Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Suya nasıl ulaşırız?

Bence / Fatih Tanfer

Bucaspor'un Fortis Türkiye Kupası'nda oynayacaÇı GençlerbirliÇi maçı başlamak üzere iken, protokol trübününde oturan futbola gönül vermiş bir arkadaşımdan ileti geldi. Lütfen söyle "Böylesine önemli bir takım İzmir'e geliyor. Bucaspor Kupada Sakaryaspor ve Çaykur Rize'yi yenmiş. Bugün galip gelse şansı sürecek. Böyle kritik bir maça bu seyirci yeterli mi? Bu sadece Bucaspor'u ilgilendirmiyor aslında. İzmir'de futbola gönül vermiş herkesin burada yerini alması gerekmiyor mu" dedi. Hemen ilave etti: "İzmirliler hiç dert yanmasın. Aidiyet duygusu yoksa, hala takım bazında düşünülüyorsa söyleyecek bir şey yok."
Bu sözleri tamamlarken, hakem başlama vuruşunu vermişti.

Tek suçlu seyirci mi?
Dakikalar ilerledikçe ortaya öyle yavan futbol çıktı ki, arkadaşımın söylediklerini hem kendimde buldum, hem de basın tribünündeki arkadaşlarımla paylaştım. Söylenenlerde bir çok doÇru vardı.
Geçen haftaki yazımda belirttiÇim gibi tek suçlu seyirci miydi?
Yıllar öncesine, çocukluÇuma döndüm. Altınordu'nun Eskişehirspor ile oynadıÇı bir karşılaşmayı hatırladım. Alsancak Stadı'nın balkon tribününde zor yer bulmuştum. Altay, İzmirspor, Göztepe ve Karşıyaka'nın tıklım tıklım tribünlere oynadıÇı bir çok maçı düşündüm. Yıllar geçti, nüfus arttı, seyirci sayısı ortalama 15 binlerden, 2 binlere düştü. Asıl tesbit edilmesi gereken nokta budur. Futbola yön verenlerin bunu araştırması gerekir.

İyi yöneticiler bulmak
Psikolog Mark Brown'un bir yaklaşımı, kendi yaşantıma da yön veren bir düşüncedir. Toplumların temelden dönüşümüne neden olan bir sorudan bahseder. Göçebe toplumlar "suya nasıl ulaşırız" sorusuna dayanıyordu. Brown'a göre "Suyu nasıl kendimize ulaştırabiliriz" diye sormaya başladılar ve sonuçta istikrarlı toplumlar haline geldiler.
Önce İzmir'de futbolun sorunları nelerdir? Problemin altında neler yatıyor? Bu soruların cevaplarını bulmak gerekir. Aslında İzmir'deki yetenekli kişilerin sayısı az deÇil. Bu kişiler futbolun ve ülkenin daha bir çok sorununun çözümünde başrol oyuncularıdır. Her gün iyiye gideceÇine, tersine yol alan futbolun çıkış yolu yönetimlerin elindedir. Ancak onların büyük bölümü de maalesef, bıkkınlık, yılgınlık içindeler. Statların önünden bile geçmek istemeyenler var. Çıkış noktasında ilk iş olarak onlara sevgi ile yaklaşıp kulüplerimize kazandırmalıyız. Yani ilk adım iyi yöneticiler bulmak.
Henry Truman, "Cehennemi sunmam, sadece gerçeÇi anlatırım. Onlar bunun cehennem olduÇunu düşünür" demiş. Ben de İzmir futbolundaki gerçeÇi anlattım. DeÇerlendirmeyi kamuoyu yapsın.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Tellak ile mülakat
Tarihi binaya sahip çıkan kimse yok mu?
İnsanoÇlunun buluşma noktası İzmir
Suya nasıl ulaşırız?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet