|
 |
|
|
İş namusu
Erken kalkan çok yol alır şeklindeki bir atasözü hatırımdan hiç çıkmaz nedense... Sen UEFA turu konusunda son sözün konuşulacağı gecede oyuna başlıyorsun, ancak rakibi seyretmek veya gol yemeyi bekler gibi bir enayilikle...
Peki de E. Frankfurt'un, Fenerbahçe'nin üstüne yıldırım gibi bir hızla saldırıp beklenmeyen bir şok gol arayacağını taktik olarak hiç mi düşünememişti Zico ustamız veya sahadaki Fenerbahçeliler?
Adamlar sarı-lacivertli ayaklardan söke söke top kaparlarken, ilk dakikaların sadece seyreden tarafıydı maalesef Fenerliler... Önder her maç öve öve bitiremediğimiz bir futbolcu, ayrıca Alman ekolünün alt yapısından da diplomalı... Böyle deneyimli bir oyuncunun Takahara topa vururken yaptığı hayati kademe hatası affedilir bir kabahat midir ?
İlk anlarda golü ye ondan sonra da deli dumrul gibi saldır dur Frankfurt kalesine... Adamlarda fiziksel güç bizden çok önlerde... Ayakların her topla buluşmasında Almanların testere gibi keskin rakibe erken basma ustalıkları kol geziyordu dün geceki müthiş futbol savaşında...
Deniz ilk yarıda sayısız pas hatası yapıp, bu maçın formatına uymadığını daha ilk yarıda ortalara dökerken, onu oyundan almak ve gerçeği görmek için Takahara'nın ikinci golünü beklemek gibi bir düşüncesizliği yaşamak mı gerekirdi sayın teknik kulübe ?
Tarihi kuşatma
Volkan ve savunma gerilerden top şişirdikçe ileride Alman hatlarının arasında tek başına kaybolan Kezman'a taş gönderiyorlardı sürekli doldur boşalt yapanlar, yoksa top benden gitsin de telaşının acı gerçekleriyle mi vuruyorlardı toplara...
Bazı rakiplere karşı tek forvetle oynamak iyi bir taktik formatı olabilir. Ama dünkü tek maçlık randevuda asla doğru değildi, Appiah, Aurelio, Tuncay ne yapsın. Hiç hatasız oynayan Appiah dünkü müthiş kapışmanın Takahara'dan sonraki en mükemmel oyuncusuydu bizce... Eğer Fenerbahçe yine bir mucize yarattıysa, bu üçlünün ve tabii diğer futbolcuların oyuna ikinci golden sonra bir iş namusu ve meslek onuru olarak sarılmaları ve Fenerbahçe takımının büyüklüğünü hissederek yarışmalarından kaynaklanıyordu.
Evet, Tuncay tribünleri ve Türkiye'deki tüm televizyon kutularını ateşleyen adam rolüne soyunmuştu attığı müthiş gol sayısıyla... Sonrasında ümitler birden patlama yapıyor ve Frankfurt'un zaman çalma adına yaptıkları saha içi hırsızlıklar tribünleri çılgına çeviriyordu.
Oyunun ilk bölümünde rakibe mahkum oynayan Fenerbahçe ikinci yarının hemen hemen tümünde bütün hatlarıyla Frankfurt'u kendi alanında kuşatma altına alıyor, bu tarihi gecede oyunun tüm olumlu rotalarını Türkiye'ye çeviriyordu.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|