|
 |
|
|
Sahi mi Tomas?
Kupa maçlarının ligden farklı yanları var... Zirvedeki rakiplerinizden ayrılarak grup mücadelesi yaptığınız için baskıdan uzaksınız... Seyirci, ligin aksine sadece kendi takımını değil, rakip takımı da izlediğinden daha hoş bir futbol ortamı oluşuyor... Ligde devre arasına girildiği için teknik adamların kadro tercihleri daha rahat koşullarda gerçekleşiyor. Ne var ki tüm hoşluklarına rağmen, Fortis Türkiye Kupası'nın grup maçlarında da aradığımız yüksek tempoyu göremiyoruz... Bu durum, en azından Gerets ve Ertuğrul Sağlam'ın dün oynattıkları oyun adına geçerli.
Galatasaray, Ümit Karan'la tek santrfor, İnamoto ve Okan'la çift ön libero düzenini bozmadan oynadı. Ümit'in rakip savunma kalabalığı içinde istediği vuruşları yapamadığını gördük... İliç'in çabuk ve akıllı dalışlarla gol atmasını bekleyenler de Sırp oyuncunun becerisini göremedi... Yine de Sabri ve Arda'nın kanatlardan, Okan'ın ortadan hücum karakterli oyunları Galatasaray'a belli bir öncelik tanıyor, ama Kayserispor defansı dayanıyordu...
Ekstra adam
Sağlam'ın ekibi Gökhan'ın yanı sıra Toledo ve Ragıp'ın da katılımıyla yakaladığı kontratak fırsatlarını ciddi ve akıllı biçimde değerlendiremedi. Kritik anlarda da Mondragon o eşsiz güveni ve klasıyla gole izin vermedi.
Galatasaray'ın golü bulması için görünenlerin dışında hücuma ekstradan bir adamın katılması gerekiyordu... Ergün gibi, Cihan ya da İnamoto gibi... Ama hiç kimsenin aklına Tomas'ın adı gelmiyordu sanırım...
Savunmadan dönen topun gelişine yaptığı vuruş, inanılacak gibi değildi... Bu adam Tomas mıydı ? Görenler şaşırıp bir daha baktılar golcüye... Evet, O'ydu... Lig maçlarında rakip yarı alana pek geçmeyen, ataklara katılmayı düşünmeyen Hırvat futbolcu, Kupa'nın rahat ortamında savunmanın üstüne koyacağı değerlere de sahip olduğunu göstermiş oldu... Peki Lig'de aynı şeyi yapar mı ? Hiç sanmam!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|