Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ordu, AKP, Eğitim-Sen ve CHP


Son günlerde sürekli geziyorum. Ee, Başbakan'ı bu kadar çok gezen ülkenin vatandaşları da ona özeniyor. Ama bir farkla. O daha çok yurtdışına gidiyor. Ben daha çok Türkiye'yi geziyorum. Ankara'ya da ondan çok gider olduk! Geçen hafta oradaydık. Bugün yine yol göründü...
Önce KKTC, ardından Ordu, bugün Ankara ve yarın Çanakkale.
Geziler yorucu olsa da Türkiye'nin nabzını tutma açısından çok yararlı oluyor. Bir gazeteci için de bundan daha iyi kazanım olmaz.
Her şeyden önce şu tespiti yapmakta yarar var. Üniversite öğrencilerinin gözlem ve eleştirileri ile kamuoyunun siyasete, ekonomiye, medyaya ve uluslararası ilişkilere bakış açısında temel farklılıklar yok. Örtüşen noktalar, ayrılıklardan çok daha fazla. Bu yüzden, "Üniversiteler toplumu temsil etmiyor, gençler olaylara marjinal bakıyor" deyip onları ciddiye almayanlar, vahim bir şekilde yanılıyorlar. Bizden hatırlatması...
En büyük tepki hükümete. Nereye giderseniz gidin, kiminle konuşursanız konuşun, büyük bir hoşnutsuzluk var. Ankara'nın zirvesindeki diyalog eksikliği, halka da yansımış durumda. Anlaşılan o ki hükümete acilen iletişim dopingi yapmak gerekiyor. Frekans farklılığı sadece Çankaya, Genelkurmay, YÖK ve diğer devlet kurumlarıyla sınırlı kalsa, belki kendilerini o kadar rahatsız etmez ama halka yansımasının faturası seçimde çok ağır olabilir.
AKP bu kafayla giderse, bırakın tek başına iktidara gelmeyi, birinci parti olması bile riske girebilir. İktidara geldiği gibi hızla eriyor. O onların sorunu. Bizimkisi sadece bir durum tespiti. Peki yükselen kim? Kararsızlar? O boşluğu da elbette birileri dolduracaktır. Geçen seçimin dolduranı Erdoğan'dı, bakalım bu kez kim olacak?..

Ordu Eğitim - Sen
Eğitim Sen'in ülke genelinde gerçekleştirdiği eğitimi sorgulama toplantılarının sonuncusu önceki gün Ordu'daydı. Yüzlerce eğitimci ve eğitime gönül verenlerle birlikte eğitimin dünü, bugünü ve yarınını tartıştık. CHP milletvekilleri Muharrem İnce, Kazım Türkmen, Eğitim Sen Başkanı Alaaddin Dinçer ve Ordu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Celal Yapar vardı. AKP Milletvekili Eyüp Fatsa ise gelmekten son anda vazgeçmiş. Keşke gelseydi de iktidara yönelik soruları o cevaplasaydı.
Demokratik boşluğu doldurma adına ben biraz olsun, devletin ve hükümetin yapamadıkları kadar yaptıklarını da anlatmaya çalıştım. Üstelik bunu yaparken, çok sesliliğin bir gereği olarak bunları dile getirdiğimi söylediysem de, bu sana mı kaldı diye bir güzel fırça yedim.
Ordulular, fındık ve Karadeniz Otoyolu nedeniyle iktidara öylesine kırgınlar ki, arada tek tük de olsa (eğitimde), bırakın icraatlarını anlatmayı, AKP'nin ismini bile duymak istemiyorlar.
AKP'nin eğitim adına ortaya fazla bir şey koyamadığı, kadrolaştığı, yozlaşma yarattığı, kaynak israfı yaptığı uzun uzadıya dile getirildi. Peki iktidar alternatifi olarak ortaya çıkan CHP milletvekilleri bu konuda ortaya ne koydu? Tatmin edici alternatifler sundular demek yalan olur. Ama hâlâ zamanları var. Eminim derslerini iyi çalışırlar. Yoksa seçim zamanı gençleri ve eğitime gönül verenleri ikna etmeleri hiç o kadar olmayacak...
Bu arada Ordu Gülyalı Turnasuyu Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nun depreme dayanıksızlık nedeniyle boşaltıldığını, bitiriliş tarihinin 13 Temmuz olmasına karşın hâlâ açılamadığını, öğrenci ve öğretmenlerinin perişan durumda olduğunu Ankara'daki büyüklerimize hatırlatmam özellikle istendi!..
Perşembe civarında sahile çok yakın bir şekilde giderek artan balık çiftliklerinin de çevrecileri kızdırdığını da vurgulamakta yarar var. Kültür levrek ve somon'ları lezzetliymiş ama yarın onlar da Bodrumlular gibi denize hasret kalabilirler...
Özetin özeti: Ordu, her yönüyle farklı bir Karadeniz kenti. Her konuda bir adım öndeler. Ama oraya sıkışıp kalmışlar. Yeni açılımlara ihtiyaçları var...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Diplomasi oyunları
BİR arkadaşımızın köşe yazısında okudum; Türk...
Melih AŞIK
Devlet ciddiyeti!
Devlet organları "bilgi verdin - vermedin" sü...
Fikret BİLA
Orhan Pamuk'un yazarlığı
Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Türk yaza...
Hasan CEMAL
AB'de yola devam!
Orhan Pamuk geçen pazar akşamı Nobel Ödülü'nü...
Güneri CIVAOĞLU
Asist
AB yolculuğunun bu durağını da "alternatif ta...
Can Dündar
Nasıl Nobel alınır?
Nobel ödülünü izleyen gece yarısı...
Abbas GÜÇLÜ
Ordu, AKP, Eğitim-Sen ve CHP
Son günlerde sürekli geziyorum. Ee, Başbakan'...
Hurşit GÜNEŞ
Ekonomide vites küçülüyor, ama sorunlar sürüyor
Dün açıklanan büyüme verileri herkesi bir hay...
Sami KOHEN
Son gün son dakikaya kadar...
Senaryo "biz bu filmi daha önce de görmüştük"...
Metin MÜNİR
Kıbrıs'ta yeni çözüm formülü düşünme zamanı
Yugoslavya Federal Sosyalist Cumhuriyeti İki...
Derya SAZAK
Kıbrıs
Hükümetin AB zirvesi öncesi Kıbrıs açılımı Dı...
Meral TAMER
Türkler işsizken Tekfen neden Çinli işçi arıyor?
Tekfen'in 50. yıldönümü nedeniyle Çırağan Sar...
Güngör URAS
Özel tüketim artışı, üretim artışının üzerinde
2006 yılının ilk 9 ayında, üretimde de tüketi...
Serpil YILMAZ
AB'nin seçimi: Türkiye bölgede 'rol model'
Panelden sonra İçişleri Bakanı Abdülkadir Aks...
M. Ali BİRAND
Türkiye, kendi hamlesini çelmeliyor
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki satranç...

© 2006 Milliyet