Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ankara, Köyceğiz'den hiç görünmüyor


Yemyeşil koyu yaprakların arasında limonların, portakalların, mandalinaların neşeli bir sarılar cümbüşü yarattığı bodur ağaçlı narenciye bahçeleri...
Çırılçıplak kalmış upuzun kavaklar ve bir sonbahar melankolisinin solgun bir sarıdan solgun bir kırmızıya dönüşmüş yapraklarıyla, o muhteşem çınarlar...
Sonra bir horozun upuzun ötüşü, geçip giden keçi sürüleri ve bir köylü kadının kucağındaki yeni doğmuş bembeyaz kara gözlü bir kuzu...
***
Çankaya seçimlerinin uğultusu hızlanan rüzgârları da, kimsenin umurunda değil Köyceğiz'de; iktidar kavgası cengâverlerinin nutukları da...
6-7 bin nüfuslu Köyceğiz; kendine itibarlı bir kimlik arayan mesleksiz tosunların, kovalarını uzatmaya çalıştıkları politika ırmağından uzak bir dünya ve Köyceğizlilerin en büyük özellikleri de; kent varoşlarında salgınlaşan aşağılık duygularıyla sakatlanmamış olmaları...
***
13 çocuklu bir Yörük ailesinin kızı olan ve hem bahçelere, hem ev işlerine motosikletiyle yardıma gelen 39 yaşındaki Feriştah'ın hayat hikâyesi; Ankara'nın çok dışında bir hikâye.
Önceki gün Feriştah'ın, bir greyder operatörü olan kocasıyla; kendi başlarına uğraşa savaşa yaptıkları Toparlar'daki evlerine gittik.
Bir buçuk dönümlük bahçeleri içinde, hiç de özenti kokmayan bir villayı gerçekleştirmişlerdi.
Boy boy 4 kızları da okullara gidiyor, bilgisayarla çalışıyor ve İngilizce öğreniyorlardı.
Feriştah'ın 60 yaşındaki annesi de, nasırlı el ve ayaklarıyla hayatın üstesinden gelmeyi başarmış, sevimli bir kadındı. Onun da her gün sağdığı kendi inekleri vardı.
***
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı Başkanı Can Paker, TGRT'de yaptığı bir konuşmada; Türkiye'nin "orta sınıf-küçük burjuva sınıfı" oluşturma sürecine girdiğini söylüyor ve şu benzetmeyi yapıyordu:
- Türkiye sıfır derecedeki bir su gibi; yarısı buzlanmış, yarısı henüz su... Bir tarafta hızla artan bir inşaat ve beyaz eşya alımı; bir tarafta köylü ağırlıklı bir sefalet... Türkiye kabuk değiştirmekte...
***
Can Paker'in başkanı olduğu "TESEV"; İstanbul, Ankara, İzmir, Malatya, Samsun, Konya, Adana, Şanlıurfa ve Van'da, "Vatandaşın Bilgi Edinme Hakkı Saha Araştırması" yapmış ve Milli Eğitim, Sağlık, Çevre ve Orman, Sosyal Hizmetler sorumlularıyla Emniyet müdürlükleri ve belediyelere kendi alanlarıyla ilgili konularda, gündelik hayata ilişkin sorular yöneltilmişti.
Sorulara zamanında ve tatminkâr cevap veren illerin başında İzmir geliyordu. Onu Van ve Malatya izliyordu. Adana ise en son sıradaydı.
***
Can Paker:
- Devlet, vatandaşın bilgi edinme hakkına karşı şeffaf olmak ve "niye soruyorsun bunu" gibi azarlayıcı bir tavırla, ağzını kilitli tutmaktan vazgeçmek zorundadır. Devlet, ancak bir mahkeme kararıyla kullanabilir cevap vermeme hakkını, diyordu.
***
Ankara'da hızlanan politik babalanmalar...
Köyceğiz'de Feriştah'ların değişik hayat hikâyeleri...
Can Paker'in gerçekçi gözlemleri ve önerileri...
***
Ne var ki, Hazine'den geçinmeli takımın, makyajlı burjuva imajından; teknolojideki ve üretim biçimindeki değişikliklerle, çağdaş ve evrensel bir burjuvalaşma sürecine geçilmesini; tereyağından kıl çekercesine bir rahatlıkla yaşamak, pek de kolay görünmüyor...
***
Şayet Köyceğiz, Türkiye'den pilot bir deney bölgesi olarak AB üyeliğine ve AB vatandaşlığına kabul edilmiş olsa; ortaya çıkacak baş döndürücü bir mucize, Ankara'yı da şaşırtırdı, Hindistan'la Güney Amerika'yı da...
İngilizler boşuna mı gelip yerleşiyorlar Köyceğiz'e?
***
Gerek Çankaya seçimleri, gerek genel seçimler meteorolojisi, 52 haftalık bir fırtına gösteriyor.
Neyse ki Ankara, hiç görünmüyor Köyceğiz'den; ne çarşıdaki Köfteci Mehmet'in masalarından; ne Feriştah'ın kendi el emekleri villasından; ne de gün batarken gül kurusu rengine bürünen Sandras Dağları'ndan...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Tony Blair hoş geldi
İNGİLTERE Başbakanı Tony Blair bugün ülkemize...
Çetin ALTAN
Ankara, Köyceğiz'den hiç görünmüyor
Yemyeşil koyu yaprakların arasında limonların...
Melih AŞIK
Deve kaçakçılığı
ABT Ajans Genel Müdürü Ziya Uçkan dostumuz te...
Fikret BİLA
Sezer sordu, Erdoğan cevapladı: 'Sizi kastetmedim'
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in MHP yönet...
Hasan CEMAL
Menfaat denklemi!
Türkiye'nin 'menfaat denklemi'nin içinde ne v...
Güneri CIVAOĞLU
Devenin başı
Deve kurban etmeyen bir kültür örneği vereceğ...
Abbas GÜÇLÜ
Sıfırdan dolar milyarderliğine
Genç Bakış'ta önceki gece farklı bir konuğumu...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme düşüşünün etkileri
Yılın üçüncü çeyreğinde büyüme rakamının yüzd...
Sami KOHEN
Talat kızgın, ama karamsar değil...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı hiç bu ...
Metin MÜNİR
Milliyetçilik dersi? Hayır, teşekkür ederim
Kıbrıs'ta 1963 aralığında, Rumlar Türklere sa...
Faik ÖZTRAK
Büyüme neden yavaşladı? (1)
Bu yılın üçüncü üç aylık döneminde Gayri Safi...
Hasan PULUR
Avrupa bize haksızlık yaptı mı?
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nin s...
Derya SAZAK
Vatandaşın sesi
Ülke yönetimindeki üslup ve kadro anlayışının...
Meral TAMER
Gün ortasında 20 dakikalık uyku, 14 dolara
Kıskanıyorum.
Ece TEMELKURAN
Sen de mi?
Sen de öyle misin acaba? En tuhaf şeyleri sab...
Güngör URAS
Enflasyon yüzde 4, faiz yüzde 21 (...bu ne iştir?)
Merkez Bankası, 2007 yılı sonunda enflasyon h...
M. Ali BİRAND
AB geride kaldı, sırada Çankaya var...
Türkiye'de yaşamak insanı yorar.

© 2006 Milliyet