Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yazıklar olsun!


Evet, aynen öyle.
Yazıklar olsun!
Belki vicdan azabı...
Belki suçluluk duygusu...
Hepsi olabilir.
Neden mi?..
Havalar geçen hafta güzeldi Stockholm'de diye başlanabilir bu yazıya.
Gündüz vakti güneşli saatler yaşadık. Bir ceket, bir atkıyla dolaştığım oldu eski şehrin sokaklarında.
Böylesi pek olağan değilmiş Stockholm için. Eskiden bu mevsim hep karlı ve dondurucu olurmuş. Güneş yüzünü hiç göstermez, insanın içini sürekli hüzün basarmış, belki Huzursuzluğun Kitabı'ndaki gibi:
"Dipsiz bir bunalımdayım bugün. Hepsi bu. Sözlerimin saçmalığı halime tercüman olsun. Asla bir geleceğe sahip olmamış olduğum günlerden birindeyim."(*)
Brüksel'de de hava güzeldi.
Güneşli ve ılık bir gün geçirdim. Boynumda bir atkı, sanki baharmış gibi ceketle dolaştım akşam vakti...
İstanbul da öyleydi.
Kaloriferler iyice kısılmıştı. Havalar mevsim ortalamasının çok üzerinde seyrediyordu.
Gelen haberlere bakılırsa, Londra havaları bu yıl bahar gibi sürüp gidiyormuş, ortalama 16 dereceyle...
Kulağıma eğildi:
"Bütün bunlar felaket habercisi!"
"Efendim?.."
"Küresel ısınma, ısınma! Biliyor musunuz, daha tek bir yazı bile yazmadın bu konuda... Farkında mısın?"
Böyle uyandım!
Ve kendi kendime bağırdım:
Yazıklar olsun diye...
İşte bu yazı belki de bu vicdan azabının bir ürünüdür.
Ömer Madra geçenlerdeki bir yazısında kendisini köyün delisi olarak niteliyordu. Küresel ısınmaya ilişkin yazısını okurken (**) içim ürperdi. Bu konuda bugüne kadar sergilemiş olduğum sorumsuzluğu fark ettiğim için ürperti geldi.
Olacak şey değil!
Tek yazı yazmamışım.
Dehşete kapıldım.
Yaşadığım dünyaya, çevreye, gelecek kuşaklara, çocuklarıma karşı ne denli kayıtsız kaldığımı düşünmek bir an dehşete düşürdü beni.
Elimdeki kalemi her Allah'ın günü sallıyorum, pardon, her Allah'ın günü bilgisayarın başına oturup bu köşeyi dolduruyorum.
Ama, bir konuda tık yok:
Küresel ısınma!
Kıbrıslı Türkün dediği gibi:
Ayıp, Allah için Hasan Cemal!
"Küresel iklim krizi ile topluca mücadeleye girmek için beklemenin bedeli bütün dünya için artık ödenemez boyuta geldi.
Şimdi harekete geçme zamanı!
Gezegenin önündeki en büyük tehdit olarak küresel ısınmayı gören ve her Allah'ın günü bundan bahseden bir avuç insan için önemli bir dönemece ulaşıldı.
Eğer on yıl gibi bir süre içinde derhal ve acilen tedbir alınmazsa...
Küresel ısınma sonucunda:
Sellerden dolayı 100 milyondan fazla insan yerinden yurdundan olacak...
Kuraklık ve çölleşme nedeniyle yüz milyonlarca 'iklim mültecisi' dünyanın dört bir yanına savrulacak...
Eriyen buzullar yüzünden 1 milyardan fazla insan aç ve susuz kalacak...
Sıcaklığın artmasından yaban hayatı büyük bir darbe yiyecek ve canlı türlerinin yüzde 40'ından fazlası yok olacak...
Ve bütün bunların sonucunda dünya ekonomisi yüzde 20 küçülebilecek..."
İyi pazarlar Ömer Madra!
—————————————-
(*) Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa, Can Yayınları, Ekim 06. Saadet Özen'in güzel çevirisinden yeni okumaya başladığım derin bir kitap...
(**) Dr. Ömer Madra, Bilgi Üniversitesi, Beklemeye Tahammül Kalmadı, Zaman, 3 Kasım 06, s.22

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Samba da samba samba, kalplere vur bir zımba
Başbakan Tayyip Bey, kimseye göstermeden kıld...
Melih AŞIK
Starbucks sırları...
Ankara Kavaklıdere'de Meksika yemekleri yapan...
Fikret BİLA
Blair'in moral ziyareti
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Ankara ziya...
Hasan CEMAL
Yazıklar olsun!
Evet, aynen öyle.
Güneri CIVAOĞLU
Ajda ve Murat
Gazeteciliğimin ilk yıllarında henüz hukuk öğ...
Can Dündar
Lisem 120 yaşında!
Lisemin 120'nci kuruluş yıldönümü balosunu k...
Abbas GÜÇLÜ
Okullarda saç, kıyafet ve cep telefonları
Bizim öğrenciliğimizde saçlar üç numara, önlü...
Metin MÜNİR
Beyaz adam ve kedi
Dün gece, 19. yüzyılın ortalarına doğru Ameri...
Hasan PULUR
Sınırlar arasında...
EN son kitap fuarında gördük Banu Avar'ı. Kal...
Derya SAZAK
Ercan'ın ödülü
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Ödü...
Meral TAMER
Küreselleşmenin Londra'daki yansımaları
Akşam lokantada garsona nereli olduğunu soruy...
Ece TEMELKURAN
Kerinçsiz Abi'nin başına gelenler
"Teşkilata" kabulü için bağımsız olarak yarar...
Güngör URAS
Pijamayla 'Nobel Töreni'ne katılmak mümkün değil
Nobel ödülleri 1901 yılından bu yana veriliyo...
Serpil YILMAZ
"Türkiye, sırtında tarihini taşıyor"
Türkiye'nin değişen ekonomisi, politik ve sos...

© 2006 Milliyet