Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Runje'den öğrendiğimiz

Kaleci futbolcu mudur?.. Bence hayır... "Ayak topu" sporunda hayatını elleriyle kazanan bir adam.
Futbol sahasında ama eylemlerinin büyük bölümü basketbol kapsamında.
Veya jimnastik.
Buz hokeyi.
Beyzbol.
Hentbol.
Hepsi olabilir.
Lakin adı on birde yazılıp kalenin önünde durduğu için futbolcu deyip geçiveriyoruz işte.
Ondan beklentilerimizi diğer on arkadaşıyla aynı parantezde değerlendiriyoruz; aynı oyunu oynarlarmış gibi.
O yüzden pek anlayamıyoruz kalecileri.
Son örnek Runje...
***
Lige "dalga geçilerek" başlayan kaleci, gittikçe büyüyor şimdi.
Neden?
Geride kalan şu birkaç ayda katarakt ameliyatı mı oldu Runje.
Hamsi kürüne girip zekasını mı açtı?
Kaleci kursuna mı yazıldı?
Hayır...
"İçinde olanı" kullanmaya başladı.
Fizik yetenek ve doğru tercih ile desteklenen hızlı algılama becerisini işine yansıttı.
Bunlardan bazıları eksik, bazıları olmayan bir süreçte, ayak topu oynayan bir futbolcu günü kurtarabilir.
Çünkü ayakla vurulan topun doğru adrese gitme olasılığı çok yüksek değildir. Alt tarafı "ah" diye bir tepki gelir tribünlerden.
Elle tutmakta kaytarmaca yok... Af da yok.
Siz affetseniz, skor affetmiyor.
Bizim anlamadığımız, kalecilik denilen meslekte kafa-mekan uyumunun, kas-beyin koordinasyonu kadar önemli olduğu. Futbolcular "oyun" oynuyor sonuç olarak ama kaleciye oyun yasak.
Ciddi iş kalecilik. Bedensel yetenek ve doğru hazırlık ile bitmiyor. Olay kafada...
Hepimiz Runje ile kafa bulurken, o kafasını topladı ve tribünlerin kafasına soktu iyi bir kaleci olduğunu.
Futbolcu değil; kaleci...
O ayrı bir iş çünkü.
Peki biz ne öğrendik bu öyküde?
Islığın adresi kaleciyse, durup düşüneceksin öttürmeden önce.
Sabırla Runje yıldız olur.

'Gülen' Yıldırım maskesi

Fenerbahçe Başkanı sayın Aziz Yıldırım'a verilen 1 yıl hak mahrumiyeti cezasının nasıl protesto edileceğini okuduğumda, ceza haberini veren "Fenerbahçe.org.tr"deki Aziz Yıldırım fotoğrafı gibi oldum.
Güleç bir durum.
Bilmeyenlere yazayım, Şükrü Saraçoğlu Stadı'ndaki ilk seyircili maçta tribünleri dolduran taraftarlar "gülen Aziz Yıldırım" maskesi takacakmış.
"Maskeli taraftar yasağı"nı ihlal eder mi bilemem ama güzel espri.
Stat hoperlörlerinden "kahkaha efekti" ile çok daha keyifli olabilir.
Hatta Yıldırım'ın kendi kahkahası... Düşmanlar çatlasın kısacası.
Kim ne derse desin; iyi fikir.
***
Lakin, o zamana kadar protesto edilecek Federasyon'un durumu ne olacak ?
Sayın Ulusoy gitmiş ve öyle başkan gelmiş olabilir ki, tribünler maske değil kask takmak zorunda kalabilir.
Berbat tezgahlar kuruluyor bu uğruda.
Başkanlık seçimi nedir, 222 delege kime nasıl oy verir, futbolu yönetecek federasyonun birkaç belediye başkanı tarafından atanması etik midir diye soran yok.
Olası başkanın siyaset kuklası olması, gündelik çıkarlar peşindeki kitleleri rahatsız etmiyor sanki.
Özerk futbolu geçtik... Bu durum "tayin"i mumla aratacak cinsten. "Tayin"de hiç olmazsa atayan ve sorumlu olan belli.
"Yerel yönetimler futbola bulaşmasın" derken, federasyonu kuruyor belediyeler.
İktidar, Federasyon'la düşük yoğunluklu savaş ederken, uluslararası kurallar son darbeyi vurmasına engel olduğu için eli kolu bağlıysa; ortaya çıkan boşluğu siyasetin uzantıları böyle doldurur işte.
***
Dibe vurmaya az kaldı.
O yüzden "maske" fikri iyi.
Lakin parasını ödeyip futbol izlemeye çalışan dürüst insanlar değil, futbol üzerinden çıkar ve itibar peşinde olanlar takmalı maskeleri. Maske yoksa kesekağıdı da olabilir.

Başbakan'a yakışır mı?

Sayın Başbakanımız Erdoğan kusura bakmasın ama "dost" seçiminde biraz daha titiz olmalı yani!..
Mesela Sinyor Berlusconi...
Erdoğan ailesinin sağdıcı. Milan Başkanı. Sabık İtalya başbakanı.
Geçen gün, siyasetçinin futboldan puan kazanma hesaplarının nasıl iki tarafı keskin bir bıçak olduğunu tüm Dünya'ya gösterdi Berlusconi.
Ukraynalı Shevchenko, Chelsea'ye gitti ya...
Eski başkanı Berlusconi, Dünya çapında yıldızı şöyle anlattı kamuoyuna: "O karısından köpek gibi korkar, Karısı ne zaman bağırsa köpek gibi yatağın altına saklanır."
Doğru mu, değil mi günahı boynuna.
Ama İngiltere'ye 30 milyon Euro karşılığı transfer olan Shevchenko'yu anlatabilmek için eski bir başbakanın kullanacağı kelimeler mi bunlar?
Bakın, bazı insanlar hangi kimliği ile konuşuyorsa ona göre değerlendirilmesini ister sözlerinin.
Lakin kendileri de dahil, yeryüzündeki hiç kimse unutmaz diğer kimlikleri.
Gerçi Milan kulübü başkanına da yakışmaz ama siyasetçi kimliği için tam bir felakettir bu konuşma.
Bırakın başkanı, başbakanı; takım arkadaşı veya takımın diyetisyeni sarf etse bu cümleleri, yine tuhaftır.
Bize ne Kristen Pazik Shevcenko'nun cadılığından.
Tuhaf adam şu Berlusconi yani.
Tayip Bey'in dostu olmasa söyleyecek çok şey var ama; hadi...

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Kantarın topuzu kaçtı!
Son adam Yasin!
'Konuşanı istifasını vermiş sayacağım'
Eskilere veto
Tita'ya çifte standart
Beşiktaşlılar ayaklandı!
Moto GP gidiyor Superbike geliyor
Penaltı avcısı
Klonlu hafta!
Haber turu...
Eller ve Lugano: Dünya Şampiyonları
Runje'den öğrendiğimiz
FIFA futbol bayramı
Ben de yaptım
Erdal da Keserse
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Eller ve Lugano: Dünya Şampiyonları
Geçen yıl Dünya Kulüper Şampiyonası Kupası'nı...
Ercan GÜVEN
Runje'den öğrendiğimiz
Kaleci futbolcu mudur?.. Bence hayır... "Ayak...
Uğur MELEKE
FIFA futbol bayramı
FIFA başkanlık seçimi yaklaştıkça, adaylar Bl...
Metin TOKAT
Ben de yaptım
Evet, ben de hakemliğim döneminde yönettiğim ...
Nilay YILMAZ
Erdal da Keserse
Estetik kaygısız sanatsal ligde devre arası t...


© 2006 Milliyet