Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yazık değil mi?


Bağcılar Adliyesi'nde dün sabah vakti. İkinci Asliye Ceza'da yazarlar sıraya girmiş, yargılanmayı bekliyor.
Ahmet Altan.
İpek Çalışlar.
Abdurrahman Dilipak.
"Sayın Yargıç" diye savunmasına başlıyor Ahmet Altan, "Bu davayı açan savcı hakkında bir soruşturma başlatacak hukuki bir otoritenin olmasını isterdim. O zaman bu ülkede hukuku ciddiye alan bir adım atılmış olurdu. Çünkü bu dava hukuka da, akla da, vicdana da aykırı."
Niye sanık Ahmet Altan?
Adana'da dokuz yaşındaki bir erkek çocuğun ırzına geçildiği iddia ediliyor. Sanık grubunun büyük çoğunluğu devlet memuru... Adana Adli Tıp, ırza geçme yok diye rapor veriyor. İstanbul Adli Tıp tam tersini söylüyor.
"Sayın Yargıç" diye devam ediyor Ahmet Altan, "Ben sadece iki Adli Tıp Kurumu'nun, dokuz yaşındaki bir çocuğun ırzına geçilmesi gibi korkunç bir iddia karşısında nasıl birbirine zıt raporlar verebildiğini soruyorum. Asıl yargılanması gerekenler, o çocukla ilgili yanlış rapor verenler..."
Şu sözler de Altan'ın:
"Bakın bu ülkede hepimizi utandıracak boyutlarda bir çocuk pornosu rezaleti var. Küçücük çocuklar rezilce arzulara alet ediliyor. Bu çocukları yargı koruyamayacaksa kim koruyacak?"
İçim acıyor.
Cevahir Alışveriş Merkezi'nde güvenlikçilerden uzun sopayla dayak yiyen kız çocuğunun O çaresiz görüntüleri de gözümün önüne geliyor.
Allah kahretsin!
Başka ne diyebilirim ki?..
"Hukuk çocukları korumak için var, çocukları korumaya çalışanları yargılamak için değil" diyen Ahmet Altan savunmasında soruyor:
"Ben niye sanık sandalyesinde oturuyorum?"
Avukat Gülçin Çaylıgil.
Göz göze geliyoruz.
Bakışları yine sıcacık. Yarım yüzyıldır demokrasinin, insan haklarının, düşünceyi açıklama özgürlüğünün yanında dimdik duruyor. Üç kuşaktır da Altan ailesini mahkemelerde savunmaya devam ediyor. Çetin Altan'ı, oğlu Ahmet Altan'ı ve torunu Sanem'i...
Söz alıyor Gülçin Hanım.
İnce ayrımlara özen gösteren ölçülü Türkçesiyle, sağlam hukuk mantığıyla, her zamanki gibi sükûnet içinde ve sözcük israfı yapmadan bitiriyor savunmasını.
Ahmet Altan'a beraat...
İyi, güzel.
Peki o zaman ne diye açılmış ki bu dava?.. Aynı soru, İpek Çalışlar sanık sandalyesine otururken aklıma takılıyor. Latife Hanım kitabı satış rekorları kırıyor İpek'in.
Yanımda Oral Çalışlar.
12 Mart'lı yıllar gözümün önünden bir film şeridi gibi bir anda geçip gidiyor. Çalışlar çiftinin hapishanelerde yaşadıkları aklıma geliyor.
İpek Çalışlar, her zamanki sakin haliyle, kitabında Atatürk'ün hatırasına hakaret etmek gibi bir kastı, bir niyeti olmadığını söylüyor. Gülçin Çaylıgil'le Fikret İlkiz onun da avukatları...
İpek Çalışlar'a da beraat!
Peki, neden bu dava?..
Sıra, Abdurrahman Dilipak'a geliyor, 28 Şubat'la ilgili bir yazısından dolayı. Onun duruşması öğleden sonraya kalıyor.
Hep aynı soru:
Ne zaman kurtulacağız 'düşünce özgürlüğü' davalarından?..
Doğru, yasalar değişiyor.
Ama ya kafalar?
Çok güç değişiyor.
Haberiniz var mı, Yağmur Atsız bir yazısında Cumhurbaşkanı Sezer'i eleştirdiği için 11 ay 20 gün hapse mahkûm edildi. Cezası 7 bin YTL para cezasına çevrildi.
Öte yandan, Ceza Yasası'nın 220/8'i özellikle Diyarbakır'da ses getirmeye başlamış durumda. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Demirtaş 2 yıl 6 ay hapse mahkûm edildi bu maddeden.
Avukat Meral Danış Beştaş'tan şöyle bir not aldım:
"Kamuoyunda hiç tartışılmayan bu madde, tümüyle düşünce ve ifade özgürlüğüne müdahaleyi içeren bir düzenleme. Biz 301'e gösterilen ilginin olumlu olduğunu düşünerek, 220/8'in de aynı kapsamda değerlendirilmesini istiyoruz."
Aynı maddeden bir üniversite öğrencisine de Ankara'da dava açılmış durumda.
Bir televizyon programında ANAP lideri Erkan Mumcu'ya, "Ben Kürdüm; PKK bir neden değil bir sonuçtur" diyerek soru soran M. Emir Demir hakkında 220/8'den kaç yıl mı hapis cezası isteniyor?
Tam 4.5 yıl!(*)
Bu arada Milliyet'in Ankara bürosundan Namık Durukan da bir haberinden dolayı "Osman Öcalan'ın propagandası"nı yaptığı gerekçesiyle Ağır Ceza'da yargılanmayı bekliyor.
İşte böyle.
—————————————
* Adnan Keskin'in 6 Aralık 06 tarihli Radikal'in 4. sayfasındaki haberi.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yükselen Anadolu
TÜM tarihimizin en büyük değişim ve dönüşümün...
Çetin ALTAN
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
"Milli çıkarlar", "devlet çıkarları" türünden...
Melih AŞIK
Taşocağı cinayeti
Maden arama bahanesiyle Ege ve Akdeniz'de orm...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin siyasi mücadele anlayışı
MHP lideri Devlet Bahçeli, dün düzenlediği ka...
Hasan CEMAL
Yazık değil mi?
Bağcılar Adliyesi'nde dün sabah vakti. İkinci...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya ve ötesi
Doğan Yayın Holding'in "Anadolu'daki Avrupa K...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi vakıf üniversitesi ne kadar üretken?
Önceki hafta, devletten fon alan vakıf üniver...
Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'ye yatırım moda mı oldu?
Tayland sermaye girişlerine engel getirdi. Ta...
Nail GÜRELİ
Trafik nasıl çözümlenir?
İstanbul'da tam 103 geçit açıldı, ama trafik ...
Sami KOHEN
Kıbrıs için yeni strateji...
DÜNKÜ "Financial Times" gazetesinin yayımladı...
Metin MÜNİR
Davul tozu müzesi
Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı...
Hasan PULUR
Emekli Korgeneral konuştukça biz hatırladık...
DÜNYANIN en büyük bilgisayarı insanın beyni.....
Meral TAMER
Kadıköy'e yeni bisiklet yolları
Kadıköy Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürl...
Ece TEMELKURAN
'Afyonlu' Sol
Eski CHP Milletvekili Ertuğrul Günay ve eski ...
Güngör URAS
Tayland, sıcak para girişini engelledi
Tayland'da hükümet önemli bir karar aldı. Ülk...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, muhalefeti memnun edecek mi?
Ankara'da heyecan yüksek, komplo teorileri ya...

© 2006 Milliyet