Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyetçilik dersi? Hayır, teşekkür ederim


Kıbrıs'ta 1963 aralığında, Rumlar Türklere saldırdıktan sonra adaya canlı giren ilk Türk benim.
Canlı diyorum, çünkü Rumlar benden önce Londra'dan gelen iki Kıbrıslı Türkü öldürmüşler.
Ben şanslıydım. Ankara'dan Lefkoşa'ya giden gece uçağında benden başka üç kişi daha vardı. Arkalarda oturan iki sarhoş ve gürültülü İngiliz askeri ve Hürriyet'ten bir gazeteci.
Lefkoşa Büyükelçiliği'nden rahmetli Selahattin Sonat, adını hatırlamadığım gazeteciyi Lefkoşa'ya götürmek için havaalanına gelecekti. "Ben çıkmadan gitmeyin" dedim gazeteciye. "Merak etme, seni bırakmayız" dedi.
Terminal ürkütücü bir biçimde loş ve tenhaydı. Normal muhaceret memurlarının yerinde elleri silahlı, pardösülü sivil Rumlar vardı. Beni götürmek için kaşınıyor olduklarını hissettim, ama Sonat'ın önünde bir şey yapamadıkları için gitmeme izin verdiler. Barikatlardan, karanlık ve boş yollardan geçerek önce elçiliğe gittik, ardından Sonat beni Yenicami'deki evimize bıraktı.

Ankara'ya döndüm
Erenköy'e çıkan ilk üniversiteli grubu içinde ben de vardım. Bir süre Lefkoşa'da kaldıktan sonra Ankara'ya üniversiteye geri dönmüştüm, ama okumanın bir anlamı kalmamıştı. Ankara yakınlarında bir köyde iki hafta silah eğitimi yaptık, 1964 ilkbaharında adanın kuzeybatısındaki Erenköy'e çıktık. İki sene orada kaldım. En iyi arkadaşlarımdan biri orada şehit oldu.
Bunları şunun için anlatıyorum: Kimseden milliyetçilik dersi almaya ihtiyacım yok.
Ne zaman Kıbrıs konusunda bir yazı yazsam ve elimizdeki topraklardan bir bölümünü Rumlara iade etmemiz gerektiğini yazsam, protesto ve hakaret bombardımanına tabi tutuluyorum.
"Şehit kanı döktük. Bu topraklar bizimdir. Kimse bunları vermez. Kimse bunları bizden alamaz."
Bunlar bilgiden değil, cehaletten gelen laflardır.
1949'da Avrupa ülkeleri, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi ilkeleri etrafında birleşmek amacıyla Avrupa Konseyi'ni kurdu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1950'de, Roma'da 12 ülke tarafından imzalandı. Bu ülkelerden biri Türkiye'ydi.
Sözleşmeyi ihlal eden ülkeleri yargılamak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kuruldu.
1974 müdahalesinden sonra Türkiye, Rumlara ait gayrimenkullere el koydu. Güneyden ve Türkiye'den getirilen "kuzey göçmenleri"ne dağıttı.

Adil olma yükümlülüğü
Rumların başvurusu üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu el koyma ve dağıtmanın yasal olmadığına karar verdi. Türkiye'nin Rumların mülkiyet hakkını ihlal ettiği görüşüne vardı. Türkiye'yi tazminat ödemeye ve Rum mallarını iade etmeye mahkûm etti.
Mahkeme kararının anlamı şudur: KKTC'nin büyük bir bölümünün mülkiyeti orayı savaşta terk etmiş 160,000 Ruma ait olmaya devam ediyor.*
Fetih devri sona erdi.
Bir devletin güçlü ve haklı olması, adil olma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Onun için zaman elverişli olduğunda Türkiye, Kıbrıs'ta toprak dağılımını hakkaniyet esasına göre yeniden yapmalıdır. Hem kullanıcının (Türkler) hem de mülkiyet sahibinin (Rumların) haklarını göz önünde tutarak.

Bu konuya ayrıntılı bir bakış için:
Kıbrıs Uyuşmazlığı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kıskacında Türkiye, Zaim M. Necatigil Turhan Kitabevi

mmunir@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Tony Blair hoş geldi
İNGİLTERE Başbakanı Tony Blair bugün ülkemize...
Çetin ALTAN
Ankara, Köyceğiz'den hiç görünmüyor
Yemyeşil koyu yaprakların arasında limonların...
Melih AŞIK
Deve kaçakçılığı
ABT Ajans Genel Müdürü Ziya Uçkan dostumuz te...
Fikret BİLA
Sezer sordu, Erdoğan cevapladı: 'Sizi kastetmedim'
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in MHP yönet...
Hasan CEMAL
Menfaat denklemi!
Türkiye'nin 'menfaat denklemi'nin içinde ne v...
Güneri CIVAOĞLU
Devenin başı
Deve kurban etmeyen bir kültür örneği vereceğ...
Abbas GÜÇLÜ
Sıfırdan dolar milyarderliğine
Genç Bakış'ta önceki gece farklı bir konuğumu...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme düşüşünün etkileri
Yılın üçüncü çeyreğinde büyüme rakamının yüzd...
Sami KOHEN
Talat kızgın, ama karamsar değil...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı hiç bu ...
Metin MÜNİR
Milliyetçilik dersi? Hayır, teşekkür ederim
Kıbrıs'ta 1963 aralığında, Rumlar Türklere sa...
Faik ÖZTRAK
Büyüme neden yavaşladı? (1)
Bu yılın üçüncü üç aylık döneminde Gayri Safi...
Hasan PULUR
Avrupa bize haksızlık yaptı mı?
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nin s...
Derya SAZAK
Vatandaşın sesi
Ülke yönetimindeki üslup ve kadro anlayışının...
Meral TAMER
Gün ortasında 20 dakikalık uyku, 14 dolara
Kıskanıyorum.
Ece TEMELKURAN
Sen de mi?
Sen de öyle misin acaba? En tuhaf şeyleri sab...
Güngör URAS
Enflasyon yüzde 4, faiz yüzde 21 (...bu ne iştir?)
Merkez Bankası, 2007 yılı sonunda enflasyon h...
M. Ali BİRAND
AB geride kaldı, sırada Çankaya var...
Türkiye'de yaşamak insanı yorar.

© 2006 Milliyet