|
 |
|
|
ANALİZ
AB'li bakanlar günü kurtardı
AB dışişleri bakanlarının kararı Türkiye'yi tatmin etmedi. Almanya ve Fransa, beklenenden daha ılımlıydı. Bir Komisyon yetkilisi, 'Türkiye en iyisini elde etti' dedi
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Avrupa Birliği'nin (AB) dışişleri bakanları düzeyinde aldığı karar, Türkiye dışında herkesi tatmin eden bir içerik taşıyor.
Toplantı öncesi Türkiye nedeniyle yeni ve derin bir kriz yaşama riskiyle karşı karşıya kalan AB ülkeleri, varılan uzlaşının hem yaptırıma hem de müzakerelerin bir şekilde devamına olanak sağladığı görüşünde.
KKTC'ye yönelik izolasyonların kaldırılması ve başlık açılması konusunda da Rumların geleneksel yaklaşımları nedeniyle ihtiyatlı bir söylem hâkim.
Önceki gün alınan karar, Türkiye'ye destek veren ülkelerle, sürecin net bir şekilde sekteye uğratılmasını savunan üyeler arasındaki "baskı ve direnç denkleminin" ürünü olarak ortaya çıktı.
Dışişleri bakanları toplantısında, özellikle Almanya ve Fransa'nın beklenenden daha ılımlı bir tavır sergilemesi en dikkat çekici noktalardan biriydi. Birçok AB yetkilisi bunu Komisyon'un tavsiyesine bağladı.
Üst düzey bir AB diplomatı, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
Komisyon memnun
"Komisyon'un tavsiyeleri oldukça kapsamlıydı. Bunlar hukuk birimlerinin tavsiyesi alınarak yapılan önerilerdi ve bir bakıma ikna gücü fazlaydı. Tavsiyelerin belli ölçüde ağır olduğu da bir gerçek. Dolayısıyla Almanya ve Fransa'nın fazla öne çıkmalarına gerek kalmadı."
Komisyon da karardan çok memnun. Üst düzey bir Komisyon yetkilisi, "Mevcut koşullarda Türkiye'nin elde edebileceğinin en iyisi buydu" dedi.
Askıya alınan 8 başlık dışındaki başlıkların açılacak ancak kapatılamayacak olması, kararın üzerinde en çok durulan unsurlarından biri. Kararda yer alan, konseyin sürecin devam edeceğine yönelik vurgusu birçok yetkili açısından "garanti" anlamı taşıyor.
Konuyu değerlendiren bir yetkili, "Rumlar, hem bu yazımı benimseyip hem de hazırlıkları tamamlanan başlıkları açtırmama yoluna giderlerse zorlanırlar" diyor. Şu ana kadarki uygulamalar da Rumların hemen "teslim olmayacağını" kanıtlıyor.
Temkinli yaklaşılan bir başka unsur da KKTC'ye yönelik izolasyonlarla ilgili. Yetkililer, varılan siyasi uzlaşıdan bu konunun ocakta "halledilecek" olduğu anlamının çıkmaması gerektiğini belirtiyor.
Varılan uzlaşı, bu sorunun hemen çözüleceği değil, tekrar ve üst düzeyde Avrupa Birliği gündemine alınması anlamını taşıyor.
Herkesin kendine göre yorumladığı bir unsur da komisyonun 2007-2009 arasında yapacağı değerlendirme raporları. Bu durum, bazı yetkililere göre muğlak tarihli bir randevu. Ama çoğunluk, bu ifadelerin "randevu" anlamı taşımadığı görüşünde.
|
|
|

|