Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu sefer tamam, çevre yolu açılıyor

Satır Arası / Deniz Sipahi

Milliyet EGE ekibiyle Bornova'daki İKEA-Forum'un önünden çevre yoluna girdik, Karşıyaka Örnekköy'den çıktık. On bir kilometrelik yolu sekiz dakikada geçtik.
İzmir'in kuzeyinde oturanlar için böyle bir zaman diliminde yolu geçmek müthiş bir rahatlık. Hadi diyelim; yollar boştu, trafiÇe açılmamıştı; normalde on iki, on üç dakikada gidelim.
Bu bile hayatımızdan en azından yarım saati kazanılması demek.
İnanın sabah ve akşam saatlerinde Altınyol'u kullananlar için gidiş ve geliş bir buçuk saat anlamına geliyor.
Üstelik Örnekköy'den ara baÇlantılarla Çeşme ya da Aydın otobanına ışıklarda durmadan, şehre girmeden direkt olarak girebileceksiniz.
Tabii şimdilik...
Çevre yolunun Sasalı baÇlantılarının tamamlanmasıyla birlikte Anadolu Caddesi'nin o kalabalık trafiÇinden de kurtulmuş ve çok daha önceden çevre yoluna girmiş olacaksınız.
Çevre yolundan geçtiÇinizde sizler de farkedeceksiniz ki; gerçekten büyük bir emek harcanmış. Bu güzergahın hemen hemen tamamı bitirilmiş, birkaç rötuş yapıldıktan sonra açılış günü beklenecek. Asfaltlama, trafik işaretlemeleri, sinyalizasyon, peyzaj tasarımı tamamlanmış.
Tünellerdeki havalandırma ve ışıklandırma bitirilmiş, denemeler de yapılmış.
Yani her şey hazır.
ÇiÇli viyadüÇü bin 290 metre uzunluÇunda, yolun Bornova geçişini saÇlayan Bornova viyadüÇü ise 2 bin 328 metre. Toplam uzunluÇu 2 bin 188 metre olan Karşıyaka tünelleri yatırımın en fazla harcanan bölümü.
Çevre yolunun tamamı yirmi kilometre... Geriye kalan dokuz kilometrelik yolun bitirilebilmesi için 145 milyon dolar daha ödenek gerekiyor. Bu paranın gelmesi halinde de bir yıllık süreye ihtiyaç duyuluyor.
İzmir bu yatırımları yapmakta çok gecikti.
Çevre yolu göreceksiniz şehrin ortasından geçen bir yol olmuş. İzmir'in ne kadar gecekondulaştıÇını, ne kadar çarpık bir kente sahip olduÇumuzu çevre yoluna çıkınca daha fazla farkettim.
Buna raÇmen inşaatlar devam ediyor. DaÇ, taş ev olmuş. Yeni kooperatifler kurulmaya devam ediyor.
İzmir'in bu kadar nüfusu kaldırması mümkün deÇil. Çevre yolu elbette bugünkü trafiÇin hafifletilmesine büyük bir katkısı olacak ama yolun diÇer kısmını bitirdiÇimiz gün de yeni projeleri konuşuyor olacaÇız.
Çok deÇil en geç bir ay içinde sizler de arabanızla Bornova'dan Örnekköy'e doÇru giderken göçle gelen o büyük yaÇmayı görecek ve hala önlem alınmadıÇını göreceksiniz.
Çevre yolundan tam randıman alabilmek için mutlaka ikinci etabın da tamamlanması gerekir.
Çünkü Örnekköy'e kadar üç şeritle gelen yol sonra Girne baÇlantısı için tek şeride düşüyor. Yani Yeni Girne ve Anadolu Caddesi'nde trafik tıkanmaya devam edecek, bu sefer de bu şikayetler duyulmaya başlanacak.
Her şeye raÇmen 18 yılda tamamlanamayan, yılan hikayesine dönen yolun yakında açılacak olması İzmirliler için güzel bir haber.

Kimyasal ve sevgisel baÇlar

İnsanları birbirine baÇlayan baÇlar farklılıklar gösterir; tıpkı atomları ve molekülleri birbirine baÇlayan kimyasal baÇlar gibi. ÖrneÇin birbirinden çok farklı iki insan bazen ortak bazı noktalarda bir araya gelir ve birbirlerinin eksiklerini tamamlayarak büyük bir sinerji oluşturabilir; zıt yüklü iyonların birbirini çekmesiyle oluşan iyonik baÇlar gibi. Taraflardan birisi daha alıcı, diÇeriyse daha vericidir bu birliktelikte. Ortaya çıkan deÇerli ürün her ikisine de benzemeyebilir; sodyum ve klorun oluşturduÇu önemli yaşamsal etkinliÇe sahip tuz gibi.
Bazı insanlarsa birçok ortak noktaya sahiptir diÇerleriyle; paylaşılanlardır onları bir arada tutan. Atomlar tarafından ortaklaşa kullanılan elektronların oluşturduÇu moleküller gibi sıkı sıkıya baÇlanırlar birbirlerine... İki atomu ve insanı birbirine baÇlayan en güçlü baÇlardır bu kovalent baÇlar ve gücünü paylaşımdan alır.
Paylaşılanlar çoÇaldıkça baÇ da güçlenir. Gönül baÇına benzer; zayıflamış gibi göründüÇünde bile koparmak son derece güçtür.
İyonik bir baÇ kovalent baÇlarla pekiştirilebilir zamanla. ÖrneÇin bebek ve anne arasındaki ilişki iyonik baÇlara benzer başlangıçta; anne hep verici, bebekse alıcıdır. Paylaşılanlar arttıkça kovalent baÇlarla desteklenir bu ilişki ve koparılması en güç baÇlardan biri çıkar ortaya.
Bir de son derece zayıf baÇlar vardır; atomları, molekülleri baÇlayan Van der Waals baÇı gibi. İyonik ve kovalent baÇlarla karşılaştırılamayacak kadar zayıf olan ve kolay koparılabilen bu baÇlar da gereklidir; örneÇin bazı organik maddelerin taşınmasında, yani geçici bir dönem için baÇlanma ve ardından kopmanın gerektiÇi durumlarda yararlıdır.
* * *
İyonik bir baÇda vereni takdir ederim daha çok; aldıkça deÇil, verdikçe zenginleşir insanlar. Ama baÇlar arasında en çok kovalenti severim; temelinde paylaşım olduÇu için belki de. Paylaşılan ve paylaşıldıkça çoÇalan sevgiyi çaÇrıştırır bana.
İnsan ilişkilerinde en çok söz, aşk üzerine söylenmiştir, aslolan aşkmış gibi. Oysa tek atımlık barut gibidir aşk, türün devamıdır amacı ve sönmeye mahkumdur.
Yıllarca süren, kalıcı ve güçlü olansa sevgidir. Aşkı oluşturan hangi baÇ olursa olsun onu saÇlamlaştıran, sürekli kılan, sevgiye dönüştüren kovalent baÇlar, yani paylaşılanlardır.
Güç günlerde ortaya çıkar gerçek sevgiler. Hüzün paylaşıldıkça azalır, önceden yaşanan mutlulukların tersine... Bir buluşma, bir telefon, bir e-posta, sıcak bir gülümseme, bir kucaklaşmaya bürünür saÇlam baÇlar ve Genco Erkal'ın "Nazım Hikmet" oyunu gibi "Gelecek güzel günler" beklenir umutla...
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok'un kaleminden, okulgen@superonline.com)

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Deliler istila etmiş!
Emeklilik hakkında her şey
Bu sefer tamam, çevre yolu açılıyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet