|
Avrupalının da vicdanı vardır...
ZAMAN zaman isyan ederiz: "Şu Avrupa'da vicdan sahibi biri yok mu?"
Olmaz mı, vardır!
Eğer sen haklıysan, gerçeği gösterebilmişsen ve de güçlüysen...
Hele Avrupa devletleri arasındaki çelişkiyi görüp usta bir diplomasi hamlesiyle bundan yararlanabilmişsen...
***
KURTULUŞ Savaşı öncesi Yunanların, Avrupalıların desteğiyle Anadolu'yu işgale kalktıkları doğrudur. Bunun arkasında İngilizlerin çıkarı olduğunu, Fransa gibi, diğer devletlerden bazıları da bilmektedir.
***
İKİNCİ İnönü Zaferi'nin kazanılmasından sonra Türklerin "bağımsızlık savaşı" Avrupa ve dünya basınında yer almaya başladı. Anadolu'ya gelen yabancı gazeteciler, yazarlar, Yunanların Ege'de yaptıkları zulmü tanıklarıyla görünce, bu mezalimi kendi kamuoylarına yansıtmaya başladılar.(x)
***
MESELA Anadolu'ya Yunan hayranı olarak gelen Morning Post gazetesi muhabiri Pooley, olup bitenleri gördükten ve Türklerle görüştükten sonra "Türklerin saygıya değer insanlar olduğunu" yazmaya başlamıştı.
Amiral Bristol'ün eşi de Yenigün gazetesine verdiği demeçte, Türklerin lehinde konuşmuş ve kamuoyundaki propagandaların uydurma olduğuna inandığını yazmıştı.
Fransız işgal kuvvetleri komutanı General Franchet adına Anadolu'ya gelen Binbaşı Labon, "Yunanların yaptığı bu kötülüklerin yüzde birini yapacaklarını bilseydi, Fransız hükümeti işgale razı olmazdı" diyordu.
***
FRANSIZ gazeteci ve yazar George Gaulis, Ankara'ya gelmiş ve Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüştür...
Fransız kadın yazar, Mustafa Kemal Paşa görüşmesini anlatır:
"O'nu, Sakarya Zaferi'nden sonra ilk kez gördüm; cephede hayatlarını yitiren çocuklarının matemini tutan bir baba gibi hüzünlüydü."
Madam Gaulis, ertesi gün Meclis'e gider ve Mustafa Kemal Paşa'ya şöyle bir soru sorar:
"Herhalde İstanbul ve Saray da bu zaferden memnun olmuşlardır."
***
"MUSTAFA Kemal Paşa birdenbire dikildi" der, yazar:
"Birdenbire dikildi, gözlerini açtı, gözleri buğuluydu, mermisini hedefe göndermiş bir namlunun ağzından çıkan dumanları görür gibi oldum, hırsla konuştu:
- Bu kan deryasını, İstanbul için mi yaşadığımızı sanıyorsunuz?! O çocuklar İstanbul için değil, bilincine vardıkları vatanları ve istiklalleri için öldüler, devletleri için can verdiler."
***
YAZAR, izlenimlerini gazetesine şöyle yazıyordu:
"ANKARA ve cephelerdeki yarısı nizami, gerisi sivil kıyafetli gençler, ismini bilmeseler bile İstanbul ve Osmanlı için değil, kendilerinin cesetleri üzerine kurulacak yeni bir devletin, Cumhuriyet'in uğruna öldüklerini biliyorlar. Geniş Anadolu yaylalarının ötesinde kimse, yaşasın Cumhuriyet! diye bağırmıyor, ama O'nu teneffüs ediyorlar. Onlar Sakarya'da, İnönü'de kuracakları devlet için, gelecekteki Cumhuriyet'in saadeti için canlarını verdiler."
***
GÖRÜYORSANIZ, vicdan sahibi Avrupalılar da var, yine de herhalde vardır.
Gün gelecek onların da vicdanı "Yeter, bu Türklere yaptığımız haksızlık, yeter!" diye isyan edecektir.
(x) Türkiye'de Basın Yayın ve Tanıtma/Hazırlayan Turgut Er/Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü-2003
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|