Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
FIFA futbol bayramı

Sepp Blatter, futbolda yaz tatilinin kısalması önerisini attı ortaya. Blatter haklı mı tartışılır, ama kesin olan bir şey var ki, futbol takvimiyle oynanması gerekiyor... Oynayan, izleyen, yazan çizen herkesi çok yormaya başladı bu tempo. Bize bir bayram gerek

FIFA başkanlık seçimi yaklaştıkça, adaylar Blatter ve Platini, futbolun geleceğiyle ilgili görüşlerini ortaya koyuyorlar yavaş yavaş... Platini, futbola yardımcı hakem takviyesi ve Şampiyonlar Ligi'nde daha fazla şampiyon takım olması üzerinde duruyor. Blatter ise genel olarak zenginlerin futboldaki ağırlığından, Chelsea tarzı saldırgan transfer politikasından ve G-14 oluşumundan rahatsız, bir de futbol takvimi üzerinde çalışıyor anlaşılan. Dört dönemdir yani 16 yıldır görevi sürdüren 77 yaşındaki İsviçreli, futbolda yaz tatilinin kısalıp, kış tatilinin uzaması gerektiğini ifade etmiş geçenlerde...
Bana kalırsa, her ne yapılacaksa yapılsın, kilit nokta "işbirliği ve ortaklık içinde yapılması"... Futbol, ezan misali, dünyanın bir yerinde bittiği anda, vakit kaybetmeden başka bir noktada başlar oldu. Lig takvimleri birbirine uymuyor, İspanya'da normal sezon oynanırken Barcelona kıtalar arası kupa mücadelesine geliyor. Akşam UEFA'yı, gece Copa Libertadores'i takip ediyoruz. Meksika Milli Takımı Konfederasyon Kupası oynarken, Copa Libertadores yarı finalindeki Guadalajara'ya 7 oyuncusunu gönderiyor! İskoçya'da 12, Yunanistan'da 16, İngiltere veya İspanya'da 20 takımlı lig yapılıyor. Ortaya da, karmaşık, başı sonu belirsiz ve durmaksızın devam eden bir futbol takvimi çıkıyor.
Danimarka'nın Avrupa'daki temsilcilerinden Odense 36, Kopenhag 33 maç yapmış bir yarım sezonda... Rumenler Steaua ve Rapid'le, Grasshoppers da 32... 4 ay gibi bir sürede bu sayıda maç yapmak demek, 4 günde 1 müsabaka demek neredeyse... Bu rakamlara milli maçları da eklerseniz, çılgınca bir tempo çıkıyor ortaya. Buna ne fiziksel, ne mental, normal bir sporcunun dayanması mümkün değil.
Üstelik de UEFA ve Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden 72 takımı incelediğimizde, bu dönemde 30'un üstünde maç yapan 11 ekipten sadece 2'sinin gruptan çıkabildiği görülüyor.
Aynı dönemde 25'in altında maç yapan 20 takımdansa 12'si başarmış turu geçmeyi. Rakamlar da, çok yoğun programın maliyetinin artıp, faydasının azaldığını gösterir nitelikte.
Çare, liglerdeki takım sayılarını azaltarak eşitleyip, takvimin ortak yapılması gibi gözüküyor. Yerel kupalardaki maç sayıları da azalacak zaten, takım sayılarının azalmasıyla. Yoksa bu takvim, ortada bırakın yıldız oyuncuyu, sağlam oyuncu bırakmayacak bu gidişle...
Not: Ligi sona eren Rusya ekipleri değerlendirmeye katılmadı. Yazıyla ilgili öneriyi getiren Nils Filmer'e teşekkürler.

İLK DEVRE MAÇ PROGRAMI
Takım (Ülke)LigYerel kupaLig KupasıSüper KupaŞam.LigiUEFAIntertotoEkstraToplamDurumu
Odense (DAN)182000844(Royal Lig)36Elendi
Kopenhag (DAN)1820010003(Royal Lig)33Elendi
Steaua (ROM)192011000032UEFA'ya geçti
Grasshoppers (İSV)18200084032Elendi
R.Bükreş (ROM)192010100032Elendi
D.Kiev (UKR)164011000031Elendi
D.Bükreş (ROM)192000100031Devam
Auxerre (FRA)18020082030Elendi
Basel (İSV)182000100030Elendi
Newcastle (İNG)18020082030Devam
A.Wien (AVU)21100260030Elendi
G.Saray (TÜR)17301800029Elendi
Fenerbahçe (TÜR)17200460029Devam
Shakhtar (UKR)16401800029UEFA'ya geçti
Liverpool (İNG)18021800029Devam
Levski (BUL)162011000029Elendi
Arsenal (İNG)18020800028Devam
Lille (FRA)18020800028Devam
Wisla (POL)15230080028Elendi
Hamburg (ALM)17120800028Elendi
Ajax (HOL)17201260028Devam
M.Boleslav (ÇEK)17100460028Elendi
Chelsea (İNG)18021600027Devam
Bayern M. (ALM)17220600027Devam
Barcelona (İSP)142026003(1 ASK, 2DKK)27Devam
Celtic (İSK)19020600027Devam
Rangers (İSK)19020060027Devam
PSG (FRA)18021060027Devam
W.Bremen (ALM)17120600026UEFA'ya geçti
Milan (İTA)16200800026Devam
Lyon (FRA)18011600026Devam
Partizan (SIR)16200080026Elendi
Tottenham (İNG)18020060026Devam
Beşiktaş (TÜR)17201060026Elendi
Leverkusen (ALM)17210060026Devam
Brugge (BEL)17100080026Elendi
Lens (FRA)18020060026Devam
S.Liberec (ÇEK)17100260026Elendi
M.United (İNG)18020600026Devam
Nancy (FRA)18020060026Devam
PSV (HOL)17201600026Devam
Inter (İTA)16201600025Devam
Feyenoord (HOL)17200060025Devam
Espanyol (İSP)15202060025Devam
Bordeaux (FRA)18010600025UEFA'ya geçti
Eintracht (ALM)17200060025Elendi
AZ Alkmaar (HOL)17200060025Devam
Valencia (İSP)15200800025Devam
Osasuna (İSP)15200260025Devam
Roma (İTA)16201600025Devam
AEK (YUN)15100800024UEFA'ya geçti
Anderlecht (BEL)17100600024Elendi
Livorno (İTA)16200060024Devam
Sevilla (İSP)152000601(Avr.S.K.)24Devam
Parma (İTA)16200060024Devam
Heerenveen (HOL)17100060024Elendi
Blackburn (İNG)17010060024Devam
Z.Waregem (BEL)17100060024Devam
S.Prag (ÇEK)17100060024Elendi
Palermo (İTA)16200060024Elendi
C.Vigo (İSP)15200060023Devam
R.Madrid (İSP)15200600023Devam
Olympiakos (YUN)15100600022Elendi
Panathinaikos (YUN)15100060022Devam
Benfica (POR)13000800021UEFA'ya geçti
Maccabi (İSR)12100260021Devam
Porto (POR)13001600020Devam
Braga (POR)14000060020Devam
Hapoel (İSR)12000080020Devam
Sporting (POR)14000600020Elendi


"Okur"dan

Bahadır Tonaroğlu'ndan gelmiş aşağıdaki e-posta... Çok hoşuma gitti ve noktasına virgülüne dokunmadan, yorumsuz aktarmak istedim sizlere...
***
1954 yılında İsviçre'de yapılacaktı o büyük organizasyon... Dünya Kupası'na katılma hayalleri ile yaşayan Türkiye'nin karşısında tek bir engel vardı ve eleme usulü ile oynanacak maçlarda İspanya'yı geçtiği takdirde bir hayal gerçek olacaktı. İlk maçı 4-1 kaybetmişti A milliler, ama henüz umutlarını değil. İkinci maçta İnönü Stadı'nda Lefter'li Basri'li Turgay'lı Suat'lı kadrosu ile İspanya'yı 1-0 yeniyorduk. O zamanlardaki FIFA statüsüne göre tarafsız sahada bir maç daha oynanacak ve kazanan Dünya Kupası'na gidecekti. FIFA ne genel averaja bakıyor ne dış sahada atılan gole, ne de uzatmalara gitmesine izin veriyordu maçın, ille de galibiyet sayısı fazla olmalıydı Dünya Kupası'na gitmek için. İki takım İstanbul'daki maçtan 3 gün sonra bu sefer Roma Olimpiyat Stadı'na çıktılar. Türkiye henüz 11. dakikada yenik duruma düştüğü maçta Burhan'ın golleri ile 2-1 öne geçiyordu. Tam artık kupadayız derken 78. dakikada yediğimiz golle maç 2-2 berabere sonuçlandı. Bir maç daha mı yapılacaktı? Hayır... Bu kez Dünya Kupası'na gidecek ekip bir kura atışı ile belirlenecekti. Kura çekimi için tarafsız biri bulunmalıydı ve tribünlerden Franco isimli bir İtalyan çocuk kura çekimi için seçildi...Ve sonuç... Türkiye'nin hayali gerçek oldu ve Türkler tarihinde ilk kez kupaya katılma hakkı elde etti.
1954 yılından 52 yıl sonra yapılan Dünya Kupası'na katılmak için de Türkiye'nin önünde eleme usulü ile oynayacağı bir maç vardı. Hedef 2006 Almanya, rakip İsviçre. İlk maçı kötü bir oyun ve kötü bir skorla 2-0 kaybetmişti Milli Takımımız. İkinci maç yine İstanbul'da, sonuç 4-2... FIFA statüsüne göre, galibiyet sayıları eşit, atılan ve yenilen goller eşit olmasına rağmen; deplasmanda daha fazla gol atan İsviçre, Almanya'nın yolunu tutuyordu.
İki maç iki farklı statü... Aradan geçen 52 yıl.. İspanya maçı şimdiki statüye göre oynansa Milli Takımımız 2002'ye kadar hiçbir dünya kupasına katılamayan takımlar arasında yer alacak. İsviçre maçı 52 yıl önceki statüye göre oynansa tarafsız sahada üçüncü bir maç yapılacak ve büyük bir ihtimalle İsviçre'den daha iyi bir takım olan Milli Takımımız maçı kazanarak Almanya'daki Dünya Kupası'na gitme hakkı elde edecek.
Statüler değişiyor, dünya değişiyor. Çok değil 25 yıl önce babamın görevi nedeni ile Artvin'de yaşarken, sabahları babam eve gazete getirirdi. Gelen bu gazetedeki tarih hep bir gün öncenin tarihi olurdu. O zamanki şartlarda şimdiki gibi gazeteler farklı yerlerde basılmıyor ve dolayısı ile dağıtımda Türkiye'nin her yerine bu kadar hızlı ulaşamıyordu. İki gün önce radyodan dinleyebildiğimiz maçın yorum ve yıldız tablosunu ancak iki gün sonra okuyabiliyorduk gazeteden. Şimdi ise gazeteler artık internette, sadece Türkiye'de değil tüm dünyada, hazırlanır hazırlanmaz tüm okuyuculara sunuluyor. Gece saat 03:00'te uyanıksanız gazete daha basılmadan herkesten önce okuyabilirsiniz. Hatta sevdiğiniz yazarların ödüllü yarışmalarına katılıp farklı bir kıtada olmanızın getirdiği avantajla sorulan sorulara en hızlı siz cevap verebilirsiniz.
25 yıl önce Uğur Meleke böyle bir soru sorsa, acaba "Soruma en hızlı mektup yazan ilk 5 kişiye küçük bir ödül vereceğim" mi derdi yoksa "Kazananları mektuplarınız arasında kura çekerek belirleyeceğim" mi?
Sevgilerimle.
Bahadır TONAROĞLU

umeleke@milliyet.com.tr




SPOR
Kantarın topuzu kaçtı!
Son adam Yasin!
'Konuşanı istifasını vermiş sayacağım'
Eskilere veto
Tita'ya çifte standart
Beşiktaşlılar ayaklandı!
Moto GP gidiyor Superbike geliyor
Penaltı avcısı
Klonlu hafta!
Haber turu...
Eller ve Lugano: Dünya Şampiyonları
Runje'den öğrendiğimiz
FIFA futbol bayramı
Ben de yaptım
Erdal da Keserse
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Eller ve Lugano: Dünya Şampiyonları
Geçen yıl Dünya Kulüper Şampiyonası Kupası'nı...
Ercan GÜVEN
Runje'den öğrendiğimiz
Kaleci futbolcu mudur?.. Bence hayır... "Ayak...
Uğur MELEKE
FIFA futbol bayramı
FIFA başkanlık seçimi yaklaştıkça, adaylar Bl...
Metin TOKAT
Ben de yaptım
Evet, ben de hakemliğim döneminde yönettiğim ...
Nilay YILMAZ
Erdal da Keserse
Estetik kaygısız sanatsal ligde devre arası t...


© 2006 Milliyet