|
Büyüme neden yavaşladı? (1)
Bu yılın üçüncü üç aylık döneminde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 3,4 büyümesi piyasaları şaşırtmışa benziyor. Çünkü daha önce belli olan bu döneme ilişkin sanayi üretim artışı böyle sert bir yavaşlamaya işaret etmiyordu.
Büyümedeki yavaşlamayı, geçen yıl çok hızlı artmıştı deyip baz etkisine bağlamak mümkün. Ancak hem arz hem de talep unsurlarının büyümeye katkısına baktığımızda alt kalemlerde oldukça çarpıcı değişimler olduğu görülüyor.
| Büyümeye katkılar (%) | | 05 3. Çey | 06 3. Çey | Fark | | ARZ | | Tarım | 1,5 | -0,4 | -1,9 | | Sanayi | 1,5 | 1,6 | 0,1 | | Diğer | 4,7 | 2,2 | -2,5 | | TALEP | | İç Talep | 10,4 | 1,6 | -8,7 | | Özel Tüketim | 6,8 | 0,8 | -6,0 | | Stok | -3,0 | -2,4 | 0,6 | | SSYatırımı | 6,4 | 2,4 | -4,0 | | Kamu Tüketimi | 0,2 | 0,8 | 0,7 | | Dış Talep | -2,7 | 1,8 | 4,5 | | GSYH Büyümesi | 7,7 | 3,4 | -4,3 | |
Konuya arz cephesinden baktığımızda tarımın katkısındaki, beklentilerin üzerinde, 2 puana yakın gerileme, büyüme hızında geçen yıla göre 4,3 puanlık düşüşün yarısını açıklıyor. Bu politikaların kontrol edemediği dışsal bir etken. Bunun dışındaki sektörlerin büyümeye olan katkılarındaki gerilemeyi talep unsurlarına bakarak açıklamak mümkün.
İç talebin katkısında 8,7 puanlık gerileme, büyümedeki düşüşün iki katı. Bunun da 6 puanı özel tüketimdeki gerilemeden kaynaklanmış. Dış talepteki 4,5 puanlık katkı artışı, iç talepteki gerilemenin yarısını telafi etmiş. Bunlar aynı zamanda üç aylık dönemler itibariyle son yıllarda gerçekleşen en düşük iç talep ve en yüksek pozitif dış talep katkıları.
Dikkati çeken birinci husus, iç talepteki bu gerilemenin sanayi sektörünün büyümeye katkısında herhangi bir düşüşe yol açmaması.
İkinci husus, iç talep daralmasının maliye politikasından kaynaklanmaması. Çünkü, kamu tüketiminin katkısında önemli bir artış olmuş. Tarım kesiminin katma değeri veya gelirindeki azalma ise iç talepteki daralmanın oldukça altında.
Bu durumda son dönemde iç talep ve özel tüketim artışının en önemli belirleyicisi olan dışarıdan net özel sermaye girişine bakılmalı.
Grafik, net özel yabancı sermaye girişlerinde ikinci çeyrekten başlayarak önemli bir azalma olduğunu gösteriyor. Bunun yanına reel efektif kur endeksini de koysaydık orada da paralel bir azalışı, yani TL'nin değer kaybettiğini görecektik. Mayıs ve haziranda yaşanan dış piyasalardaki risk iştahı, sermaye girişini azaltmış. Bu özel kesimin tüketimini ve iç talebi kısmış. İç talepteki daralma TL'nin değer kaybının da desteğiyle ihracatı artırmış, ithalatı ise azaltmış. Ticarete konu mal üreten, sanayi kesimindeki büyüme etkilenmemiş.
Mayıs ve haziranda yaşananlar en önemli kırılganlık kaynağı olan dış açığı azaltmak açısından dönüm noktası olabilecek önemli bir fırsat sunmuş. Tarımdaki dışsal faktörlere dayanan gerilemenin etkisini dikkate almazsak, veriler sanayinin yeni duruma oldukça kolay uyum sağlayabildiğini ve cari açığı azaltmanın büyüme cinsinden maliyetinin beklendiği kadar yüksek olmayacağını gösteriyor.
Peki bu fırsattan yararlanabilecek miyiz? Bunu da bir sonraki yazımda ele alacağım.
foztrak@yahoo.com
|
|