Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pijamayla 'Nobel Töreni'ne katılmak mümkün değil


Nobel ödülleri 1901 yılından bu yana veriliyor. Her yıl ödül törenine erkekler frak, kadınlar tuvalet giyerek katılıyor. Orhan Pamuk, Nobel ödülü aldı da, biz bu görkemli törenin nasıl bir tören olduğunu TV ekranlarından izleyebildik.
Olanı biteni izlemek için Türkiye'den gidenlerden çok az kişi kiralık frak bulabildi, tören salonuna ve yemek salonuna girebildi. Halbuki bu törenleri hemen her yıl izleyen İsveç ve başka ülke vatandaşlarının hem frakları var hem de silindir şapkaları var. Onların babaları da, dedeleri de frak ve silindir şapka giyerdi.
Dedemizin, babamızın, kendimizin frakının olmamasının önemi yok. Önemli olan, bu tür törenlere frak giymeden katılamayacağımızı anlamamızdır.
1960'larda, Ortak Pazar'a Türkiye'nin katılması tartışılırken, ülkenin çağdaşlaşma gereğini anlatmak için, "Pijamayla baloya katılınamaz" denilirdi.

Sadece Kıbrıs değil
Geldik 2006'ya. Orhan Pamuk frak giyerek, Nobel ödülünü alırken, Brüksel'de AB üyeleri Türkiye'nin tam üyelik yolunu nasıl keseceklerini tartışıyordu.
Avrupalıların Türkiye'yi aralarına almakta direnmelerinin görünürdeki engeli Kıbrıs sorunu. Başka nedenler yok mu ? Acaba, Türkiye'yi yönetenlerin hâlâ (2006 yılında) pijamayla baloya katılabileceklerine inanmaları önemli bir engel değil mi?
Türk halkı frak istemiyor, pijamayı seviyor diyerek, reyting uğruna, ABD'de okumuş, "iyi aile kızı" en zarif hanım yazarın, ekrana her hafta çizgili pijamalı bir genci çıkarması normal mi ?
Ayağında plastik tokyo terlik, üzerinde beyaz atlet fanila, çizgili pijama, bir elinde bıçak, öbür elinde kokmuş çorapla dolaşan, saçı sakalına karışmış, süfli bir tipin, "en beğenilen bir erkek tipi "olarak sivrilmesi, "Beyaz Türkler"e karşı köylülükten kurtulamayan tosunlarının zaferini belgeleyen bir "kahraman" olması normal mi ?
Osmanlı'dan bu yana Batı'ya doğru yürüme çabamızın arkasında "medeniyet özlemi" yatar.

Geriye mi, ileriye mi?
Gelenek, görenek, milli değerler farklı şeylerdir. Medeni olmak, bu değerlerden vazgeçmeyi gerektirmez. Ama, biz çizgili pijama giymiş, eğitim imkânından yoksun, yüz kelimeyle konuşabilen bir geri zekâlının bir elde kirli çorap, öbür elde bir bıçakla dolaşan bir tipi "halk kahramanı" olarak öne çıkarıyorsak, bu halk kahramanı, giyimi, davranışları ve konuşmalarıyla çok kimseye örnek olabiliyorsa, Avrupa yolunda yürümekten vazgeçmişiz demektir. "Medeniyet"e değil "ilkelliğe" yönelmeyi benimsemişiz demektir.
Pijamalı bir geri zekâlının halk kahramanı haline gelmesinin, Merkez Bankası Başkanı'nın evine girenlerin sokak kapısının önüne kunduralarını dizmesinin, devlet büyüklerinin eşlerinin kral sofralarına mantoyla oturmasının, devlete ait havayolu işletmelerinin uçaklara bakım yapan bölümlerinde uçak güvenliğinin deve kesilerek ve dua okunarak sağlanmasının "çağdaş yaşam"la ne ilgisi var ?
Bu görünümdeki insanların Avrupa Birliği'ne katılma isteğinin samimi olduğuna kim inanır? Bu tür yaşamı sürdürmekte ısrarlı insanları kim aralarına almak ister?
Bu davranışları, bu tür yaşam biçimini hoş görenlerin mutlaka gerekçeleri vardır. Ama ben, bazılarının, insanlarımızı ileriye götürecek yerde, geriye sürüklemedeki ısrarlarını içime sindiremiyorum.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Samba da samba samba, kalplere vur bir zımba
Başbakan Tayyip Bey, kimseye göstermeden kıld...
Melih AŞIK
Starbucks sırları...
Ankara Kavaklıdere'de Meksika yemekleri yapan...
Fikret BİLA
Blair'in moral ziyareti
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Ankara ziya...
Hasan CEMAL
Yazıklar olsun!
Evet, aynen öyle.
Güneri CIVAOĞLU
Ajda ve Murat
Gazeteciliğimin ilk yıllarında henüz hukuk öğ...
Can Dündar
Lisem 120 yaşında!
Lisemin 120'nci kuruluş yıldönümü balosunu k...
Abbas GÜÇLÜ
Okullarda saç, kıyafet ve cep telefonları
Bizim öğrenciliğimizde saçlar üç numara, önlü...
Metin MÜNİR
Beyaz adam ve kedi
Dün gece, 19. yüzyılın ortalarına doğru Ameri...
Hasan PULUR
Sınırlar arasında...
EN son kitap fuarında gördük Banu Avar'ı. Kal...
Derya SAZAK
Ercan'ın ödülü
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Ödü...
Meral TAMER
Küreselleşmenin Londra'daki yansımaları
Akşam lokantada garsona nereli olduğunu soruy...
Ece TEMELKURAN
Kerinçsiz Abi'nin başına gelenler
"Teşkilata" kabulü için bağımsız olarak yarar...
Güngör URAS
Pijamayla 'Nobel Töreni'ne katılmak mümkün değil
Nobel ödülleri 1901 yılından bu yana veriliyo...
Serpil YILMAZ
"Türkiye, sırtında tarihini taşıyor"
Türkiye'nin değişen ekonomisi, politik ve sos...

© 2006 Milliyet