|
 |
|
|
Hep fahişeler konuşuldu, sıra "satılık erkekler"de
Sosyal bilimci Ayşe Kudat, erkek cinselliğinin istismarı konusunda dünyanın pek çok köşesinde 20 yıldır yürüttüğü çalışmaları "Satılık Erkekler" kitabında anlatıyor. Konunun kadınlarla yatan jigololarla bitmediğini belirten Kudat'ın bulguları şaşırtıcı...
AYLİN VARON
Amerikalı profesör Alfred Kinsey, insan cinselliği üzerine yaptığı araştırmaları 1940'lı ve 50'li yıllarda "Kinsey Raporları" olarak yayımladığında ABD ve dünya çapındaki birçok ülkede cinsel bir devrimin öncüsü olmuştu. Cinsellik konusunda normal ve anormal olana dair fikirleri altüst eden bulgularıyla konuşulmayanları konuşulur, tabulaştırılanları yaşanabilir kıldı Kinsey.
Benzer bir devrimi, Türkiye'nin önde gelen sosyal bilimcilerinden Ayşe Kudat gerçekleştirmeye çalışıyor şimdi...
Kudat eğitimini Harvard ve MIT gibi önde gelen üniversitelerde tamamladı; yıllarca Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlarda sosyal kalkınma projeleri yürüttü. Bu sayede dünyanın birçok ülkesinde gözlem ve araştırma yapma fırsatı buldu. 20 yıllık bir süreç sonunda, bedenini satan erkeklere dair bilinmeyen tüm gerçekleri ortaya koyan bir kitap yazdı: "Satılık Erkekler" (Doğan Kitap).
"Hep kadınlar fahişe veya orospu diye aşağılandı. Peki ya erkekler?" sorusundan yola çıkarak erkek egemen dünyanın hasır altı ettiği "satılık erkekler"i, jigoloları, eşcinselleri, travestileri, gizli eşcinselleri ve satılık erkekliğin mağdur çocukları olan "oğlan"ları anlatıyor Kudat bu kitapta. Ve erkek istismarı konusunda düşünmeye ve bu gidişata dur demeye itiyor sizleri...
1960'lardan beri satılık erkekler konusunda araştırmalar yaptınız. Fakat bu konu ancak son yıllarda kamuoyunda gündem yaratmaya başladı. Bugüne kadar erkek fahişeliğinin toplumda ve medyada yok sayılmış olmasının sebebi nedir sizce?
Bunun en büyük nedeni insan toplumlarının erkek egemen olarak örgütlenmiş olması. Onun için erkekler ilkel toplumlardan beri genç oğlanları yanlarına almış ve aylarca av peşinde koşarken onlarla cinsel ilişkiye girmişler. Bulundukları ortamda izole oldukları için sosyal baskı da olmamış. Kadınlar ise herkesin gözü önünde yaşıyorlar. Erkekler göz önünde olmadığı için yaptıkları dillendirilmiyor, bir sorun gibi ifade edilmiyor. Yoksa ben bu konuda uzun zaman önce yazardım. Ayrıca yıllarca bürokrattım.
Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler gibi birçok uluslararası organizasyonda sosyal kalkınma ve iyileştirme projelerinde çalıştınız...
O dönemde jigololarla ilgili bir kitap yazmak için izin istedim. Fakat bunun Dünya Bankası'nı küçük düşürebileceğini söylediler. O dönemde satılık erkekliği ben de sadece jigololuktan ibaret sanıyordum. Ama gay edebiyatıyla tanışınca bu işin seks ticaretindeki piyasasını keşfettim.
"Müşteri kitlesi hakkında hiçbir şey bilmiyoruz"
Satılık erkeklerin sadece kendilerini kadınlara satan jigololar olmadığını, satılık erkekliğin birçok yüzü olduğunu söylüyorsunuz. Nedir bu kategoriler?
Olayın boyutları çok geniş. Kadınlarla yatan, hem kadın hem de erkeklerle yatan jigololar var. Sadece erkeklere hizmet verenler var ki onlara da erkek fahişe deniyor. Bu kategorinin içinde sadece homoseksüel erkeklerle birlikte olanlar var. Kimsenin konuşmadığı bir durum ama evli olan gizli eşcinsellere hizmet verenler var. Hatta buna özel erkek genelevleri var. Bir de hangi erkek olursa olsun diyenler var.
Hangi erkek olursa olsun diyenlerde de homoseksüel erkeklere hizmet verme konusunda büyük bir patlama oluyor, oradan gelen talep artıyor. Bu işe erken yaşta itilen ve pedofillere zorla hizmet veren oğlanları da unutmamak lazım. Bunlar organize suç örgütlerinin elinde ülkeden ülkeye götürülüyor. Bu suç örgütleri aynı zamanda beyaz zehir kaçakçılarıyla da çok girift bir şekilde ilişki sürdürüyor. Genelde uyuşturucu ve oğlan çocukları birlikte pazarlanıyor. Bu kategori sayısal olarak fevkalade büyük.
"Erkek fahişelere talep çok"
Türkiye'de durum ne?
Bu saydığım kategorilere giren çok sayıda erkek fahişe Türkiye'de de mevcut. Ancak benim kitabım bütün ülkeleri kapsıyor. Ve ta Yunan tarihinden başlayıp konuyu bugüne kadar getiriyor, neden sayı itibarıyla bu işin inanılmaz boyutlara ulaştığını gösteriyor. Ancak hâlâ erkeklerin hizmetlerinden yararlanan müşteri kitlesi iyi bilinmiyor.
"Kiliselerden patlaklar geldiği için insanlar artık bakmak zorunda"
Kitapta kadın fahişeliği konusunda birçok araştırma olduğunu, kadınların bir araya gelip örgütler kurduğunu, Birleşmiş Milletler'de kadınların çektiklerine karşı birtakım programlar uygulandığını belirtmişsiniz. Ama işin erkek boyutu hep göz ardı edilmiş...
Söyledikleriniz fevkalade doğru ve kadın örgütlerinin kız çocuklarını ve kadınları koruma çabalarına saygı duymamız lazım. Fakat bugüne kadar fuhuş, şiddet, cinsel şiddet gibi olaylarla sadece kadın örgütleri ilgilendiği için delikanlıların, minicik oğlanların başına gelenlere bakmamışız. Başka toplumlar da bakmamış. Ve şimdi kiliselerden, oradan buradan aniden patlaklar geldiği için insanlar artık bakmak zorunda olduklarını anladılar. Başka ülkeler bu işe ciddi olarak sarıldılar.
"Pedofiliyi ortaya çıkarmak zor"
Erkek fahişeler nedeniyle çözülen evlilikler, oğlanların istismarı gibi konuşulmayan konularda sizce Türkiye nerede duruyor?
Türkiye ve başka Müslüman ülkelerde de erkeklerin kendi aralarındaki ilişkileri ortaya çıkarmak fevkalade zor. Ama gerçek şu ki bu durum çok yoğunlukla var. Sadece bana değil, kime isterseniz sorun... Seks turizmine Müslüman ülkelerin büyük bir yoğunlukla katıldığı herkesçe malum. Bu turları organize eden insanlar da bunları size söyleyebilirler. Türkiye'de erkek çocuklara büyük haksızlıklar yapıldığından ve bunu erkeklerin yaptığından da eminim. Ama pedofiliyi bulup da ortaya çıkarmak son derece zor.
Peki bu durumda ne yapabiliriz?
En azından şunu yapabiliriz. Kız çocuklarımıza nefes aldırmıyoruz. Sağa bakma, sola bakma, sakın onunla konuşma. Adam ters bakabilir, şöyle davranma. Bizim aynı hassasiyeti erkek çocuklarına da göstermemiz gerekiyor.
|
|
|

|