demirel'i görünce ağzı kulaklarına gelen (....)li bayan, bu defa parti yetkililerine dil döküyor, Sunalp'i görebilmek için krizler geçiriyor."
Kâmran İnan herhalde içinden bir "heyhat!" çeker.
"Bu malzemeden parlamento oluşacak ve devlet idare edecek, Allah millete acısın!"
***
SEÇİM yapılır; birinci Özal'ın ANAP'ı, ikinci Necdet Calp'in Halkçı Partisi, üçüncü de MDP'dir...
İnan, "1973'te Meclis'e geldiğimde 'Türkiye bu değil, demiştim!' " der, "Şimdi ne diyeceğimi bilmiyorum. Belki Türkiye bu, ben göremiyorum."
***
SEÇİMDEN sonra bir akşam Metin Toker'in evindeki yemeğe gider, sofrada Çağlayangil, Halefoğlu, Erdal İnönü vardır. Çağlayangil, Kâmran İnan'a takılır, Turgut Paşa'yı kastederek, "Kötü berbere gittin!" der.
Kâmran İnan da, Demirel'i kastederek, "Daha önce ustasına gittim, az daha başımı kesiyordu, bu sefer saçlarımı bıraktım!" karşılığını verir.
Kâmran İnan'ın kitabı yabancı bir büyükelçinin sözüyle sona erer:
"Dünyada Türk basınına dayanabilecek ikinci bir demokrasi yoktur."
Ne dersiniz, doğru mu?
(x) Siyaset Yılları, Timaş Yayınları.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|