|
 |
|
|
İzmir'in havası kirli mi, deÇil mi?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Üst üste birkaç yazı yazdım; İzmir'in hava kirliliÇiyle ilgili. En son Büyükşehir'in bana yolladıÇı açıklamayı da sizlerle paylaşmıştım.
"Yüksek basınç sistemleri nedeniyle su buharının havada kalması, sis ve pusu artırıyor. Ölçüm sonuçlarına göre kentte hava kirliliÇi konusunda endişe edilecek bir durum yok. 1-30 Kasım 2006 tarihleri arasında kükürtdioksitte İzmir ortalaması metreküpte 40 mikrogram, tozlulukta ise 69 mikrogramdır. Tüm yurtta olduÇu gibi ilimizde de hava kirliliÇi yönünden yaşanan olumsuz meteorolojik şartlar nedeniyle bazı günlerde diÇer günlere oranla kirlilik deÇerlerinde artış olmakla birlikte tüm oluksuzluklara raÇmen kirlilik deÇerleri kabul edilebilir sınır deÇerlerin altında tespit edilmiştir."
Tamam da, şikayet devam ediyor.
Gece sokaÇa çıktıÇımızda göz gözü görmüyor, genzimiz yanmaya, büyük bir sis bulutunun İzmir'i görünmeyen şehir yaptıÇına tanıklık etmeye devam ediyoruz.
Ege Üniversitesi Halk SaÇlıÇı Ana Bilim Dalı ÖÇretim Üyesi Prof. Dr. Fethi DoÇan'ın açıklamaları çok çarpıcı.
* * *
"1996'da sekiz ölçüm cihazı vardı, veriler yüksekti. Valilikçe oluşturulan kurul, cihazların sayısı 4'e düşürdü, halkın yaşadıÇı ortamdan uzak, Kültürpark, Orman FidanlıÇı, Hasan AÇa Bahçesi gibi yerlere aldı. Bu nedenle kirlilik rakamları gerçeÇi yansıtmıyor. Dünya SaÇlık Örgütü ve SaÇlık BakanlıÇı'nın havadaki kirlilik tehlikesi sınırını, kükürtdioksit ve toz oranları açısından metreküpte 120 mikrogram olarak kabul ediyor. Ancak İzmir'de bu rakamlar 40 ile 60 arasında açıklanıyor. Ama gerçek bu deÇil..."
Fethi DoÇan, bu işin uzmanı ve İzmir birinci derecede kirli bir şehir açıklamasını yapıyor.
DoÇan'ın açıklama yaptıÇı saatlerde büyükşehirden bir açıklama daha yapılıyor.
"İzmir'de hava kirliliÇi ölçümleri 1996 ve 1999 yıllarında kurulmuş 4 tam otomatik ölçüm istasyonu ile yapılıyor. İstasyonlarda bulunan cihazlar uluslararası ölçüm standartlarına uygundur. Çevre ve Orman BakanlıÇı tarafından 2000 yılına kadar ölçülen hava kirliliÇi deÇerleri ve illerin nüfus yoÇunluÇu dikkate alınarak yapılan deÇerlendirmeye göre İzmir birinci derece illerden ikinci derece iller kapsamına alınmıştır..."
* * *
Aslında bundan bir süre önce Çevre ve Orman BakanlıÇı MüsteşarlıÇı önemli bir uyarıda bulunmuştu.
Büyükşehirlerden İstanbul, Ankara ve İzmir evsel atık su problemini çözdüÇünü, ancak Başkent Ankara'nın hala katı atıkların bertarafı sorunuyla uÇraştıÇını açıkladı.
Türkiye'nin hava kirliliÇi konusunda ciddi bir tehlikeyle yüz yüze olduÇunu ifade eden Bakan Osman Pepe; 54 ilde hava kirliliÇinin Dünya SaÇlık Örgütü'nün belirlediÇi metreküpte 125 mikrogramın üzerinde olduÇunu, hava kirliliÇi konusunda en ciddi tehlikenin ise İzmir'de olduÇunu söylemişti.
Sonuçta...
Açıklamaların daha saÇlıklı olabilmesi için ilgili bütün kurumların ve bilim çevrelerinin ortaklaşa bir çalışma yürütmesinde fayda bulunuyor.
ÖrneÇin bu kadar çok yorum yapılırken; Çevre MüdürlüÇü sessizliÇini koruyor.
Bu konu sadece Büyükşehir'in işi olmamalı, İzmir'deki tüm kamu kurumları ve üniversiteler de olaya müdahil olmalıdır.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|