Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Oy sandığı her şeyi halletmiyor


Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas, Gazze'de son günlerde iç savaş noktasına gelen El Fetih-Hamas çatışmalarının önlenmesi için bir an önce erken seçime gidilmesini istiyor.
Geçen ocak ayında parlamento seçimlerinde çoğunluğu kazanan, fakat bir türlü iktidar olamayan Hamas ise bunu reddediyor ve Abbas'ın girişimini bir darbe olarak nitelendiriyor...
Cumhurbaşkanı Abbas, erken seçimi, süren siyasi krizden ve kanlı çatışmalardan kurtulmanın tek yolu olarak görüyor. Oysa Hamas ve Başbakan İsmail Haniye, kendi hükümetini ve de bugünkü parlamentoyu halkın meşru temsilcileri sayıyor ve cumhurbaşkanının anayasal düzeni değiştirmeye yetkili olmadığını öne sürüyor.
Her ne kadar önceki gece çatışan taraflar, ateşkes üzerinde mutabık kaldılarsa da, bunun ne kadar süreceği belli değil. (Dün cereyan eden çatışmalar kötü bir işaret)... Erken seçim konusundaki uyuşmazlık, şimdi iç çatışmaların nedenlerine bir yenisini ekliyor...

Ambargo neye yaradı?
Bu duruma nasıl gelindiğini hatırlayalım:
Filistin topraklarında geçen ocak ayında yapılan parlamento seçimlerini Hamas'ın kazanması büyük sürpriz -bazı çevreler için de şok- olmuştu.
Normal şartlarda demokratik seçim sonucunun yönetime yansıması, yani Hamas'ın iktidara gelmesi gerekirdi. Ne var ki, gerek El Fetih'in buna karşı direnmesi, gerekse İsrail'in ve Batı'nın hükümeti kuran Hamas'ı siyasi ve ekonomik tecrit yoluyla yıpratması, ülkede ekonomik çöküntünün yanı sıra, siyasi boşluk ve gerginlikler yarattı.
Cumhurbaşkanı olarak Mahmud Abbas'ın siyasi dengeleri sağlama ve hele bir milli birlik hükümeti kurma yönündeki çabaları boşa gitti. Bunda da Hamas'ın İsrail'i tanımama, dünyaya meydan okuma ve El Fetih'le uzlaşmama konusundaki duruşunun büyük payı var.
Hamas ile El Fetih arasındaki hesaplaşmada derin ideolojik anlaşmazlıklar kadar, iktidar mücadelesi, hatta kişisel sürtüşmeler de rol oynuyor. Ne var ki, karşılıklı inatlaşmanın ve çatışmaların ağır faturası hep mağdur Filistin halkına çıkıyor. Tıpkı bir yıldır uygulanan ekonomik ambargo gibi...
Bu ambargo neye yaradı? Hamas yönetiminin tavır değiştirmesine mi? Yoksa daha çok fakirleşen halkın radikalleşmesine, sonuçta toplumun kutuplaşmasına ve dolayısıyla bölgenin daha da istikrarsızlaşmasına mı?

Tekrar kazanırlarsa?
El Fetih yöneticileri şimdi erken seçime bir cankurtaran simidi gibi sarılıyorlar. Üç ay sonra yapılması düşünülen yeni parlamento ve başkanlık seçimlerinin, bir yıl öncekinden ne kadar farklı bir sonuç vereceğini tahmin etmek zor. Bazı nabız yoklamaları Hamas'ın gerilediğini gösteriyor. Ama Filistin'de daha önce yapılan anketlerin ne kadar yanıltıcı olduğu, geçen ocakta görülmüştü.
Bir an için erken seçimlerin kazasız belasız yapılacağını varsayalım. Sonuç gene Hamas'ın lehinde olursa, ne değişecek? Filistin'de siyasi istikrar kurulabilecek mi? Bu kez abluka sona erecek mi?
Bu durum, demokrasiyi savunan Batı'yı da bir açmaz karşısında bırakıyor. İngiltere Başbakanı Tony Blair dün Ramallah'taki basın toplantısında Ortadoğu'da mücadelenin "aşırı ve ılımlı güçler" arasında cereyan ettiğini söyledi. O da -Başkan Bush'un daha önce belirttiği gibi- barış ve istikrar için ılımlı güçlerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Peki, "aşırı güçler" demokratik yoldan yönetime gelirse ne olacak? Şu bir gerçek ki, sandıktan her zaman "ılımlı güçler" çıkmıyor. Buna karşılık sandıktan çıkan her "ılımlı" güç de gerçekten demokratik olmuyor!..

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Büyük tarihçiye saygı
BÜYÜK tarihçi Stanford Shaw'u kaybettik. Bütü...
Melih AŞIK
AB ile yolculuk
Konya'da tesettürlü iki kadın doktor testisle...
Fikret BİLA
Baykal: TÜSİAD önce seçim istemeli
CHP, Nisan 2007'de genel seçim, Mayıs 2007'de...
Hasan CEMAL
Tezgâh ve oyun!
Siyasetçilerin bir söyledikleri vardır, bir d...
Güneri CIVAOĞLU
Dubai notları
Dubai Şeyhi Maktum, plakasında "1" yazan beya...
Can Dündar
Alevilerle sohbet
Hafta sonu Strasbourg'da Alevilerle buluştuk....
Abbas GÜÇLÜ
Dava ehliyeti olmayan TÜBİTAK
TÜBİTAK yönetiminin yasal yollardan atanmadığ...
Hurşit GÜNEŞ
İstanbul'un trafik sorunu nasıl çözülecek?
İstanbul dünyanın en büyük metropollerinden. ...
Sami KOHEN
Oy sandığı her şeyi halletmiyor
Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas, Gazze'de...
Metin MÜNİR
Hangi bacak?
Başbakanların cumhurbaşkanı olma merakının bi...
Derya SAZAK
Kuraklık
Küresel ısınmanın sonuçlarını bu yıl daha faz...
Meral TAMER
Bir belediye başkanı arıyorum
Evet, bugünden itibaren bisikleti kendi bölge...
Güngör URAS
Fındık, günün konusuydu, çabuk unutuldu
Bizde bazı konular günün konusu haline geliyo...
Serpil YILMAZ
Ahmet Özal'ın Kanal 6'sı Estee Lauder ile görüşüyor
Türkiye'nin ilk özel radyo ve TV kurucusu ve ...
M. Ali BİRAND
Çocuk pornosu ayıbından kurtulmalıyız
İlk duyduğumda inanamamıştım.

© 2006 Milliyet