Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye'ye yatırım moda mı oldu?


Tayland sermaye girişlerine engel getirdi. Tabii sıcak olan sermayeye. Biz ise doğrudan yatırımlara güvenir olduk.
İki hafta önce iş için Londra'daydım. Piccadilly üzerinde solda Richoux pastanesine girip bir kahve içeyim dedim. Kafeye girer girmez soldaki masalardan birine oturdum. Masamın hemen yanında 30 yaşlarında iki gencin tartışmasına kulak misafiri oldum. Çok geçmedi, onlara 40 yaşlarında gayet şık ve yakışıklı bir İngiliz katıldı. İçimden herhalde bir banka sahibinin oğlu olsa gerek dedim. Dinlemeye başladım.
Epeyce bir süre en iyi raporların hangi kuruluş tarafından hazırlandığını anlattılar. Anlaşılan İngiliz beyefendi yükselen piyasaları izlemek istiyordu. Daha sonra Rusya, Brezilya gibi ülkelerin aşırı şiştiğini, Türkiye'nin ise hâlâ bakir olduğunu anlattılar. Fakat ilginçtir, sürekli bir İstanbul lafıdır gidiyordu. İngiliz beyefendi çok az konuştu. Birkaç soru sorduktan sonra çayını bitirdi ve kalktı.
İşte tam o sırada ben de doğrulup kartımı verdim. Özür dileyerek Türk olduğumu ve kulak misafiri olduğumu ifade ettimÖ Önce şaşırdı, sonra memnun olduğunu söyleyip gitti. Gençlere sordum. "Nasıl, Türkiye'ye yatırım yapmaya ikna ettiniz mi?" diye. Gençler de "Onun zaten İstanbul'da epeyce bir gayrimenkul yatırımı var" demez mi? Hayret ettim.

Neden moda oldu?
Anlaşılan, Türkiye giderek moda oluyor. Bunun nedenlerini doğru anlamak gerek. Neden yabancı sermaye arttı? Yahut nereye kadar artabilir? Nihayet bu gelen sermayenin ne yararı oldu? Üç konu da gayet önemli.
Türkiye, 2004 yılından bu yana artan bir biçimde doğrudan yabancı sermaye çekiyor. Fakat, asıl patlama 2005 yılında oldu. 2004 yılındaki doğrudan yabancı sermaye 3 milyar doları bulmazken, 2005 yılında birdenbire 10 milyar dolara ulaştı. Hatta bu yıl 17-18 milyar doları bulabilir. Ne oldu da Türkiye 2005'te revaçta oldu?
Kuşkusuz başta özelleştirme süreci var. İkincisi, büyük özel kuruluşlar (özellikle bankalar) yabancılara satıldı. Üçüncüsü de gayrimenkul alanında bir miktar para girişi gözleniyor.
Ancak, Halkbank ve THY'den sonra büyük özelleştirme uygulamaları kalmamış durumda. Yani, 2008'de artık bu kanaldan yabancı sermaye beklenmemeli. Olsa olsa, elektrik ve su dağıtım halklarının satılmasına geçilerek para çekilebilir.

Satılacak mal biter mi?
Gelelim özel kesime. Bankacılıkta ve sigortacılıkta pek bir şey kalmadı. Perakende de bir miktar yabancı girişi olası olsa da diğer kesimlerde akla bir şey gelmiyor. Mesela inşaat ve turizmde, yahut imalat sanayiinde. Gayrimenkul ise biraz farklı bir görünüm gösteriyor. Çünkü, Türkiye de hızlı bir demografik değişim gösteriyor ve yabancılar Türkiye'nin hâlâ ucuz olduğunu düşünüyor.
Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin arkasında çok çeşitli etmenler var. Ekonomik istikrar, siyasal güven ve hepsinden önemlisi AB süreci. Ancak, şimdi her üç etmenin de darbe yediği ortada. Bu durumda sermaye akımlarında yavaşlama başlayabilir. Üstelik 2008'de satacak varlık da azalınca bu daha da belirgin hale gelecektir.
Unutmayalım; şimdiye dek gelen sermayenin en önemli iki olumsuz özelliği gözleniyor. Yatırımlar ne ihracat ne de istihdam kapasitesini yaratmıyor. Bu durumda yabancı sermaye işadamlarının cebine para koymaktan ve cari açığı finanse etmekten başka bir işe yaramamış oluyor. Bu da arzu edilir bir şey değil.
Ancak, yanlış anlaşılmasın, Tayland bile sadece sıcak paraya giriş engeli koydu. Söylediğimiz, sadece doğrudan yabancı sermaye daha yararlı olabilir tezi.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yükselen Anadolu
TÜM tarihimizin en büyük değişim ve dönüşümün...
Çetin ALTAN
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
"Milli çıkarlar", "devlet çıkarları" türünden...
Melih AŞIK
Taşocağı cinayeti
Maden arama bahanesiyle Ege ve Akdeniz'de orm...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin siyasi mücadele anlayışı
MHP lideri Devlet Bahçeli, dün düzenlediği ka...
Hasan CEMAL
Yazık değil mi?
Bağcılar Adliyesi'nde dün sabah vakti. İkinci...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya ve ötesi
Doğan Yayın Holding'in "Anadolu'daki Avrupa K...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi vakıf üniversitesi ne kadar üretken?
Önceki hafta, devletten fon alan vakıf üniver...
Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'ye yatırım moda mı oldu?
Tayland sermaye girişlerine engel getirdi. Ta...
Nail GÜRELİ
Trafik nasıl çözümlenir?
İstanbul'da tam 103 geçit açıldı, ama trafik ...
Sami KOHEN
Kıbrıs için yeni strateji...
DÜNKÜ "Financial Times" gazetesinin yayımladı...
Metin MÜNİR
Davul tozu müzesi
Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı...
Hasan PULUR
Emekli Korgeneral konuştukça biz hatırladık...
DÜNYANIN en büyük bilgisayarı insanın beyni.....
Meral TAMER
Kadıköy'e yeni bisiklet yolları
Kadıköy Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürl...
Ece TEMELKURAN
'Afyonlu' Sol
Eski CHP Milletvekili Ertuğrul Günay ve eski ...
Güngör URAS
Tayland, sıcak para girişini engelledi
Tayland'da hükümet önemli bir karar aldı. Ülk...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, muhalefeti memnun edecek mi?
Ankara'da heyecan yüksek, komplo teorileri ya...

© 2006 Milliyet