|
Avrupa bize haksızlık yaptı mı?
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nin son kararı için "Bize haksızlık yapıldı!" demiş...
Şimdi Sayın Başbakan'a, "Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi?/Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?" türküsünü dinletmek var ama, tadını kaçırırız. Çünkü, Avrupa Birliği'nin her kararından sonra bizimkilere bu türküyü dinletmek gerekir ki, bu da kabak tadı verir...
"Bize haksızlık yapıldı!" diyen Başbakan, sözünü nasıl bağlıyor?
"Bu karar belirlenen ortak hedefle de çelişmektedir."
Nedir ortak hedef?
Türkiye'nin AB'ye girmesi değil mi?
Türkiye'nin AB'ye girmesi ancak Avrupa ölçülerine uygunlukla orantılıdır, değil mi?
***
SİZ ülkenin en büyük havaalanında, deve kesilen bir Avrupa ülkesi biliyor musunuz?
Yeşilköy havaalanında deve kesiyorlar?
Niye?
***
ÇÜNKÜ İngiltere'den kiralanan uçakları bir türlü geri veremiyorlarmış, İngiliz firması uçakları geri almamak için bin bahane uyduruyormuş. Sonunda allem etmişler, kallem etmişler, İngilizleri razı etmişler. Bunun şerefine de uçağın altında deveyi kurban etmişler, hayvanı parçalamışlar, etini dağıtmışlar. Kimi kolundan, kimi bacağından, kimi budundan bir parça kapmış; ellerinde kanlı etler, fotoğrafçılara poz veriyorlar.
***
BU olayın Avrupa basınında, kamuoyunda nasıl gösterileceğini, gösterildiği takdirde ne tepki uyandıracağını düşünebiliyor musunuz?
Avrupalı, uçağın altında deve kesen bir kafayı Avrupa'ya sokar mı?
Önümüzde Kurban Bayramı, otoyolların kenarı yine seyyar mezbaha...
Sayın Başbakan esip savuruyor:
"Bize haksızlık ettiler!"
Acaba?
Avrupalı politikacı, bu görüntüleri halkına nasıl izah eder, "Türkleri kabul edin!" diye onları nasıl ikna eder.
Adamlar haksız mı?
***
ASKERE gidenler bilir; askerlik, düzen, intizam, disiplin işidir ve her şeyin "talimathanesi" vardır.
Ceketinin hangi düğmesini ilikleyeceksin, selam verirken kolun yerle kaç derecelik açı yapacak? Yazlık elbiseler ne zaman giyilir, kışlıklar ne zaman çıkarılır? Bir üstünle yolda karşılaşırsan kaç adım önce selama durulur, kaç adım geçtikten sonra elini indirirsin? Yemekhanede yemekten önce topluca dua etmeden, nöbetçi subayın "Afiyet olsun!" demesinden önce çorbaya kaşık atabilir misin?
Her şey inceden inceye hesaplanmıştır. Bunlar, bizim kırk yıl önceden kalan yedek subay anılarımız.
Hele bir alarm verilsin, öyle bir talimat çıkar ki kutudan...
Şaşırırsın talimat sanki bir saat önceden hazırlanmış...
***
DİYARBAKIR'daki faciayı okudunuz herhalde...
Askeri lojmanda kalorifer kazanı patlıyor, 7 kişi ölüyor.
Kaza olmaz mı?
Elbette olur ama, o kazanı bir gün önce yaşı 18'i geçmemiş ehliyetsiz çocukların tamir ettiğini, kaynak yaptıklarını söylersek buna kaza denir mi? Sokaktan geçen üç çocuğu "Usta gel!" diye çağır, felaketi hazırla ya da yık sorumluluğu cahil kapıcının üstüne... Bu mudur askeriyenin düzeni?
Başbakan hâlâ, "Bize haksızlık edildi!" desin, adamlar haksız mı?
***
YA Diyanet İşleri'nin kurban fetvası?!!!
İbadet helal parayla yapılırmış ama, haram parayla da kurban kesmek caizmiş...
Yani adam çalıp çırpacak, kurban kesecek; bu da İslamiyete uygun olacak...
Buna suça teşvik denir...
Yoksa Diyanet İşleri Başkanlığı, bu memlekette kurban kesecek helal para sahibi kimse kalmadığını gördü de hırsızlara fetva mı çıkardı?
***
NE dersiniz Sayın Başbakan, adamlar haksız mı?
Böyle insanların yaşadığı bu ülkeyi alıp da ne yapacaklar?
Kim başına dert alır ki?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|