|
 |
|
|
Yaşamın anlamı ve 'İzmir'den Türkiye'ye yeni bir sesleniş'
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Bazen tüm koşuşturmacanın içinde "Ne yapıyoruz biz?" diye dönüp bakıyoruz birbirimize. Ya da yolda hızla geçip giderken; birbirlerine baÇıran iki insanı görünce, "Niye kavga ediyor bunlar?" diye şaşırıp kalıyoruz. Bir günün, bir ayın, bir yılın hatta yılların içinde yaşadıÇımız kaç şeyin anlamını biliyoruz? Kaçına anlam verebiliyoruz...
Biz, yaşamın gerçek anlamını biliyor muyuz peki? Ne için tüm bu kavga? AçlıÇımızı birkaç lokma gideriyor, uykusuzluÇumuzu kısacık bir uyku geçiriyor da asıl susuzluÇumuz ne için? Ne ile diniyor yaşamanın sancısı? ÇoÇumuz neden geldiÇini bilmeden, niye gittiÇini ise hiç anlamadan yitip gidiyor... Yani gerçekten yaşayamadan! Boş aferimler, boş tebrikler ya da hayal kırıklıklarıyla geçiriyor gününü. Oysa bir tek güneş herkes için doÇuyor, gün herkes için batıyor. Geceleri gökyüzü hepimizin.... Yıldızlar da! Belki de yaşamın anlamının farkına varsak, "gerçekten" yaşacaÇız.
"Yaşamın anlamı, her şeyden çok sanat yoluyla kavranabilir. 2000'li yıllar, kültür ve sanatın, tüm toplumlar ölçüsünde yaratılıp paylaşıldıÇı, yepyeni bir kültür demokrasisinin başlangıcı olacaktır." Bu sözler Eczacıbaşı TopluluÇu'nun kurucusu aynı zamanda Türk EÇitim Vakfı, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV), İzmir Kültür Sanat ve EÇitim Vakfı (İKSEV) ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı'nın da kurucularından Dr. Nejat F. Eczacıbaşı'na ait. Eczacıbaşı'nın yaşamı yapmak istediklerinin sahnesi olarak duruyor önümüzde. Bu sözü de yaşamın anlamını çözememişlere çok şey anlatıyor.
Ulusal beste yarışması
İKSEV, 1996 yılından bu yana, kurucusu Dr. Nejat F. Eczacıbaşı'nın anısını yaşatmak adına "Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması"nı tıpkı tüm diÇer işlerinde olduÇu gibi inançla sürdürüyor. İKSEV'in "İzmir'den Türkiye'ye yeni bir sesleniş" olarak adlandırdıÇı yarışma çoksesli müziÇimize yeni yapıtlar kazandırdıÇı gibi genç bestecilere de büyük olanak saÇlıyor. Dün akşam Sabancı Kültür Sarayı'ndaki "Yarışma Konseri"nden önce İKSEV binasında finale kalan 3 eserin bestecisi, jüri ve orkestraya şeflik edecek Gürer Aykal ile sohbet toplantısı düzenlendi. Toplantıda en çok dikkat çeken, finale kalan eserlerin bestecilerin üçünün de genç yaşlarıydı. Oysa yarışmaya katılmak için üst sınır 50 yaştı... Kırmızı Gölge'nin bestecisi Barış Perker, Suite Trakia'nın bestecisi Berkant Gençkal ve Piyano Konçertosu'nun bestecisi Fazlı Orhun Orhon, hepsi de 30'nun altında... Yarışmanın en önemli özelliÇi sanırım Türkiye'de çoksesli müzik için emek harcayan genç müzisyenleri yüreklendirmek... Onları daha genç yaşta böyle bir başarıyla tanıştırmak! Gürer Aykal yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası bu üç genç bestecinin eserlerini seslendirdi. Finale kalarak seslendirilen eserler dinleyiciler, orkestra üyeleri ve seçici kurul tarafından oylandı, Berkant Gençkal kazandı. Ama önemli olan çok sesli müziÇimizin kazandıkları...
Dr. F. Nejat Eczacıbaşı'nın sanayiye kattıkları dışında Türkiye'nin sanat yaşamına kattıkları da çok fazla... İKSV'in Uluslararası İstanbul Festivali, İKSEV'in Uluslararası İzmir Festivali yalnızca en kapsamlı ve bildik olduklarımız. Eczacıbaşı'nın sözlerinden yaşamlarımıza daha çok şey katmak umuduyla....
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|