Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne kadar ekmek o kadar köfte

Görüş / Bülent Buda

Artık günümüz futbolunda disiplin kazanıyor. Beyinsel disiplin... Kas gücünün egemen olduÇu bu sporda eÇer akıl o güçlü kaslara hükmedemiyorsa oyunda denge futbolcular arası ahenk oluşturulamıyor. O nedenle güç kazanım idmanları kadar, beyinsel odaklanma, konsantrasyon alıştırmaları da önemli. ÇoÇu zaman takımlarımızda gözlediÇimiz daÇınık, savruk görünüm, yapabileceklerinin sınırını zorlayıp, oyundan düşen futbolcuların "Tribüne oynama sevdalarından" kaynaklanıyor.
Karşıyaka'nın pazartesi akşamı Kasımpaşa karşısında oynadıÇı ilk yarının son maçını izlerken bunları düşündüm. Maç öncesi puan sıralamasına baktıÇımızda Kasımpaşa 33'le ikinci, Karşıyaka 19'la 12'nciydi. Varsayalım bu maçla lig bitse Kasımpaşa kaybetmesine karşın Süper Lig'e çıkıyordu. Aradaki puan farkı uçurum. Kasımpaşa 2 A'nın yeni takımı, Karşıyaka ise yıllardır orada krampon eskitiyor. Maçın sonucuna bakıyorsunuz, Karşıyaka üç farkla önde. Çok net, bayaÇı doyurucu bir skor.
Peki bu denli puan farkına karşın bu sonuç nasıl oyun alanından çıkabiliyor? Farkındalıktan ve rakibini abartmadan ama önemseyerek oynamaktan. Hakemin başlangıç düdüÇünden bitiş düdüÇüne kadar oyunun bütün bölümlerinde disiplinden ödün vermeden, dayanışma, birliktelik kavramlarını akılda tutarak. Görsel keyif kavramından soyutlanarak sonuca odaklanmayı, birlikte hareket etmeyi çıkar yol sayan bir anlayışın ürünüdür ulaşılan skor.

Fark kaçınılmaz oldu
Tek adamın hat-trick yaptıÇı günler, yapanı gösteri dünyasına sokar, ama üç adamın üç golü paylaştıÇı günlerde de oralarda takımdaşlık ruhunun uç vermeye başladıÇına tanıklık edebilirsiniz. EÇer 14 puan önde (maç öncesi) ikinci sıradaki Kasımpaşa'ya Karşıyaka bu farkı çekebiliyorsa, hele, iki takım futbolcuları arasında nitelik olarak puan farkı kadar uçurum olmadıÇını sezebiliyorsanız, "neden Karşıyaka o kadar aşaÇılarda" diyerek merak edebilir, hatta sorgulayabilirsiniz de. "İstikrar, başarının ana ölçütüdür" denir. DoÇrudur, ancak bütün birimlerde istikrar varsa, teknik, idari, saÇlık, eÇitim, tümünde. Futbolcu da koşma, çalışma, kazanma isteÇini tetikleyen unsur "güven duygusudur."
Futbolcu, yöneticisinin aÇzından çıkan sözleri doÇru, inandırıcı bilir. Yaşamını ona göre şekillendirir. Yine futbolcu hocasının formayı adil, hak gözeterek daÇıttıÇına inanır veya "inanmaz." Ona göre çalışmalarını hızlandırır ya da "yavaşlatır." Futbolcudan beklentilerinizde ne kadar açıksanız, vereceklerinize ilişkin de o denli dürüst olmalısınız. Kısa bir yaşamdır futbolculuk. Göz açıp kapayıncaya kadar biter. Bütün gelecekleri, eÇer şansları yaver giderse verimli olabilecekleri 10, bilemediniz 15 yıla baÇlıdır.
İstikrarı yakalamanın koşullarını yerine getiremiyorsanız, 14 puanlık fark kaçınılmaz olur. Salt Karşıyaka'da deÇil. Bütün İzmir'in istikrara ilişkin büyük eksikleri var. Karşıyaka, Kasımpaşa derken nerelere geldik. Yazı böyledir. Tutar elinden insanı dilediÇi yere götürür...

egespor@milliyet.com.tr








EGE
Kediler için tehlikeli mevsim
Ne kadar ekmek o kadar köfte
Emeklilik hakkında her şey
Seferler yetersiz otobüsler bakımsız
Milano güçlü de İzmir deÇil mi?
Kümesteki kazları yolmaya devam





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet