|
 |
|
|
"Düüüt starlığın" şartları
Önce Toroğlu vardı, sonra Çakar geldi. Sonra diğerleri... Düdüğü bırakıp yargıçlığa soyunmak moda artık ve her kanalda, her gazetede bir eski hakem var. Hatalar ne kadar çok olursa, o kadar iyi onlar için... Zamanında omuz omuza verdikleri, hatta kendilerini eleştiren hakem yorumcuları hakkında beraber "dedikodu" yaptıkları arkadaşlarını eleştirmek için ekranda ve köşelerde yerlerini alıyorlar... Kendileri daha daha büyük hatalar yapmışken -mesela ceza sahasında voleybol oynayanları görmemişken-, şimdi asıp kesiyorlar... Ercan (Güven) Abi'nin dediği gibi; "Sevgi, dostluk, saygı, bağlılık, falan hikayeydi hakem camiasında."
Bu çark böyle işlerken, yorumculuk yapmak ve 1 numara olmak isteyen hakem eskilerine benden tavsiyeler:
1- Eski bir hakem olarak geçmişte yönettiğiniz maçlar ne kadar çok polemik konusu edilmişse bir televizyon kanalında yeni yorumcu olarak iş kapmanız o kadar kolaylaşacaktır.
2- Yeni yorumcu kimliğinizle, tutarlı, soğukkanlı, sakin bir üslup tutturmaya ne kadar çabalarsanız, ekran ömrünüz o kadar kısalacaktır.
3- Kurduğunuz cümlelerde kahvehane-mahalle pazarı jargonunu ne kadar ustalıkla kullanırsanız, isminiz gündeme o kadar fazla oturacaktır.
4- Daha birkaç ay önce bağlı olarak çalıştığınız Federasyon ve onun Hakem Kurulu'na ne kadar az yüklenirseniz, yorumculuk yaptığınız kanalla bir sonraki sene için anlaşmanız o kadar zorlaşacaktır.
5- Yaptığınız "kıymetli yorumda" futbolla alakasız konulara ne kadar çok girip, gereksiz hayat derslerini ne kadar fazla verirseniz, ekran starı-büyük filozof olma ihtimaliniz o kadar artacaktır.
6- Maç yöneten hakemlerin genelini, uzun bir süre -örneğin 2 hafta- başarısız, yeteneksiz veya eyyamcı bulmazsanız televizyonculuk kariyerinizin süresini de o derece kısaltmış olacaksınızdır.
7- Tıpkı sizin gibi bir televizyon kanalında yorumculuk yapan eski bir hakemin adını ne kadar fazla zikrederseniz, televizyondan cebinizi doldurma ihtimaliniz de o kadar artacaktır.
8- Sizinle beraber programa her hafta katılan yorumculardan tercihen en fazla zırvalayanını gözünüze kestirip, onun ak dediğine ne kadar kara derseniz, "düüüt starlığı" unvanına o kadar garantili adım atacaksınızdır.
Fener'in Kare Ası:
Şansal Büyüka (Yabancı damatlar - Akşam): Bir de maçın hakemi tabi. Bizim hafta sonu maçlarını yöneten hakemleri aratmadı. Aurelio'nun golünü nasıl iptal etti. Semih'e ikinci sarı kartı göstermesine rağmen, ilk sarıyı unutup, kırmızıyı nasıl çıkartamadı? Bu adam UEFA'da maç yönetiyorsa, bırakın bizimkiler de Turkcell Süper Lig'de yönetsinler. Her zaman böyle olur mu? Hiç sanmam. Üstelik bundan sonrası eleme turu. Bir dışarıda, bir içeride. Üstelik çıkacak olan rakipler de gruptakiler gibi "çantada keklik" değil. O zaman savunmanın göbeğine çare, gol adamlarına çare. "Yabancı Damatlara" bu kadar balayı yetmedi mi? Artık futbola dönseler iyi olur. O muhteşem seyirci "ya sabır" çekerek bunu bekliyor.
Tamer Bağlan (Ne de olsa Fenerbahçe - Fanatik): Tuncay vurur, Semih vurur, Frankfurt 'haksız kazanç' damgasından kurtulur.. Ve hakem hayatında belki de ilk kez ikinci sarı kartı göstermesine rağmen, bir oyuncuyu sahada tutar. Fenerbahçe'nin maçı ya normaldir, bu da olur! Neyse ki, Semih gibi genç bir tecrübe, attığı golden daha da önemli bir hamle yapar ve tur kurtulur!..gibisin Fenerbahçe. Ömürsün, ömür törpüsüsün, alemsin! Yaratan, sevenlerine sabır versin.
Selçuk Yula (Helal sana Semih - Pas Fotomaç): Mehmet Yozgatlı kesinlikle unutulmamalı. Oyuna girdikten sonra F.Bahçe'yi hareketlendiren adam oldu. Zico, lütfen bu çocuğu ikinci devredeki maçlarda unutma. Skoru 2-0'dan 2-2'ye getirip ülkemize büyük sevinç yaşatan F.Bahçeli futbolcuların hepsini kutluyorum. Formalarını terlerinin son damlasına kadar ıslatan bu futbolcular ülkemizin gururu olmuştur. F.Bahçe'ye saldıranlar bu başarıdan dolayı belki üzülecekler ama ne yapalım. Artık "F.Bahçe ligde var, Avrupa'da yok" diyenler başka bahaneler bulmaya başlasınlar.
Ziya Şengül (Söylesenize... Bu panik-atak niye? - Star): Bir beraberlik, Fenerbahçe'yi UEFA beklentileriyle kucak kucağa bırakacaktı. Fener, kendi saha ve seyircisi önündeki avantajını kullanmasını beceremedi. Artı, profesyonel futbolcuların düşünce yoksunu olduğunu Fenerbahçe'de gördüm. Böylesine panik-atak, böylesine gergin bir Fenerbahçe, elbette maçı riske sokacak, bunu sahanın içine yansıtacaktı. Daha henüz maçın başında Aurelio ve Kezman ile Fenerbahçe, golle kucaklaşamadı. Japon Takahara'nın kafa golüne mahkum kalan Sarı-Lacivertliler şaşkınlık yarattı. Pozisyonlar bulan Fener golü bulamazsa, rakip Eintracht bir pozisyonda böyle kolay bir gol atabiliyorsa, o zaman 'Atamayana atarlar' sözcüğü cuk oturur...
***
Cevap ver Bursaspor!
Gelelim Bursaspor'a.. Bursaspor'un Burak, Sinan Kaloğlu ve sonradan oyuna giren Ömer'le, Mondragon'la karşı karşıya kalıp kaçırdığı gollere.. Bu golleri atamazsan kalende de şans golleri görürsen maçı nasıl kazanacaksın Bursaspor?
(Turgay Şeren - Akşam)
Hadi canım!
Ben spikerlik, yorumculuk yaşantımda bu kadar gergin, bu kadar heyecanlı maç anlatmadım!
(İlker Yasin, Fenerbahçe - Eintracht Frankfurt maçı, Kanal D)
Umarım!
Bu hakemleri, özellikle de yardımcı hakemi gördükten sonra lig hakemleri hakkında daha makul konuşuruz umarım.
(Mehmet Demirkol - Milliyet)
İyi!
Galatasaray-Bursaspor maçı sabaha kadar konuşulacak bir maç oldu ama biz sabaha kadar konuşmayacağız.
(Şansal Büyüka - Maraton, LigTV)
Elma dedin mi?
Alex çık ortaya artık çık!
(İlker Yasin, Fenerbahçe - E. Frankfurt maçı, Kanal D)
Ha ha ha!
İnamoto'nun teknolojisini çözemediler. Japon teknolojisi ya bu... Bunun sırtında iki büyük pil var, pillerin eksileri artıları karışınca adam oynamıyor...
(Aziz Üstel - Futbolmania, CNNTürk)
Olur!
Sinan Engin: Alex bence çok iyi bir futbolcu...
İlker Yasin: Ama Avrupa'da...
Sinan Engin: Avrupa'da da o oynamasın başkası oynasın...
(3. Devre - Kanal D)
Bak şimdi...
89. dakikada verdiğin endirekt vuruşta topu, ceza alanı çizgisinin üzerine koyarak atışı yaptırdın. Direkt olsaydı penaltı olacaktı. Peki, sana soruyorum; "Göstere göstere direkt bir faul, temas olan pozisyonda, endirekti nereden çıkardın? Bana bir anlatır mısın?"
(Erman Toroğlu - Hürriyet)
Biz de inandık!
Bizim ne bir kulübü karalama, ne de bir kulübü kayırmak gibi bir niyetimiz yok!
(Fatih Altaylı - Teke Tek, ATV)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|