Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tarihin en ünlü savaşçısı

Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki "Cengiz Han ve Mirasçıları" sergisi bir dekor ve iç mimarlık harikası. Sergilenen malzemenin seçiminde Dr. Filiz Çağman gibi bir sanat tarihçisinin ustalığını hissetmemek mümkün değil

Fax: (0312) 427 20 64

Cengiz Han dünya tarihinin en ünlü cihangiridir. Kimse onun yaptığı fütühatı yapamadı ve yapması da mümkün değil. 20 yıl içinde Moğolistan'dan başlayarak Çin ortalarına ve Hazar Denizi'ne kadar ulaştı. Çocukları ise İran, Ortadoğu ve Macaristan'a kadar bütün doğu Avrupa'yı bu imparatorluğa kattı.
50 yıl içinde Karakurum'daki büyük hana bağlı bütün vasal devletler, hiç şüphe yok ki Avrupa feodallerinden çok daha sıkı bağlarla bir bütünü oluşturuyordu. Moğol orduları amansızdı, süvarinin hareket kabiliyeti ise 13'üncü yüzyıl için göz kamaştıran birtakım harp aletleri ve Çin barutuyla destekleniyordu.
Bu istilayı kendi Moğollarından çok, etraflarına topladıkları Kıpçak Türk kabileleri ve kökenlerini ve adlarını tümüyle bilemediğimiz sayısız Sibir kabileleriyle birlikte yapıyorlardı. İlk yıkıma uğrayanlar bugünkü Türkmenistan ve İran Horasan'ındaki Harzemşahlar devletiydi. Oğuz Türklerinin bulunduğu topraklar süratle düştü.

Zıtlıklar manzumesi
Cengiz İmparatorluğu bir zıtlıklar manzumesidir; toprakları geniş, ömrü ise kısadır. Göçebelerin imparatorluğu diye nitelenir, oysa bıraktığı medeni kalıntılar halen yaşar. Uygar dünyanın ancak 18 ve 19'uncu yüzyılda geçtiği kağıt para sistemini kusursuz uygulamışlardır. İlerleyen istila orduları karşısında; Orta Asya hanlıklarının vakanüvislerinden Kiev Rusya'sının letopis (yıllık tarih) yazarlarına kadar herkesin ifadesi birbirine benzer: "İnsanları öldürdüler, ırzlarına geçtiler, mabetleri yaktılar, her şeyi yağmaladılar." Bu facia tasvirleri yine benzer bir cümleyle biter: "Bütün bunlar Allah'a kulluk etmekte kusurumuz olduğu, yoldan saptığımız için bize ilahi bir ceza olarak geldi."
Tezatın büyüğü de bundan sonra başlar. Şehirleri yakıp yıkan, ahalisini kılıçtan geçirenler, ondan sonra kimsenin dini ve dilini ayırmadan himayelerine aldılar, hatta kimi Müslüman kimi Hıristiyan oldular. Tabii kendi dininde kalan da oldu.
Cengiz'in bir oğlu Berke Han, Altın Ordu'nun başında Rusya'yı istila ederken Müslümandı. Öbür halef Hülagu ise Bağdat'ı yakıp yıkıp halifeye zulüm etti ve Müslüman Berke'yi çileden çıkardı. Hülagu 1256 yılı başında Bağdat'ı istila etmeden evvel gökbilimci Hüsamettin'e fal baktırdı. Cevap "Önce kıtlık olacak sonra zelzele ve ot bitmeyecek ve büyük han bir yıl içinde ölecek, zaman iyi değil"di.
Nasuriddin Tusi'ye sorduğunda ise Haşhaşilere hayran bu filozof, "Bu denenlerin hiçbiri olmayacak" dedi. "Peki ne olacak?" sorusuna "Hülagu Bağdat'ı alacak" diye cevap verdi.
Cengiz'in bıraktığı Çin, Gürcistan, Ermenistan ve Rusya ve Orta Şark Moğol mülküydü. Her yerin hükümdarları ve vasal soyluları Karakurum'a kadar gidip bağlılık arz ediyordu. Elçi göndermek saygısızlık sayılırdı. Moğolların hızını Ayn-i Cellud'da Mısır Memlukları durdurdu ve Memluklar üç asır boyu, Yavuz Sultan Selim Han gelene kadar bu satvetlerini korudular.
Milletler Moğol döneminde boyunları eğilse de zenginleştiler; Çin ile Venedik komşu kapısı oldu, ticaret arttı. Daha evvel görülmemiş bir posta ve güvenlik örgütü yolları tuttu. Moğol kabileleri azınlıktaydı ama Asya'nın Türk kavimleri de Rusya'da bir Moğol kabile olan Tatarların ismi altında hüküm sürmeyi pek uygun gördüler. Şimdi Volga boyundaki Kazan ahalisi haklı olarak Tatar ismini bırakmaya çabalıyor.
Moğol devrinin kozmopolitliği sırf din işlerinde görülmez; dönem tarihçiliğinin üniversalist düzeyine hâlâ ulaşılmış değildir. Tebriz'de İlhanlıların tarihçisi Reşidüddin koskoca bir tercüme ofisinin başında oturup muhtelif dillerden kaynakları kullanıyordu. Gerçekten beşeriyetin bilinen en kozmopolit tarihini yazdı. Vassaf'ın yazdığı "Tarih"i Hammer'in çevirisinden sonra daha ancak yayımlıyorlar. İlhanlı mimarisi bütün Ortadoğu'nun ustalarını bir araya getirdi. Bildiğimiz Moğol'un iki cephesi vardır; kan ve ateş kadar asayiş, devlet yönetimi ve güzel sanatlar.

Nazan Ölçer dünyadan sergi getiren tek isim
Son yıllarda Amerika ve bütün Avrupa kentlerinde açılan sergilerden sonra Dr. Nazan Ölçer, Cengiz Han'ı İstanbul'a da getirdi. Malum Nazan Ölçer bu ülkeye dünyadan sergi getiren tek isim. Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki Cengiz Han sergisi düzeniyle bu dönemi yansıtıyor ama Moğol İmparatorluğu'nun içinde bürokrasileriyle, silahlarıyla, sanatkarlarıyla bütün Asya yer alır ve bu sergide Bilge Han'ı, Kül Tigin'i ve Orhun Anıtları'nı görmek son derece isabetli bir bağlantıdır.
Moğollar saf halleriyle bu sergide bir kısım oluşturuyor. Doğrusu sergi bir dekor ve iç mimarlık harikası. İstanbul'daki "Cengiz Han ve Mirasçıları" sergisinin Münih ve Viyana'daki "Cengiz Han" sergilerinden daha mükemmel tertibi olduğunu onlar söylediler.
Moğolların çağdaşı olan dünyayı yani İran ve Anadolu'yu eserleriyle burada teşhir etmek isabetli bir bağlamdır. Sergiyi gezenlerin sorusu, burada Moğollar nerede ve ne kadarlar? Cevap; gördüğünüz kadar ama ortada onların başlattığı bir dünya var. Bizim Topkapı Sarayı Müzesi dahil birtakım müzelerden getirilen malzeme bu dünyayı bence oldukça isabetli olarak çiziyor. Seçimde Dr. Filiz Çağman gibi bir sanat tarihçisinin ustalığını hissetmemek mümkün değil.

9 günde 4 bin ziyaretçi

  • Sakıp Sabancı Müzesi 7 Aralık'ta açılan "Cengiz Han ve Mirasçıları: Büyük Moğol İmparatorluğu"nu 15 Aralık Cuma akşamına kadar 3 bin 888 kişinin gezdiğini açıkladı.
  • Sergide, bazıları ilk kez gösterilen 600 parça eser yer alıyor. Bu eserler 7 değişik ülkeden (19'u Moğolistan, 7'si Almanya, 3'ü Türkiye) 34 müze veya kişiye ait.
  • İmparatorluğun öyküsü arkeolojik keşifler, hazine parçaları, el yazmaları ve haritalarla anlatılıyor. 8 Nisan 2007'ye kadar açık kalacak olan sergi; konferanslar, atölye çalışmaları ve çocuk eğitim programlarını da içeriyor.


    PAZAR
    Bergüzar mı Beren mi?
    "İyi ki İspanyollar transferim için çok ısrar etmiş"
    Müzayede en iyi ayakta izlenir
    Uzmanından frak dersleri
    Hep fahişeler konuşuldu, sıra "satılık erkekler"de
    Radyolu yılların Nobel'i:
    İpana bilgi yarışması

    Bu otel uçuyor
    Alafranga eğlencenin alaturka hali
    Sanal Haçlı Seferi
    Develere ağıt
    Lisem 120 yaşında!
    Yaşam döngüleri
    İşkembe, paça ve kelleyi hor görmeyelim
    Tarihin en ünlü savaşçısı
    Şekerle mücadele vakti
    Sabah neşesi bitti mi? / Meriç Erkan gitti mi?
    Bayramda nereye gitsek?
    Şampanya bir şaraptır!





  • Ahmet Turhan Altıner
    Can Dündar
    R. Hakan Kırkoğlu
    Vedat Milor
    İlber Ortaylı
    Taylan Kümeli
    Tuba Akyol
    Fatih Türkmenoğlu
    Mehmet Yalçın

    © 2006 Milliyet