|
Adalet Ağaoğlu'nun gönderdiği Mercedes yıldızı
Değerli romancımız Adalet Ağaoğlu'dan telefon geldi: Her zamanki muzip sesiyle "Meralciğim, sana bir Mercedes yıldızı göndermek istiyorum" diyordu. Birden üniversite yıllarıma döndüm; bazı arkadaşlarımız zenginlere tepki olarak Mercedes otomobillerin o dönemde ön tarafında diklemesine serbest duran metal amblemleri koparırlardı. Yoksa Adalet Hanım'da da mı koparılmış bir Mercedes yıldızı vardı?
Paket gelince durum anlaşıldı. İçinden Ağaoğlu'nun ünlü romanı Fikrimin İnce Gülü çıktı; kapağında da bir Mercedes yıldızı! İş Bankası Yayınları, Ağaoğlu'nun tüm eserlerini yeniden basıyor; o çerçevede yeni çıkmış, pırıl pırıl ciltli bir kitap.
Fikrimin İnce Gülü
Adalet Hanım, kitap 30 yıl önce ilk yayınlandığında, kapakta Mercedes yıldızı görünmesin, reklam olur diye çok diretmiş, ama o dönemdeki yayınevine kabul ettirememiş: "Bu Mercedes merakı, bütün dünyada 60'lardan sonra 70'lere doğru başladı. O zamanlar adam olmanın sembolüydü. Bizim yurtdışına giden ilk işçiler, muhakkak Mercedes alıyorlardı ve getirip köylerinde satıyorlardı; çünkü bütün taşra esnafı Mercedes peşindeydi. Mercedes'i olmayana, adam gözüyle bakılmıyordu. Yurtdışındaki 2. ve 3. kuşak işçiler, kendilerine de Mercedes almaya başladılar. Mercedes sevdası, bizim erkeklerin kanına işlemiş."
Anlayacağınız valilerimizin lüks Mercedes merakı, bir yönüyle Fikrimin İnce Gülü'ne kadar uzanıyor, ama işin başka yönleri de var tabii...
Mesela 30 yıl önce Almanya'daki işçinin getirdiği Mercedes'i işadamı kendisi kullanmak için satın alıyormuş. Bugün ise hem kendisinin Mercedes'i var, hem de Kocaeli Valisi örneğinde olduğu gibi Vali Erdal Ata'ya da (merkeze alındı) Mercedes armağan ediyor. Ve Vali Bey, işadamının hediye ettiği Mercedes'le işadamını denetliyor!
Otomotiv sanayiimiz
Bir diğer nokta da Türk otomotiv sanayiinin son 30 yılda gösterdiği baş döndürücü gelişme. Türkiye bugün, otomotivde üretim üssü haline geldi. 1 milyona yakın araç Türkiye'de üretiliyor ve bunların 660 bini ihraç ediliyor; hem de Avrupa gibi dünyanın en zor pazarına... Yıllar içinde böyle bir sanayimiz oluşmuşsa, kimse kaliteyi bahane edemez herhalde. Zaten eden de yok. Lüks arabaların bin bir çeşit değişik fonksiyonlarına gelince... Onları da bizim yollarımızda denemeye ne imkân, ne de gerek var!
Okurlarım, önemli bir hatırlatmada bulunuyor: Bugün Fransa'da makam aracı kullanma hakkı olan memurdan Cumhurbaşkanı Chirac'a kadar, tüm makam araçları istisnasız Fransız markalarıdır; ya Renault ya da Citroen'dir. Dahası Fransa Cumhurbaşkanı İtalya ya da İngiltere'ye gittiğinde de başka arabaya binmez.
Bizim yerli araba markamız yok, ama burada üretilen araçların gerek güvenlik, gerekse konfor açısından valilerimize yeterli olması lazım.
Kamu, kötü örnek olmamalı; ama maalesef oluyor. AKP, kamuda israfa dur diyeceği vaadiyle iktidara gelmişti, ama bir okurumun işaret ettiği gibi "İnsanlar, devletin imkânlarıyla küçücük padişahlıklar kurmuşlar, keyif çatıyorlar ve bu saltanattan vazgeçmeye kesinlikle niyetli değiller. Başbakan özel uçakla dolaşırsa, vali de en lüks Mercedes almayı hak görür."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|